finans haberleri
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bursa escort escort bursa
izmit escort escort bayan anadolu yakası escort bayan
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
BÜYÜK ve KÜÇÜK PARTİLER ÜZERİNE NOTLAR
Tarih: 18-06-2022 00:03:00 Güncelleme: 18-06-2022 00:03:00


Partinin küçüğü mü olur büyüğü mü?

Parti, partidir, aslında.

Her parti, iktidarı hedefler, onun için kurulmuştur.

Bunu halen anlamayan kesimler vardır.

İktidar Cephesi, diğerlerini yok sayar. CHP, kendini uzak düştüğü iktidarın sahibi bilir.

İYİ PARTİ, sonradan gelen olarak, kendisini nimetten bilir.

Birbirine benzeyen bu tür anlayışla siyaset kilitlenmişken, " Büyük söz söyleme, büyük lokma ye!.." uyarısı esastır.

HDP, belli çerçevede.

Küçük olarak nitelenen partiler yok hükmünde bilinir.

Bu seçimde küçük olarak nitelenen, ifade edilen partilerin yenilir yutulur küçük lokma olmadığı görülecektir.

Herkesin ummadığı biçimde bu partiler, var olduklarını gösterecektir, bu seçimde.

Anketlerdeki oy oranları kimseyi aldatmasın.

Dip dalgalar, siyasette her zaman beklenendir, bu seçimde.

Vatandaşın tercihine ipotek koyan partiler, çantada keklik durumundan bir türlü vaz geçmiyor.

Vatandaşın tercihine kimse ipotek koyamaz, bu anlaşılmamıştır, ne yazık ki...

Toplum olarak sürekli bir baskı altındayız.

Siyasetçiler verdikleri demeçler ve yaptıkları açıklamalar ile toplumu sürekli baskı altında tutar oldu...

İktidarı ile muhalefeti ile her daim eleştirilen bir durum var ortada.

Basın;Yazılı basın, görsel basın ve dijital basın.

Bunların her birisinden onlarca yazar var.

Belli bir çevreyi destekleyen basın grubunu takip ediyorsun,  memlekette her şey dert, herkes isyanda.

Diğerlerini izliyorsun, biz çoktan ölmüşüz, bizi gömmüşler, üstelik üzerimizde otlar bile çıkmış da ağlayanımız yok.

Siyasetin doğası “görev” kavramı üzerine değil “çıkar” kavramı üzerinde oturtulmaktadır.

Siyaset alanında ahlakî değerlere bağlılığın derecesi gevşemekte ve toplum tarafından makul ve kabul edilebilir, görülmektedir.

Siyaset, toplumu yönlendirmekten çok, toplum tarafından yönlendirilmektedir.

 Siyasetçi toplumun aynasıdır. Çünkü, siyasetçi profili halkın tercihlerine göre şekillenmektedir.

Dolayısıyla, siyasetçiye yöneltilen eleştiriler, topluma yöneltilmiş demektir.

Türkiye’de siyaset, çıkarlar temelinde yapıldığı için, iktidarın ele geçirilmesi ve onun  sağladığı yararların paylaşımı esas olmaktadır.

Genel olarak toplumda, siyasetle uğraşılmaması gereken, aynı zamanda yararlanılması gereken bir olgu olduğu yönünde bir tartışma vardır.

Siyasetin kaygan, kaypak ve bulaşılmaması gereken bir olgu olarak algılanmasına karşın, siyasetçi toplumda her platformda saygı görür, sözü dinlenir, peşinden koşulur, mitinglerine binlerce kişi katılır.

 Başı sıkışan haklı ya da haksız taleplerini siyasetçinin çözmesini ister. Çünkü, siyaset toplumun tümüyle ilgili bir kurumdur.

Kendi nefsine söz geçiremeyen insanın yapacağı bir öğüt diğer insanları etkilemez.

Dürüstlük, şeffaflık, bilgi paylaşımı, adil olmak ve hesap verme sorumluluğu ilkeleri gözardı edilerek yürüyen toplumsal düzenden, bugünkü yaşamdan fazlasını bekleyemezsiniz.

Bir yandan demokrasi komedisi devam ederken, diğer yandan yağmacılık düzeni devam edecektir.

İktidarı ele geçirenler, ülkeyi yağmalamayı kendilerine hak olarak görmekte ve hatta kendilerinden öncekileri neredeyse kafir kavramı ile tanımlamakta, sanki gizli bir savaşın galibi gibi ganimet paylaşmaktadırlar.

Yüksek cari açık,  karşılanabildiği sürece, Türkiye’deki bu yağmalama ve ganimet paylaşma düzeni devam edecek, gelir dağılımındaki adaletsizlik daha da artacak ve değişik yorumlanan dini öğretilerle de toplumun çoğunluğu aynı kalıba sokulmaya çalışılacaktır.

Yedi-sekiz yıldızlı, yüz-yüz elli katlı rezidans ve oteller, Türkiye’nin dört bir yanında yükselecek, büyük alış-veriş merkezleri ışıl ışıl parlayacak, ulaşım sistemleri; tüp geçidi, köprüleri, metrosu, otoyolu, uçağı ve lüks hızlı trenleriyle tamamen yabancılara teslim edilecektir. Bu arada, elli-altmış milyar dolar, enerji ithali için ödenmeye devam edilecektir.

Belki rüşvet ve yolsuzluk ileri demokrasinin (!) vazgeçilemez unsurları olarak halkın bilinçaltına yerleştirilecektir.

 Tüm bu soygunlar yapılırken de, namaz saatlerinin kaçırılmamasına özen gösterilecektir.

Şimdi bu tespitler ortada iken seçimde propaganda vasıtaları kulağı sağır eden, desibeli yüksek sesle , " Hak", "Adalet", " Eşitlik" diye ortalığa düşecek.

İyi ve güzel de adil paylaşım, işin ehline verilmesi, emanete ihanet etmeme, hırsız olmama hali, dürüstlük nerede?

Bizce iktidara hangi partiler yakışır?

Milletin tercihi, oyu az olan, şaîbeye karışmamış partiler olacak.

Bunu bir yere not ediniz.

Kimseler SAADET PARTİSİ'ni, DEVA'yı, GELECEK'i, HUDAPAR'ı yabana atmasın.

 

 



Bu yazı 2267 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI