Bugün Dil Günü. Yeryüzünde var olan bütün dillerin günü kutlu olsun… Çünkü dil, bir milletin varlığının en açık ispatıdır. “Bir dil, bir insan” demektir. Dil yoksa hafıza yoktur; hafıza yoksa kimlik silinir.
Yüce Allah, Kuran’da dillerin ve renklerin farklılığını bir ayet olarak bildirir. Rum Suresi 22. ayette şöyle buyrulur:
“Göklerin ve yerin yaratılışı, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O'nun ayetlerindendir. Bilenler için bunda ayetler/deliller vardır.”
Bu ayet bize gösteriyor ki dillerin varlığı tesadüf değil, ilahi bir hikmettir. Her dil bir zenginliktir; her dil insanlığın ortak mirasıdır.
Kürtçe Kadim Bir Dildir
Kürt dili dün ortaya çıkmış bir dil değildir. Tarih boyunca var olmuş, yaşamış, konuşulmuş kadim bir dildir. Rivayetlere göre Hz. Peygamber döneminde yaşamış sahabelerden Caban el-Kürdi’nin varlığı da Kürtlerin ve Kürtçenin o dönemde bilindiğini göstermektedir. Bu yönüyle Kürtçe, köklü bir geçmişe sahiptir.
Kürt dili, diller arasında saygın ve güçlü bir yere sahiptir. Varlığını yüzyıllardır korumuş, nice badireler atlatmıştır. Yok olacağı iddia edilse de bugüne kadar varlığını sürdürmüştür. Çünkü kadim olan kolay yok olmaz. İlahi ayetlerde dillerin farklılığına vurgu yapılmışken, bir dilin tamamen silinmesi insanlık için de büyük bir kayıp olur.
Dil ve Karşılıklı Öğrenme
Bugün dünyada insanlar İngilizce öğrenmek için büyük çaba sarf ediyor. English dili ve küresel bir iletişim dili haline gelmiş durumda. Peki aynı anlayışı kendi coğrafyamızdaki dillere neden göstermeyelim?
Kürtler nasıl Türkçe öğreniyorsa, Türkler de Kürtçe öğrenmelidir. Bu bir üstünlük meselesi değil, karşılıklı saygı ve zenginlik meselesidir. Bir dili öğrenmek, o dili konuşan insanı anlamaya bir adım daha yaklaşmaktır.
Medreseler ve Kürtçenin Korunması
Tarih boyunca Kürt medreseleri Kürtçenin yaşatılmasında önemli rol oynamıştır. Bu medreseler sadece dini ilimlerin değil, aynı zamanda dilin ve kültürün de taşıyıcısı olmuştur. Eğer medreselerde Kürtçe eğitim dili olmaktan çıkarılırsa, dilin gelecek nesillere aktarılması zorlaşacaktır.
Bugün bazı medreselerin bu konuda zayıfladığı, Kürtçeyi eğitim dili olarak yeterince kullanmadığı yönünde eleştiriler vardır. Oysa geçmişte büyük âlimler eserleriyle bu dili yaşatmışlardır.
Melayê Cizîrî ve Ehmedê Xanî gibi büyük âlimler, Kürt dili ve edebiyatı için önemli eserler bırakmışlardır. Onlar sadece kendi dönemlerini değil, geleceği de düşünmüşlerdir. Bugün bu mirasa sahip çıkmak, dili yaşatmak anlamına gelir.
Sonuç
Dil Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlayalım: Her dil bir hazinedir. Kürtçe de bu hazinelerden biridir. Kürtlerin varlığının en güçlü ispatı dilleridir.
Diline, medresesine, âlimine sahip çıkan bir millet varlığını korur. Yeter ki sahip çıkılsın. Çünkü dil yaşarsa millet yaşar.