Bugun...


Yasin Güler

facebook-paylas
Diyarbakır'da Kürt Siyonizm'in İzleri
Tarih: 30-05-2024 00:02:00 Güncelleme: 30-05-2024 00:02:00


 

Son dönemlerde Diyarbakır’da yaşanan bazı olaylar toplumun dikkatini çekiyor ve ciddi tepkilere neden oluyor. Mevlid kandili gibi önemli dini programlara otobüs tahsis edilmezken, İsrail’in zulmünü protesto eden duyarlı vatandaşlar ve bir araya gelen İslami STK’lara karşı adeta engel üstüne engel konuluyor. Bu durum, toplumun inançlarına ve hassasiyetlerine yönelik açık bir saygısızlık göstergesidir.

Diyarbakırlı Kürt Siyonistlere buradan açık ve net bir mesaj göndermek istiyorum: Bu tutumlarınız, halkın temel demokratik haklarını ihlal eden ve kabul edilemez nitelikteki eylemlerdir.

Diyarbakırlı Kürt Siyonistler, toplumun dini ve kültürel değerlerine karşı sergiledikleri bu tutumlarla kendilerini yalnızlaştırıyorlar. Halkın inançlarını yaşama ve bu inançları çerçevesinde bir araya gelme hakkı, en temel insan haklarından biridir. Bu hakka saygı gösterilmediği sürece toplumsal barış ve birliktelik sağlanamaz. İnanç özgürlüğünü kısıtlayan ve dini programlara engel olan yaklaşımlar, toplumun geniş kesimlerinde derin bir hayal kırıklığı ve öfkeye neden olmaktadır.

Bazı Kürt Siyonistlerin sıkça dile getirdiği ve mide bulandıran bir söylem var: "Arap mıyız biz Gazze’yi savunalım?" Bu söylem, son derece art niyetli, cahilce ve tehlikelidir. Bu art niyetli Kürt Siyonistlere hatırlatmak isterim ki, hayvan haklarını savunmakla hayvan olunmuyor.

Bizler insani görevlerimizi yerine getirip, başta çocukların katledildiği savaşlara ve her türlü insanlık suçu işlenen olaylara kayıtsız kalmamalıyız. Bu tür söylemler, insani değerlerimizi ve evrensel insan hakları anlayışımızı zedeler. İçimize sızan, bizden gibi görünen Kürt Yahudilerin ve Kürt Siyonistlerin farkında olmalıyız. Bu farkındalık, toplumun huzuru ve geleceği için elzemdir.

İslam inancında, Yahudilerin kıyamet günü geldiğinde ardına saklanacak bir Gargat ağacı bulacakları söylenir. Ancak, siz Diyarbakırlı Kürt Siyonistler, bu yanlış politikalarınız ve tavırlarınız ile ardına saklanacak bir ağaç bile bulamayacaksınız.

Bu tutumlarınız, halkın değerlerine ve hassasiyetlerine karşı bir saldırı niteliği taşıyor ve sonuç olarak sizi toplumdan izole ediyor. İnsanların dini inançlarına saygı göstermediğiniz sürece, toplumsal destek ve güven kazanmanız mümkün olmayacaktır. Sizler, halkın inançlarını hedef alarak yalnızca kendi çukurunuzu kazıyorsunuz.

Toplumun inançlarına karşı böylesine duyarsız ve baskıcı bir tutum sergilemek, sadece size zarar verir. Bu nedenle, Diyarbakırlı Kürt Siyonistlere sesleniyorum: Toplumun hassasiyetlerine ve inançlarına saygı gösterin. İnançlı insanlara yönelik uyguladığınız bu haksızlıkları ve ayrımcılıkları derhal sona erdirin. Çünkü bu tutumunuz, sadece size zarar verecektir. Unutmayın, adalet ve hak eninde sonunda galip gelir.

Halkın inançlarına ve dini programlarına saygı göstermenin, toplumsal barış ve birlikteliğin teminatı olduğunu unutmamak gerekir. Din özgürlüğüne saygı göstermek, sadece bir insan hakları meselesi değil, aynı zamanda toplumsal huzur ve barışın sağlanmasının da temel şartıdır. Bu nedenle, herkesin inançlarını özgürce yaşayabilmesi için gereken saygı ve desteğin sağlanması hayati önem taşımaktadır. Bu tutum, hem bireysel özgürlüklerin korunmasını sağlar hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirir.

Dikkatlerden kaçındığı sanılmasın.

İsrail’in zulmünü protesto eden duyarlı vatandaşların gece yürüyüş yaptıkları caddelerin sokak aydınlatmalarını dahi kapatmak, İslam karşıtlarının ve İsrail yanlılarının nasıl bir mesaj verdiğinin en açık göstergesidir. Bu tutumu kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Bu alçakça ve korkakça yapılan hamle, sizin gerçek yüzünüzü ortaya koyuyor ve toplumun gözünde daha da küçülmenize neden oluyor.

Diyarbakırlı Kürt Siyonistlerin, halkın dini ve kültürel hassasiyetlerine daha fazla saygı göstermesi gerektiğini vurgulamak istiyorum. İnanç özgürlüğüne saygı göstermek, sadece bir etik ve ahlaki zorunluluk değil, aynı zamanda toplumsal barışın ve birlikteliğin sağlanmasının da temel şartıdır. Halkın inançlarına ve dini programlarına yönelik ayrımcılık ve baskılar sona erdirilmeli, herkesin inançlarını özgürce yaşayabileceği bir ortam yaratılmalıdır. Bu, sadece toplumun genel huzurunu sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda sizlere de uzun vadede kazanç sağlayacaktır.

 Unutmayın, adalet ve hak eninde sonunda galip gelir.



Bu yazı 1194 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI