Bugun...


Yasin Güler

facebook-paylas
Ak Partili Görünen AKP'liler ve Trollenen Bürokrasi
Tarih: 03-06-2024 00:02:00 Güncelleme: 03-06-2024 00:02:00


 

Geçtiğimiz günlerde Türkiye, muazzam bir seçim sürecini geride bıraktı. Özellikle Diyarbakır bölgesinde, yerel yönetimlerin kişisel tercihleriyle şekillenen aday profilleri arasında dikkat çeken bir rekabet yaşandı. Bu bölgede öne çıkan iki aday, farklı özelliklere sahip olsalar da güç açısından eşit sayılabilirdi. Bir aday ideolojik güce sahipken, diğeri hükümetin adayı olması nedeniyle ekonomik güce sahipti. Ancak her iki adayın ortak noktası, halkın istediği değil, parti merkezinin dayattığı isimler olmalarıydı. Bu durum, seçmenin iradesinin ne kadar önemsendiği konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.

Seçim Öncesi ve Sonrası

Seçim öncesinde, Ak Parti hükümetinin yönetimindeki kayyumlar, Ak Partili görünen AKP'lilere dokunmayıp, bu kişilerin iftiralarla gerçek partililere zulüm yapmasına göz yumdu. Bu durum, seçimde Ak Parti'nin ciddi bir oy kaybına neden oldu. Seçimlerin ardından DEM parti zafer kazandı ve Ak Partili görünen AKP'liler, devrim şarkıları eşliğinde zafer işaretleri yaparak sosyal medyada paylaşımlar yapmaya başladılar. Bürokrasi, seçim sonuçlarının ardından durumu anlamış olsa da yapacak bir şey kalmamıştı. Ak Partili görünen AKP'lilerin iftiralar atarak fişlediği gerçek Ak Partililer, DEM'li belediyede de zulüm görmeye devam etti ve çoğu işten çıkarıldı. Bu süreçte, Ak Partili görünen AKP'liler daha iyi konumlara geldi ve AKP'li oldukları için dokunulmadı. Olan, yine gerçekten dava bilincine gönül vermiş gerçek partililere oldu.

Bu duruma en büyük örnek ise Diyarbakır'da Bağlar Belediyesi'nde yaşandı. Ak Partili görünen AKP'liler, kayyum döneminde kaldırılan çıplak kadın heykelini belediyenin bodrumunda saklamıştı. DEM parti gelir gelmez, muhafaza ettikleri heykeli büyük bir törenle yerine asarak hem zaferin mesajını vermiş hem de trol operasyonlarının başarıya ulaştığını simgelemiş oldular.

Trollenen Bürokrasi ve İspiyonlama Süreci

Trollenen bürokrasi ise, kendi düştükleri durumdan ziyade kendilerini kurtarma derdine düştü. Çoğu, başka kurumlara geçebilmek için dönemlerinde olanları ispiyonlama peşine düştü. İspiyonlayanlar, imzalarını alıp gidiyor, ancak isim vermeyenler belediyede kalmaya devam ediyor. Bu durum, bürokrasi içinde ciddi bir ayrışmaya ve güvensizliğe yol açtı.

Bürokrasinin bu duruma düşmesi, aslında yıllardır süregelen sistematik sorunların bir yansımasıdır. Ak Parti'nin uzun yıllar iktidarda kalmasının ardından, bürokrasi içinde de ciddi bir kamplaşma ve bölünme meydana geldi. Ak Partili görünen AKP'liler, parti içindeki gerçek dava insanlarını bertaraf ederken, kendi konumlarını sağlamlaştırmak için her türlü yolu denediler. Bu süreçte, iftiralar, fişlemeler ve mobing gibi yöntemler sıkça kullanıldı. Özellikle kayyum döneminde, gerçek dava bilincine sahip olan partililer, Ak Partili görünen AKP'liler tarafından sistematik bir şekilde dışlandı ve zulme uğradı.

İdeolojik Güç ile Ekonomik Güç Arasındaki Çatışma

Diyarbakır bölgesindeki seçimler, ideolojik güç ile ekonomik güç arasındaki çatışmanın bir göstergesiydi. Bir aday, ideolojik olarak güçlüydü ve geniş bir tabana hitap ediyordu. Diğer aday ise hükümetin desteğini arkasına alarak ekonomik anlamda güçlü bir konumdaydı. Bu güç dengesi, seçimlerin sonucunu belirleyen önemli faktörlerden biriydi. Ancak her iki adayın da ortak noktası, halkın iradesinden ziyade parti merkezinin tercihi olmalarıydı. Bu durum, seçmenlerde ciddi bir hayal kırıklığına yol açtı ve oy kaybına neden oldu.

Kayyumların Rolü ve Ak Partili Görünen AKP'liler

Seçim sonrası kayyumların tutumu, seçim sonuçlarının şekillenmesinde önemli bir rol oynadı. Kayyumlar, Ak Partili görünen AKP'lilere dokunmadı ve bu kişilerin iftiralarla gerçek partililere zulüm yapmasına izin verdi. Bu durum, parti içindeki gerçek dava insanlarının mağdur olmasına neden oldu. Ak Partili görünen AKP'liler, kayyumların desteğiyle güçlerini artırdılar ve seçim sonrası zafer kazanan DEM Partisi'ne karşı zafer işaretleri yaparak sosyal medyada paylaşımlar yapmaya başladılar.

Bürokrasi ve İspiyonlama Süreci

Trollenen bürokrasi, seçim sonuçlarının ardından kendilerini kurtarma çabasına girdi. Çoğu bürokrat, başka kurumlara geçebilmek için dönemlerinde yaşanan olayları ispiyonlama yolunu seçti. İspiyonlayanlar, imzalarını alıp başka kurumlara geçerken, isim vermeyenler belediyede kalmaya devam etti. Bu durum, bürokrasi içinde ciddi bir ayrışmaya ve güvensizliğe yol açtı.

Gelecekte Neler Olacak?

İlerleyen günlerde, trollenen bürokratların duruşunu, kendilerini trolleyen AKP'lilerin durumunu ve hem kayyum döneminde hem de DEM Partisi döneminde mobing gören gerçek partililerin akıbetini hep birlikte göreceğiz. Bu süreç, Ak Parti içinde ideolojik ve ekonomik güce sahip görünenlerin, gerçek dava insanlarını nasıl bir kenara ittiğini ve bürokrasinin nasıl trollendiğini açıkça gözler önüne seriyor.

Gelecekte bu durumun nasıl evrileceği, parti içindeki dengelerin nasıl değişeceği ve gerçek dava bilincine sahip partililerin akıbeti merak konusu olmaya devam edecek. Bu seçim, Ak Parti içindeki güç dinamiklerini ve bürokrasi içindeki dengeleri yeniden şekillendirdi. Önümüzdeki süreçte, bu dinamiklerin nasıl evrileceği ve partinin nasıl bir yol haritası çizeceği dikkatle izlenecek.

Köklü Sorunların Yansımaları

Bürokrasideki bu çalkantılar, aslında Türkiye’nin siyasi arenasındaki köklü sorunların bir yansımasıdır. Partizanlık, liyakatsizlik ve iç çekişmeler, sadece Ak Parti dönemine özgü değil, Türk siyasetinin uzun süredir mücadele ettiği yapısal sorunlardır. Ancak, Ak Parti’nin uzun iktidar dönemi boyunca bu sorunlar daha belirgin hale geldi. Ak Partili görünen AKP'liler ile gerçek dava sahipleri arasındaki çatışma, partinin içindeki ideolojik saflaşmaların ve güç mücadelelerinin bir yansımasıdır. Bu tür iç çatışmalar, partinin hem yönetim kadrolarında hem de tabanında ciddi yarılmalara yol açtı.

Geleceğe Dair Beklentiler ve Sorular

Bu gelişmeler, Ak Parti'nin gelecekte nasıl bir yol izleyeceği konusunda önemli soru işaretleri doğuruyor. Parti içinde ideolojik ve ekonomik güç mücadelesinin nasıl evrileceği, gerçek dava sahiplerinin nasıl bir pozisyon alacağı ve trollenen bürokratların durumunun ne olacağı merak konusu. Ak Parti, bu iç çekişmeler ve güç mücadeleleriyle nasıl başa çıkacak? Gerçek dava insanları, partinin geleceğinde nasıl bir rol oynayacak? Bu soruların cevapları, sadece Ak Parti'nin değil, Türkiye'nin siyasi geleceğini de şekillendirecek.

Sonuç

Sonuç olarak, Diyarbakır bölgesindeki seçimler, Ak Parti içinde süregelen güç mücadelelerinin ve bürokrasideki çalkantıların bir yansıması olarak karşımıza çıktı. Ak Partili görünen AKP'liler ile gerçek dava sahipleri arasındaki çatışma, partinin geleceğini şekillendirecek önemli dinamiklerden biri olarak öne çıkıyor. Bu süreçte, partinin nasıl bir yol haritası çizeceği, gerçek dava insanlarının nasıl bir pozisyon alacağı ve trollenen bürokratların durumunun ne olacağı dikkatle izlenecek. Ak Parti, içindeki bu güç mücadeleleri ve ideolojik çatışmalarla nasıl başa çıkacak? Bu soruların cevabı, partinin geleceği ve Türkiye'nin siyasi geleceği açısından kritik önem taşıyor.



Bu yazı 1275 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI