Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
HAVADAN SUDAN ORADAN BURADAN BİR OKUR YAZISI
Tarih: 19-09-2023 00:03:00 Güncelleme: 19-09-2023 00:03:00


Sevinsek mi üzülsek mi?

Bir okurumuzun gönderdiği yazıyı noktasına virgülüne karışmadan paylaşıyorum:

 Hayat Güzel Şehir Cennet

Diyarbakır'da havalar gittikçe serinliyor. Yaz sıcakları düşüşte..

Pazarlarda sebze satışları artıyor. Vatandaş kışlık kurutma,  salça ve konserve yapma telaşı içinde.

Kışa varmadan deprem enkazları kaldırılmayı bekliyor, ağır hasarlı apartmanlarda yıkım başladı.

Yerel seçimler sebebiyle partiler vatandaşı hatırladı. Herkes gelip şehirde vatandaşla kucaklaşıyor, derdine olmayan dermanla pansuman peşinde.

Şehrin futbol takımlarının maçlarına milletvekilleri, Ankara'daki işleri sebebiyle katılamıyorlar, henüz. İleriki aylarda stadyuma gitmeleri bekleniyor.

Diyarbakır'da tatlı telaş başladı; Festivale hangi şarkıcı, türkücü gelecek? Vatandaş, işini ve gücünü bırakmış, bu konuda fikir yürütüyor ve tartışıyor.

Şehrin il Kültür ve Turizm Müdürlüğü yıllardan vekâletten ýönetiliyordu. Şimdi asaleten müdürüne kavuştu. Yeni müdürün şehre dair neler yapacağı merak konusu.

Taziye evlerinde yemek tartışması dinmiş değil. Her yerde yemekli taziyeler, gelenek sebebiyle söz konusu.

Nişan ve Düğün Sezonu açıldı. Salonlar 50 Bin-100 Bin aralığında mutlu çiftleri bekliyor.

Nihayetinde beklenen olacak. Fırınlarda ekmek satışına bir zam sürprizi kapıda. Vatandaş, küçük ekmeklerle karşılaşınca utandıklarını belirtip, " 20 TL olsun da psikolojik eziklik içinde olmayalım." Minicik somunlar 6 TL'den çift somuna dönüştürülüp 12 TL 'den satılacak.

Memurun kebabı simit ile bir çayın fiyatı, sıradan yerlerde 15-20 TL bandında seyrediyor.

Kimi pazarlarda yarım karpuz satın alma özgürlüğünü doyasıya yaşayan vatandaş, kavunda bu hakkını kullanamamadan şikâyetçi.

Toplu taşıma araçlarında resmîyette kartsız binişlerde vatandaş, 10 TL fiyatla şehir içi ulaşımı sağlıyor. Yetkililer bozuk paranın değer kaybından dolayı vatandaşın 2.5 TL istememesini utangaçlığa bağlıyor, gibi.

Birçok değil çoğu şehir içi ulaşım aracının yaz ortasında klima açmaması hep eleştirildi. Hemen hemen her aracın klima ünitesinin ya arızalandığı belirtildi ya da fiyatlar kurtarmıyor, denildi. Havalar serinleyince bu problem ortadan her yıl gibi kalktı. Doğal klima devri başladı.

Okullar açılınca anne-baba, çocuklardan bir nebze kurtuldu da devletin verdiği kitaplar yerine kimi okullarla öğretmenlerin yardımcı ders kaynaklarının faydalı olduğuna inandırılması için resmîyet gereği veli toplantılarında itirazları bir şeye yaramadı.

Kim okulların üniforma dayatması karşısında pazar esnafından bir kaçı, çareyi aynı renkte tişört ve hırka için yapıştırma etiket arayışına itti.

Diyarbakır'ı İzmir Kordonboyu ile İstanbul Istiklâl Caddesi'ne benzeten,  Balıkçılar'dan Suriçi'ne uzanan cadde her gün turistin yabancısıyla yerlisiyle kaynıyor. Etraftaki esnaftan kuruyemişçilerin turistlere şekerli badem ve yudumluk kahve ikrâmı, şehir insanımızın misafirperverliği. Aynısını ciğerde de bekleyen vatandaş, dürümün fiyatının 80 TL yerine psikolojik rahatlatma için 75 TL olmasını bekliyor.

Diyarbakır'da her şeyin güllük-gülistanlık olduğunu kimi televizyon kanallarından seyredince bizim semtteki markette domates, biber, patlıcan fiyatının artışına bir anlam veremeyen komşumuz, " Madem her şey ucuz ve şehirde herkes mutlu. Bu marketi protesto edip alışverişimizi başka markette yapalım." Önerisinde bulundu.

Komşumuzla birlikte piyasa araştırması yapan yan binadan bir emekli, elleri boş dönerek, " Her yerde fiyatlar aynı. Market değiştireceğimize televizyon kanallarını değiştireceğiz." kararına beni de ikna etti.

Artık televizyonlarda yemek yarışmalarını izleyip pazardan da eli boş dönen vatandaş, balık yeme ihtiyacı doğduğunda  balık belgeseli, meyve ihtiyacı hissettiğinde Afrika'daki belgeselleri seyredeciği muhakkak. Sıra ekmeğe gelince çaresizliğini ifade eden karşı siteden tanıdık bir komşumuz, köyden on günde bir tandır ekmeği aldığını söyleyip, bu dertlerine de çözüm bulduklarını söyledi.

Zor durumlarda gerçekten çözüm yollarını bulmakta üstüne olmayan komşularla tanıdıklarımı tebrik ediyorum.

Ayıp olmasın diye plastık su şişesini evden doldurup yanında taşımayan  yok gibi.

Hayat bizde böyle devam ediyor.



Bu yazı 5541 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI