Bugun...


Muharrem Mermutlu

facebook-paylas
İNSAN VE DAVA
Tarih: 20-12-2022 00:02:00 Güncelleme: 20-12-2022 00:02:00


Yaratılmışların en mükemmeli olan insandır.

Tüm yaratılmışlar insanın hizmetine amade kılınmıştır.

Lakin insan içinde bir imtihan süreci vardır.

Yaratıcı olan Allah insanı imtihan etmek için bir dizi emir ve yasaklar ile uyulması gereken kanunlar koymuştur.

Bu yasalara uyulduğu oranda saadet iklimi hakim olmuştur.

Kardeşlik adalet sevgi aşk muhabbet bu iklimde kök salıp filiz vermiştir.

Hayat bir başka anlamlı olmuştur.

İnsanoğlu Bundan uzaklaştıkça hayat zorlaşmış zülüm artmıştır.

İnsanın insana tahakkümü artmıştır.

Ben merkezcilik sömürü zulüm haksız kazanç sınıfsal farklılıklar baskı ötekikeştirme paylaşımda adaletsizlik bu iklimde hayat bulmuştur.

Allah insanı yaratması sonucu insanı en iyi tanıyandır.

Onun için koydugu yasalar insanın saadetini hedefler.

Bu yasalara uyulduğunda o toplumu saadet toplumu denir.

Tarih buna şahittir. Allah Resulü cahili bir toplumdan bu yasaları uygulayarak saadet toplumu inşa edebilmiştir.

Yine yaratıcının koyduğu yasalara uyulursa tekrardan bu saadet toplumunu inşa etmek mümkündür.

Neden bu iklimden kaçıp saadet toplumu üyeleri olamıyoruz sorusu cevap bulması gereken bir sonuçtur. 

Kişisel hırs ve taleplerimiz Veya nefsimizin hoşuna giden heva ve heveslarimizin peşinden koşmamız. İkincisi ise ahiret bilincini yitirmiş olmamız.

Yine Allah'ın koyduğu yasalar içinde yaptığımız her davranışın kayıt altına alındığı ve günü geldiğinde hesap sorularak  adli ilahide sonuçlanacağı gerçeğini unuttuk.

Dünya hayatı geçici olmasına rağmen  insana nefsine hoş gelip, ahiret ve hesap gününün unutulması.

Bu ahiret gerçeğini unutan insan kendi yanından kurallar uydurarak Allah'ın yasalarını yok saydı ve uydurulmuş bir din anlayışı hayat buldu.

Yanlışla doğru helal ile haram birbirine karıştı. Akıl, bilginin ve vahyin önüne geçti.

Vahyi en iyi anlayan resul uygulamada yok sayıldı.

Modernizim bir ahtapot gibi sarmaladı müslümanı.

Kapitalizm hayatımızın merkezine oturdu. İsmi müslüman olan yığınlar topluluğuna dönüşüldü.

Onlar gibi yemek onlar gibi içmek onlar gibi giyinmenin sonucunda onlar gibi hareket etme eğilimi ön aldı.

Dava inanış ve bu yolda canlarını feda eden bir çok yiğidin yürüyüşü yarı yolda kaldı. 

Nostalji olsun diye bazı oturumlarda sadece anılan birer hikaye oldu.

Davanın ekseni batı anlayışının istediği istikamete kaydı.

Bu bilindiği halde ses çıkarılmadı hatta sesini çıkaran ve dava hatırlatılmasın da bulunan direniş eksenli yola devam etmek isteyen bedel ödemiş kardeşlerine verdikleri sözün arkasında duran kişilikleri de yaftalayarak dışladılar.

Yalan hırs israf adamcılık maddiyat daha aranılan hal oldu.

Kısacası dava diye yola çıkılan yapıda ayaklar baş başlar ayak olunca hareketinde ekseni kaydı.

Direniş eksenli kişiliklere düşence tefekkür ve yürek sızısı kaldı.



Bu yazı 1225 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI