Bugun...


Sinan Şahabettin Altmışkara

facebook-paylas
Çin Efsanesi Ve İmtihan
Tarih: 02-03-2022 00:01:00 Güncelleme: 02-03-2022 00:01:00


Hak yolunda yapılan mücadelelerin başlangıç noktası temiz duygu ve düşüncelerle doludur. İçinde merhamet, empati, diğergamlık, toplum bilinci ve sorumluluğu olan yoğun duygu ve düşüncelerle başlar ilk eylemsellik. Tüm plan, proje ve davranışların temelinde, millet, halk, toplum veya ümmet için halisane duygularla ütopya sınırlarını zorlayacak hayallerle davranışlar belirlenir. Teorik olarak her şey yerli yerindedir. Vaktaki pratikte ete kemiğe büründüler, o vakit bakıyorsunuz okçular tepesi bir bir boşalmaya başlıyor. 

Kâh yobaz, Kâh gerici yaftasıyla öz yurtlarında garip ve parya yaşayan bir kesim var Türkiye de. Cumhuriyet kurulduktan sonra kendilerine yer arayan grupların başında, dinlerini özgürce yaşamak isteyen dindar bu kesim, kısıtlı imkânlarla, ciddi emeklerle ve temiz duygularla çok yol kat etti.

Hastalığın, zenginliğin, iktidar olmanın, fakirliğin, yalnızlığın imtihanını yaşamadan, nereye oturtacaktı yaradan sınav sonucunu insanoğlunun? Her haliyle denenmeden bir toplum veya birey, imtihanının sağlam notunu nasıl net edecekti ki? İmam belediye başkanı olmadan; esnaf iş adamı olmadan, memur yoldan çıkmadan, kadın erkekle sınanmadan; erkek kadınlarla ve parayla sınanmadan, mal-mülk el değiştirmeden nasıl sınanacaktı insanoğlu?

İnsanlar kişiliklerini, karakterlerini, renklerini ve saflarını iyice açık ettiler. PKK saflarına katılan eski İslamcısına da şahit olduk, Kemalist olan şeriatçısına de bu süreçte; dinden çıkan pan-islamistine de, parayı bulduğunda hamd etmeyi unutanı da.

Çin efsanesinde anlatılır; kasabanın delikanlısı, herkesin hakkı olan hazineyi ejderhanın elinden kurtarmak için mağaraya gider, -kendisinden önce yüzlerce delikanlı gitmiş ama dönememiştir- ejderhayı öldürür, tam hazineye dokunurken elleri, ayakları kıllanır, tırnakları uzar. Çünkü kendisi ejderha olmuş ve hazinenin koruyucusu olmuştur. Diye uzar Çin efsanesi. Hazine kurtarılmıştır sanılır elbet. Roller değişmiştir hâlbuki. 28 Şubatlar çoktan unutulmuş ve okçular tepesi hüzünlü günlerine dönmüştür.

Daha dün, Ali'den ve Ebu Zer'den gözleri dolu bahsedenler, bugün yezidin ailesine benzemek için koşuşturma içindeler.

İmtihan, tıpkı maç gibi doksan dakikadır; ilk yarıda maçın skorunu konuşmak beyhudedir.

Allah azze ve cellenin kıyamete kadar mühlet verdiği şeytanın dışında, Kur 'an da insan şeytanlardan da bahseder. Bunları teşhis ettikten sonra ifşa etmenin ve insanları bunların şerrinden korumanın zarureti vardır. Göz perdeleri açık olanın ve dahi hakikate sağır kesilmeyenin diline kilit vurmaya hakkı yoktur. Zalim her iki cihanda cezasını çekmeyedurana; hak ve hakikat acı içinde kalır.

Ak Parti'nin iktidar olmasıyla birlikte, İslamcı unsurların sağcılaştığı, milliyetçi uç kesimlerin iktidardan güç devşirerek bu kesimin güçlendiği ve karşıt tüm partilerin dış güçlerin tahakkümüne girdiği ve de devletin imkânlarından nasiplenen İslamcıların yoldan çıktığı gibi bir düşünce vardır. Bu göreceli düşünceye nereden baktığınıza bağlı anlam yüklemek lazım gelir. Benim naçizane bakış açım; yolsuzluk yapan, zaten İslamcı değildi, teröre destek veren ise zaten vatansever değildi. Kimse mevzi değiştirmedi. Sadece iç dünyalar kendi hayallerine kavuştular. Ak Parti bir şey yapmadı, lambaları yaktı ve her şey aşikâr göründü.

Herkesin şu üç günlük dünyada kendine bir rol kaptığını görüyoruz. Kızdığımız husus namussuzların namuslu rolünü kapmaları, hırsızların hırlı rolünde, edepsizlerin ekmek kuyruğunda değil, fırının sahibi rolünde olmaları. Sinsinin dost maskesiyle gezmesi cabası. Dünya gözüyle hepsine şahit olmak dahi mazlumun imtihanı olsa gerek.

 

Çin efsanesine göre kasabanın delikanlısı “Tam hazineye dokunurken elleri, ayakları kıllanır, tırnakları uzar, çünkü kendisi ejderha olmuş ve hazinenin koruyucusu olmuştur” diyordu. Efsane bu ya kıssadan hisseye sual olunmazmış. Erdem ve hikmetin tasarrufu sahibinden istediği kula nasip olurmuş. Kalem ve oku üzerine yemin edilen emirler, yüreğinde derdi olana nasip olurmuş.

Atasözü azı ne de çok anlatmış; anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

Kasabanın delikanlısı, herkesin hakkı olan hazineyi ejderhanın elinden kurtardı mı bilinmez ve ama yakın tarihimizden ders almamızı tavsiye ediyoruz. Ezcümle, rabbim başka 28 Şubatlar, 15 Temmuzlar yaşatmasın diye dua eder dururuz.

 



Bu yazı 4072 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI