Bugun...


FESİH BOZAN

facebook-paylas
Hububat Hasadı ve Hesabı
Tarih: 24-06-2023 00:01:00 Güncelleme: 24-06-2023 00:01:00


Hasat dönemi olması nedeniyle geçen hafta hububat merkezi olan Mardin’in Kızıltepe ilçesine ve Batmana gittim. Sorunları yerinde tespit etmek için, Hububat ve Zahireci Dernekleri, esnaflar ve çiftçiler başta olmak üzere bir dizi ziyaretlerde bulundum.

Çiftçilerimizin temel sıkıntıları;

  1. TMO’nun ekmeklik buğday için açıkladığı 8,250 TL’ye satmak istediğini ancak TMO’dan randevu açamadığı için serbest piyasaya 6,500-7000 TL’ye satmak zorunda kaldığını gördük

Peki TMO niye yeteri kadar randevu veremiyor?  “depolanacak yerleri yokmuş bunun için alımı az yapıyorlarmış dolaysıyla randevuyu sınırlı veriliyormuş,” Aynı gün Kızıltepe’de bulunan TMO Genel Müdürü “Depo olarak tarlaları kazıp yeni depolama yerleri açacaklarını ve alımı artıracaklarını söylemiş”  Neden bu tedbiri 2-3 ay önce düşünemediniz? Devletin göreve zamanında tedbir almak, plan ve programlı çalışmak değil mi? Ürününü ucuz fiyata serbest piyasaya satmak zorunda kalan çiftçimizin zararını kim ödeyecek?

Bir de çiftçilerimiz, Lisanslı Depoculuk şeklinde çalışan firmaların çiftçiden ürünü ucuza alıp TMO’ya güncel fiyatla sattıklarını söylediler. Bu depolarının çoğunun un ve makarna fabrikalarının sahipleri olduğunu söyleyen çiftçiler, TMO kendilerine ucuz fiyatta buğday verecekleri beklentisi içinde oldukları için, buğdayı TMO’nun açıkladığı 8.250 TL’den değil, 6500-7000 TL’ye aldıklarını söylediler. Hatta geçen sene, TMO’nun 7500 TL’ye alıp, 4500 TL’ye “ucuz un” için sattığı buğdayların çoğunun satılmadığını ve depolarında durduğunu ve bugün TMO’ya 8.250 TL’ye sattıklarını iddia ettiler. Bu iddiaların ve Lisanslı Depoculuk yapan firmaların çalışma şeklini, yetkili kurumlar tarafından acilen denetlenmeli ve gereği yapılmalıdır.

Diğer bir iddia da Çiftçiler randevu alamadıkları için serbest piyasaya 6500-7000 TL’ye ürünlerini satmak zorunda kaldıkları ve bu alımı yapan sermaye sahipleri de TMO’da çalışan bazı memurların Kğ’da 100-200 TL karşılığı bu kişilere randevu açtıkları” söyleniyor. Bu iddialarında araştırılmalıdır.

  1. Elektrik Maliyetleri: Sulama olmadığı için çiftçilerimiz yüksek maliyetlerle kuyular açmakta ve elektrikle sulamayı yapmaktalar. Bu da çiftçiye ürünün girdisinde büyük maliyetlere ve Elektrik Kurumuyla ciddi sorunlar yaşamasına neden olmaktadır. Çiftçilerimizin yaklaşık yüzde 80’ni yüksek faturalardan dolayı elektrik borcunu ödeyemediği söyleniyor. Borçtan dolayı trafoların sökülmesi iddiaları bile var. Trafo sökülürse çiftçi tarlasını nasıl sulayacak? Tarımsal sulamada enerjinin ticari ürün olarak görünmemesi gerekir. Bunun için de devletin özel sektörden elektriği geri alması ve özelleştirmeden vazgeçmesi gerekir.
  2. Sulama ve GAP: Tarımda verimliğin artması ve ürün çeşitliliği için sulamanın ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Sulama için çiftçilerimiz büyük bedeller ödeyerek kuyu açmakta ve yüklü elektrik paraları ödemektedir.  Buna ihtiyacın kalmaması için GAP, bir an önce bitirilmelidir.

 

Devlet olarak Tarımda dışa bağımlılıktan kurtulmak için, iktidar bir an önce:

  • Tarımda planlı ve programlı üretime geçmelidir,
  • Çiftçi desteklenmelidir: Girdi maliyetlerinden dolayı zarar eden çiftçi, toprağa küser ve üretimi bırakır. Bu da gıda konusunda gelecekte ülkemiz için büyük sıkıntıya sebep olacaktır. Bundan dolayı “Kur Koruma” ve “Kamu Özel İşbirliği Projelerine” verilen destek gibi, çiftçimizin ürünlerine de ciddi destek verilmelidir.

Kıyasla ve gör:

2022 Kur Kurumaya yaklaşık 200 Milyar TL,

2023 Faize, 565.6 Milyar TL ve

2017-2025 Kamu Özel İşbirliği Projelerine toplam: 494 milyar 540 milyon TL ayıran iktidar;

Tarım için: 2022’de 42 Milyar TL, 2023 yılı için ise sadece 54 milyar TL bütçeden destek ayırmıştır.

Halbuki AKP'nin çıkardığı yasaya göre, en az yapılması gereken destek, Milli Gelirin %1'i olan 186 Milyardır. Bunu bile vermiyor. Böyle bir anlayışa sahip olan bir iktidarla Tarımda başarılı olmamız mümkün mü?

  • Hollanda gibi tarımda başarılı olan ülkelerin tarımsal alanındaki çalışma metodu örnek alınmalıdır.

Türkiye / Alanı 783.562 km², Nüfusu: 85 milyon 279 bin 553

Hollanda / Alanı 41.850 km² Nüfusu: 17 Milyon 407 bin 585

TARIMSAL  İHRACAT

 

2020

2021

2022

TOPLAM

TÜRKİYE

20.7

Milyar Dolar

22.9

Milyar Dolar

34.246 Milyon Dolar

77.846

Milyon Dolar

HOLLANDA

95,6

Milyar €

118

Milyar €

122.3

Milyar €

335.9

Miyar €

 

  • Çiftçinin kullandığı mazot vergiden muaf tutulmalı,
  • Devlet, çiftçinin ürününü alım garantisi vermeli,
  • Devlet her türlü riske karşı çiftçinin ürününü sigortalamalı,
  • Devlet, özelleştirilmiş elektrik kurumunun çiftçiler üzerindeki terörüne son vermeli ve Elektrik Kurumunu özelden geri almalıdır. Bugün çiftçilerimizin yaklaşık %80’ni yüksek faturaları ödeyemediği için özelleştirilmiş elektrik kurumlarına borçlu veya icralık duruma düşmüştür.

Yani çiftçi ürünü ile ilgili herhangi bir zarar etme kaygısı taşımamalı ki tarlasına sahip çıksın. Unutmayalım ki çiftçinin kazanması ve tarlasına sahip çıkması hepimiz için hayati bir meseledir.

Vesselam



Bu yazı 1791 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI