Bugun...


Muharrem Mermutlu

facebook-paylas
BAĞ EVİ
Tarih: 16-11-2022 00:01:00 Güncelleme: 16-11-2022 00:01:00


şehrimizin sembollerinden biride bağları ve siyah bazalt taştan yapılmış bağ evleriydi. 
Şuan Bağlar ilçesi olarak geçen ve birçok ilçe ve ilden büyük bir yerleşim yeridir. Bizim çocukluk yıllarımız da akrabalarımızın bağ evlerine piknik yapmak için giderdik. Ailemizle bu bağ evlerinde siyah üzüm ve dut kopararak tospağaları kovalayarak mutlu zaman geçirdik. 
Bağ evinin etrafı tatlı ve çeşit çeşit üzüm bağları dut ağaçları erik ağaçları ile dolu bahçede oynardık. 
Bağ evinin önünde tulumbalardan su çeker içerdik. Evlerin içi iki katlı olup serin ve dinlendirici bir özelliğe sahipti. Dışardan bakıldığında kare bir küp gibi tek yapı şeklinde siyah taşlardan müteşekkil güzel motiflerle süslenmiş evler olarak görünürdü. 
Dışardan içerinin gözükmeyeceği şekilde yüksek pencerelerin olduğu taş evlerdi. Bağa bakan bakıcı aileler kalırdı.
Yaz aylarında bağ sahibi ve misafirler orada yaşardı.
Odalar küçük ama huzur verici bir tondaydı. Tavanları ağaç  direklerle döşenmiş ortasında ampul asılmış ama duvarın yanında da gaz lambasının konulduğu bir tabla vardı. 
Bağ evinin  önü siyah taşlardan ( dişi taşkarda) döşenmiş,   günün en sıcak zamanında yerin su ile ıslatılması ile en küçük hava sirkülasyonunda klima esintisinden güzel serin bir esinti oluşurdu. 
Açık havada yapılan Diyarbakır yemekleri tüm ailenin katılımı ile neşe içinde yiyilirdi.   Sonrası da bağdan yeni koparılmış üzümler tulumbadan çıkarılmış serin suda bekletilip yenirdi. 
Dinlenmeler oyunlar çaylar ayranlar içilir gün dolu dolu geçerdi. İkindiden sonra yeni sıkılmış  üzüm suları içilir ve gün nihayetlenirdi ve  şehirdeki evlere dönülürdü.  
Bazen geceleyinde orada kalınırdı. Özellikle hafta sonları gecesi bir başka olurdu. Gökyüzü sanki yıldızlarla döşenmiş bir tablo gibi gözlerimizi ayıramayacağımız bir güzellik içindeydi. Gecenin karanlığı her yeri kuşatırken sessizlik tüm benliğimizi sarardı. 
Sadece böcek sesleri ve doğanın sessizlik sesi işitilirdi. Hayaller umut bahçesinde koşuştururdu. 
Gökyüzünün derinliği yüreklerimizde bir başka derinlik oluşturuldu. Sevgiye dair muhabbete dair merhamete dair aşka dair kardeşliğe dair güzellikler yüreğimizde canlanır ve geceyi dolu dolu yaşardık. 
Bu zeminde sabahın ilk ışıkları ile uyanan ahali mutlu muhabbetle güne başlardı.  
Mutluluk paylaşım muhabbet bağ evinin etrafında bir fidan gibi büyür ve misafirlere gölge olurdu. 
Şimdi o bağ evleri güzel taş evler ve üzüm bağları çok katlı binalara çevrilerek o güzellikleri bir enkaza çevirmişler.  Bizler ise o günlerin özlemi ve güzel hatıraları kalmıştır. 
Şimdilerde yerel yönetimler o güzellikleri yaşamak adına sembolik te olsa o bağ evlerini bir bölgede inşa ederek tekrardan o mutlulukları yaşatmak istiyorlar. 
Tüm bu çabaları değerli buluyoruz umarız ki orijinaline yakın o siyah bazalt taş evlerin yeniden Diyarbakır halkı ile tanıştırır bağ kültürümüzün hatırlatılmasını  sağlayarak yeni kuşakların bu havayı teneffüs etmesini diliyoruz.

 



Bu yazı 1330 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI