Bugun...


Muharrem Mermutlu

facebook-paylas
TÜRKİYE'DE SİYASET
Tarih: 29-11-2022 00:02:00 Güncelleme: 29-11-2022 00:02:00


Cumhuriyet 700 yıllık bir imparatorluğun bakiyesi olarak kuruluyor.

Yıkılan devletin (imparatorluğun) işgal altında iken işgalci anlayışın değerleri ile cumhuriyetin kurulması sağlanmıştır.

Laik seküler  kemalist devrimlerle halkımızın değerlerinden uzak batı yanlısı bir zeminde cumhuriyet şekillenmiştir.

Halkımıza giydirilen batı temelli elbise bu güne değin dar gelmiştir.

Özellikle cumhuriyet Halk partisinin öncülüğünde yapılan devrimler halkımızı kendisi ile çelişir hale getirmiş ve toplumda bu güne kadarki sorunların temelini oluşturmuştur.

İnanç sorunu  Kürt sorunu Alevi Sünni sorunu ekonomik sorunlar  adaletsizlikler egitim sorunu kısaca toplumdaki  temel hak ve hürriyetler ihlal edilerek cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar ki sorunların temeli cumhuriyetin kuruluşu ile başlamıştır.

Adaletten ve hakkaniyet ten uzak bu anlayış ithal yasalarla cumhuriyetin anayasasını oluşturdular.

Avrupa ülkelerinin anayasalarından karma ve bu ülkenin dokusuna uymayan anayasayı merkeze oturttular.

Bu anayasa batılı ülkelerin değerlerine göre hazırlanmış ve bizim ülkenin dokusuna değerlerine uymayan bir kapsamdaydı.

Batı anayasaları gerici bencil sömürgeci zulüme kapı aralayan bir mantıga sahiptir.

İşte bu mantıkta  batılılar gibi bir düşünce ve zihniyette olan büyük çoğunluğu ise yerli ve milli olmayan kökenleri yahudi Rum ve Ermeni olan bir avuç azınlık isimlerini değiştirip özlerini koruyan kişiler bu ülkenin sahibi gibi hareket ederek bu ülkenin evlatlarını devlet düşmanı görerek iktidarda hüküm sahibi olduklarını hatta dahada ileri giderek bu vatanın gerçek sahipleri olduklarını ve dışındakileri düşman görerek hareket ettiler.

Kurdukları parti ve hükümetlere bu anlayışın dışındakileri almayıp sürekli dışladılar.

Bu vatanın gerçek sahipleri olan halkımızı birtakım fikirlere katagorize ederek hep ötekileştirdiler.

Mesela bu ülkede uzun süre Kürtçe konuşmak yasaktı. Kur'an öğrenmek yasaktı camilerimiz medreselerimizi kapatmaktan öte ambar ve hayvan barınaklarına çevrildiği maalesef kayıtlarda dır. 

Örfümüze ve inancımıza uygun giyim kuşam yasaktı. İnancından dolayı örtünmek sakal bırakmak yasaktı. İmamhatipler yasaktı. Baş örtüsü yasaktı. Kısacası halkımızın tarihsel birikimi ve değerleri ile hareket etmesi yasaktı.

Kendi parası ve zenginliği ile yatırım yapıp üretim yapması yasaktı.

Hele hele stratejik yatırım yapmak mümkün değildi.

Bu anlayış sıkıştığı anda darbelerle yine halkı sindirmesi halen hafızalarımızdadır. Türkiye'nin en büyük problemi bu zihniyetin iktidar anlayışı ile halkın değerleri ile hareket eden anlayışının iktidar savaşıdır.

İşgalci anlayışa hizmet eden iktidara ilk itiraz şex Sait efendidir. Bu süreçte ülkenin değerlerini temsil eden ve çabalayan bir çok yiğit öncü faili meçhul bir şekilde infaz edilmiştir. Bir kısmıda istiklal mahkemelerinde yargısız infaz edilmiştir.

Bu sürece tahammül edemiyen  CHP içinden bir kısım siyasetçi Adnan Menderes liderliğinde artık "söz milletindir" anlayışı ile bu yapılan zulme  karşı çıkmıştır. Bedeli idam edilmek olmuştur. Sonrasında Özal bu gidişata itiraz etmiştir ve sonuç aynı olmuştur sonrasında Erbakan hoca bu sesin işiltilmesini sağlamıştır onunda akibeti darbe ve iktidardan düşürülmek olmuştur şu andada Tayyip bey bu anlayışla mücadele de rol oynamaktadır. Bu mücadele süreci çok çetin ve riskli olmuştur karşılığında ölüm kaçınılmaz bir hale dönmüştür.

Bu süreç İttihat ve Terakki anlayışı Osmanlıyı yıkma sürecinin lokomotif görevini görüp Cumhuriyet kurulduktan sonra CHP anlayışı bu misyonu sürdürmüştür.

Ülkenin siyasetini askeryesini ekonomisini basınını eğitimini yargısını dış siyasetini temsilini kısacası ülkenin tüm yönetim ve erkini İttihat ve Terakki anlayışının devamı olarak CHP kadrolarına teslim ettiler.

Şuan ülke siyaseti ve yönetimi sil baştan bu kadrolarla halka ve değerlerine sırtını dayamış kadroların egemenlik savaşı verilmektedir.

CHP şahsında bu ülkenin sahibi olduğunu iddia eden işgalci mandacı anlayış ne kaybedeceklerinin farkında olarak hoyrat bir siyaset anlayışı ile hareket etmektedirler.

Bundan önceki iktidarlar da (menderes Özal Erbakan ) hükümet olsalar bile devlet CHP anlayışının elindeydi ve bu hükümetlerin ömrü onların istedikleri kadardı.

Şuan durum önceki hükümetlere göre farklılık arz etmektedir. Bu süreç ya İttihat ve Terakki anlayışı hakim olacaktır yada halkımızın değerlerini dikkate alan irademi hakim olacaktır. Bu hakimiyet Savaşı'nın rövanşı çok sert ve kanlı olacaktır.

Bu süreçte iktidar halkın değerlerini dikkate alan siyasi anlayış hakim olursa mandacı ve batı çıkarlarına hizmet eden anlayış ve siyasi ayağı tasfiye edilecektir. Yok İttihat ve Terakki anlayışı ve onun takipcisi CHP iktidar olursa bu halktan 100 yıllık intikamı çok sert biçimde almaya çalışacaktır.

Her iki durumda da mazlum halkımız zorlu bir süreç yaşayacaktır.

Bu durumdan nasıl kurtulur bu millet öncelikle acilen bu ithal ve dokusu halkımıza uymayan anayasadan kurtulması gerekir. Bu anayasadan kurulduğumuz zaman bu anayasanın arkasına sığınan mandacı batı yanlısı taifadanda kurtulmuş olur bu millet. Akabinde bu halkın değerlerini önemseyen ve yerli bir anayasa yapmak gerekir. Bundan sonra yüzyıllık ithal anayasadan kaynaklı kayıplarımız yeniden elde edip adil hakkaniyetli bir oluşum ile bu halkı yönetmek gerekir.

O zaman yıllardır bize dayatılan sorunlar çözülecek ve dünya devletleri arasında adalet ve hakkaniyet in öncüsü olunulacaktır. Yeryüzü adalet ikliminde mazlum halkların hayat bulacağı bir kıvama gelecektir.



Bu yazı 1357 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI