Bugun...


Sinan Şahabettin Altmışkara

facebook-paylas
Kapitalizmi, kapitali ele geçirerek Islah Etmek Mümkün mü?
Tarih: 06-05-2022 00:03:00 Güncelleme: 06-05-2022 00:03:00


Sapma genel olarak yön değiştirme anlamına gelmektedir. Herhangi bir referans noktasına göre belli bir açıyla seyreden bir şeyin seyir açısı değiştiğinde o şey sapmış olur. Bizim konumuz sistemin farkında ya da farkında olmadan bir toplumu politize ederek nasıl saptırdığıyla ilgili olacaktır. Psikolojide bildiğimiz üzere birkaç yoldan öğrenme psikolojisi vardır. Bunlardan en başatı ve konumuzla da bağlantılı olanı ise ‘farkında olmadan öğrenme’ psikolojisidir. Yaşadığınız düzen sizi düzen kurmaktan çok düzene ayak uydurmaya götürüyorsa eğer, bu hem sizin zayıf halka olduğunuzu ve hem de değiştirmeye değil değişmeye meyilli olduğunuzu gösterir.

Cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla örülmüştür tabiri sistemin kurduğu tuzakların çeşitleriyle doludur.

Politeizm kavramı yunanca iki sözcükten türeyen bir kavram olarak politize kavramının dışında bir kavramdır. Tanrıların toplanması anlamına gelir ki, ‘çok tanrıcılık’ kavramı, politeizmin tam karşılığıdır. Politize toplumlar, politeizm tuzağına rahat düşmektedirler. Tabi burada tanrılar; para, makam, kısa yoldan zengin olmak, şehvet, iktidar hırsı, dünyevi anlamda aklınıza gelebilecek ve genelde kul hakkı yeme üzerine bina edilmiş edinilmiş tanrılardır. Değiştirmeye aday olduğunuzu iddia ettiğiniz sistem sizi farkında olmadan köleleştirirken, önce politize eder ve dahi sonra politeizmi tüm süsüyle önünüze öyle bir koyar ki tanrıları tek tek sindire sindire baş tacı etmeye başlarsınız. Hatırlarsanız bir önceki makalemizde kasabanın delikanlısının mazlumlar için mağaradaki ejderhayı öldürmeye gittiğini ve nihayetinde ejderhaya dönüştüğünü söylemiştik.

Kapitalizmin bütün ihtişamıyla iktidar olduğu bir sistemi, kapitali ele geçirerek muktedir olacağını zannetmek şeytanın vesvesesinden başka bir şey değildir. Öyle olsaydı eğer Hz. Musa Firavun veya Karun kadar zengin olmaya çalışırdı. Hakeza Allah’ın Resulü müşriklerin teklifini kabul eder, Mekke’de zengin olmanın yollarını arardı. Çektiği bu kadar dert, tasa, cefa haşa ahmaklığının değil, Allah’ın öngördüğü yol/yöntemin yol işaretiydi.

Peki, bizde sistem nasıl çalışıyor? Yukarıdan aşağıya ilmek ilmek işleyen sistem sizi kapitalizmin vahşi çarkına dâhil ederek adım adım hazırlayarak çalışır.

Her şehrin devlet büyüğü vardır; yani ağabeyi. Bu ağabey o şehrin çark başıdır. Hissenin büyüğüne yani tanrıların toplamının boyunduruğu altındadır. Çarkbaşıdan aşağıya doğru tanrılar, hisse oranınca azalırlar. Bu tanrıların içine asla Allah’ı koymayınız. Çünkü İslam tevhid dinidir. Ve bu çarkta tevhidin yeri yoktur. Yer yer ‘dine karşı din’ gereği kullanılır sadece. Sistem veya şeytan öyle bir organizasyon kurmuştur ki kişi piyon olduğunun farkında dahi değildir. İyi niyetler havada uçuşur adeta. Herkeste bir dava adamlığı sebatlığı ve huşusu vardır zannedersiniz! Tâ ki farkında olmadan yeni tanrılar edinmeye başlanıncaya kadar. Şehrin ağabeyi, küçük ağabeyleri tayin ve organize ederken, bütün tanrıların farkında olarak tanrıları dağıtma kabiliyetini haznesinde taşır. Yeni milletvekilleri mi seçilecek, yeni il başkanı mı seçilecek, şehre yeni müdürler mi atanacak, sistem organizedir. Ağabey organizedir. Tanrılar organizedir. Tanrılar isimleri akıllarında tutmazlar; isimler tanrılar için önemsizdir çünkü.

Dine karşı din tabiri de tam olarak bu arenada yerini almıştır. Birinde din maşadır, kobaydır, sınıf atlamadır, malzemedir; diğerinde ise bunların hiçbirinde olmayan, içinde sadece merhamet, vicdan, diğergamlık yani aslında tevhid vardır. Tevhid ise zulümden, hırsızlıktan, rüşvetten, adam kayırmadan, kul hakkı yemeden, yetim hakkını gasp etmekten tamamen münezzehtir. Kalp gözü birazcık açık olanlar ise tüm bu oyunları tiyatro izler gibi izlemektedirler. Allah’ın kula ihtiyacı yoktur. Kulun Allah’a ihtiyacı vardır. Bu çok tanrılı insanlara zerre kadar üzülmek dahi yanlıştır. Allah isterse, herkesin kalp çakralarını açar ve yağmur damlası gibi iman dağıtır. Cehennem de sistem gibi organizedir. İnanın çaldıkları ahiretleridir; kayırdıkları,  ahiret azıklarıdır; seçtikleri zebanileridir; eğer rabbim size nasip etmemişse sistemin bir parçası olmayı, bundan hayır arayınız. Naçizane düşüncemiz, ‘bu din nasıl rabbu-aleminden gelmişse, bu dini hâkim kılmak için kullanılacak yolda rabbani olmalıdır.’

Ben zulüm düzenini değiştirmeye adayım diyerekten, kendi zulüm düzenini kurmak ise sapmanın başka bir versiyonudur. Allah muhafaza!   

 



Bu yazı 6076 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI