Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Yoksulluğu Yönetmekle Övünenler, Bu Millet Açlığa Mahkûm !
Tarih: 11-07-2025 00:03:00 Güncelleme: 11-07-2025 00:03:00


 

Bir toplumda ne kadar çok yardımlaşma, dayanışma varsa o kadar çok huzur, barış ve kardeşlik olur…

 Bu hepimizin ortak vicdanıdır. 

Ancak bugün bu topraklarda, o vicdan köreltiliyor. 

Yardımlaşma, sistematik bir yoksulluğun üstünü örtmek için araçsallaştırılmış durumda.

Yoksulluk, artık sadece bireysel bir trajedi değil; ülkenin kaderine kazınan bir utançtır. 

Günden güne büyüyor, derinleşiyor, yakıyor. Ama iktidar ne yapıyor? Parası olanın, mülkü olanın, servetini artıran azınlığın yanında saf tutuyor. 

Halka ise, üç kuruşluk sosyal yardımı lütufmuş gibi sunuyor.

 Açlığı gideremeyen yardımlarla övünüyorlar! Yetmiyor, bu yardımları bir başarı göstergesi gibi anlatıyorlar.

İktidar dediğin, sosyal yardım alan insan sayısını azaltmakla övünür! 

Bu, yoksulluğun azaldığını gösterir. Ama siz, AKP, MHP ve onların koltuk değneği küçük ortakları; milyonlarca insanın yardıma muhtaç hale gelmesini başarı sayıyorsunuz! 

Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? 

Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır?

Bakın açık konuşalım:
Bir ülkede yardım alan sayısı artıyorsa, o ülke daha fakirleşiyordur.
Bir ülkede alım gücü düşüyorsa, orada sosyal devlet çöküyordur.


Bir ülkede zengin daha zengin olurken, yoksul daha yoksullaşıyorsa; orada adalet yerle yeksan olmuş demektir!

Gelecek nesillere teslim edeceğimiz Cumhuriyet’in bu şartlar altında dünya ile rekabet etmesi mümkün mü?

 Beslenme gibi en temel insani ihtiyaç bile karşılanamıyorsa; üstelik bu, bereket fışkıran Anadolu topraklarında oluyorsa; bu sadece bir kriz değil, açık bir tehdittir!

Ama mesele sadece karın doyurmakla bitmiyor. Eğitim, ruhsal gelişim, kişisel gelişim… 


Bunların hepsi, gelecek nesillerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için olmazsa olmazdır. 

Bu milletin çocukları, sadece midelerini değil; akıllarını, ruhlarını, umutlarını da doyurmak zorundadır.

Eğer gerçekten “ülkenin bekası”ndan söz ediyorsanız, önce çocuklarımızı doyuracaksınız! Onların geleceğini, hayallerini, ihtiyaçlarını karşılayacaksınız. 

Bunu yapabilmek için de akılcı, bütüncül, halktan yana politikalar şarttır. 

Lafla değil, icraatla!

Bu ülke artık karar vermelidir.


Komşumuzun, insanımızın, çocuklarımızın, gelecek nesillerimizin; insan onuruna yakışır, sürdürülebilir bir yaşam standardına kavuşması için gereken adımlar bir an önce atılmalıdır. 

Daha fazla kaybedecek vaktimiz kalmadı!

Ve son sözümüzvşu:
Mal biriktirip bu milletin açlığını izleyenler, sadece birer bekçidir. 5O mülkler onların değil; emanettir. Onlar da ölümlüdür.

 Sandınız ki bu böyle sürüp gider, sandınız ki bu halk unutur. Ama unutmuyoruz!

Gazze’de açlıkla, susuzlukla, bombayla imtihan edilen masumların kanında paranın kölesi olmuş o “biriktirenlerin” de payı vardır! 

Bu suçun ortağı olan biz, sustukça, unuttukça; küfür güçleniyor.

Ey Rabbim!

Biz sadece sana iman ettik.


Sadece senden yardım diliyoruz.

Azıtanlardan, sapıtanlardan, zalimlerden değiliz,  (;Fatiha Sûresi) bunlardan 
olmayacağız!

Susulmamalı...



Bu yazı 2850 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI