Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
SİYÂSET ve MAGAZİN NOTLARI
Tarih: 14-09-2022 00:03:00 Güncelleme: 14-09-2022 00:03:00


Siyaset, dışa karşı siyahı beyaz, beyazı siyah göstermektir. Düşmana karşı izlenecek yol, kendi silahıyla silahlanmak, kendisini savunmak, zararın en azıyla olabilecek olumsuzluklardan ülkeyi korumak, dirliği ve beraberliği ayakta tutmaktır.

Siyaset, maalesef bizde tarafları horoz döğüşüne çağrıdır, yorulanları diskalifiye, kazananı baş tacı yapmaktır.

Dış ülkelerin bilinen olanları için " Hangi taraf kazanmışsa kendileri kazanmıştır." Anlayışı kural iken, dengelerin değişebilir hali, kimilerini karamsarlığa, ümitsizliğe sevk etmiştir.

Şöyle bir hava var, muhâlefetin belli bir kesiminde ve uzun zamandan beri, “Erdoğan gidiyor, iktidar gidiyor, iktidar kaybediyor, iktidar kaybetmeye mahkûm.”

 Evet, doğru olabilir; ama Erdoğan ve iktidar, hiçbir zaman kendi kendine hiçbir yere gitmez. Sonuna kadar kalmak için elinden geleni yapacaktır.

Aslında bunu, 2015 Haziran seçimlerinde gördük. Tek başına iktidârı kaybetti, AK Parti . Daha sonra Erdoğan, koalisyon hükûmeti kurulmasına izin vermedi.

Ülke acayip bir kaos dönemi yaşadı ve Kasım’da yapılan seçimlerde, AK Parti yine tek başına iktidârı kazandı.

Şimdi, baktığımızda ne görüyoruz?

Erdoğan kaybediyor.

Neden kaybediyor?

Birçok nedenle, ama her şeyden önce ekonomik nedenlerle kaybediyor, kaybetti manzarası.

Normal şartlarda, yıllık enflasyon neredeyse üç rakamlı bir sayıya ulaşıyor — kimilerine göre çoktan ulaştı, ama resmî açıklamalara göre ulaşmasına az kaldı.

Türkiye’de de aslında, her ne kadar AKP’nin kurulduktan kısa bir süre sonra tek başına iktidâra gelmesi biraz şaşkınlık yarattıysa da, diğer partilerin çöküşüyle beraber, üçlü koalisyonun çöküşüyle  Türkiye’de bir şeylerin değişeceği belliydi ve AK Parti tam onun üzerinde, o rüzgârın üzerinden gitti.

Çok büyük bir hayal kırıklığının, çok büyük bir ekonomik çöküntünün üzerine o fırsatı çok iyi değerlendirdi ve onca yılın partisi olan CHP’yi geçerek tek başına iktidar olabildi.

20 yıldır ülkeyi sürekli müttefiklerini ve politikalarını değiştirerek muhâfaza eden Erdoğan, bu iktidârı korumak için yine elinden geleni yapacak.

 En büyük güvencesi, muhâlefetin gerçekten güçlü bir şekilde iktidâra yürüyüşe geçemeyeceği düşüncesi.

 Erdoğan kendi gücüyle değil, topluma, seçmene vaat edebilecekleriyle değil, muhâlefetin işini- gücünü eline yüzüne bulaştırmasıyla, işleri karıştırmasıyla, bu yürüyüşü organize edememesiyle zor durumda.

 Muhalefet, seçilme  ve iktidâr olabilme şansını  düşünüyor ve Erdoğan'ı sabote etmek için elinden geleni yapıyor.

Eğer hakîkaten Erdoğan kaybetmeye mahkûmsa, gitmeye mahkûmsa, birilerinin oralara gelmesi gerekiyor ve inisiyatifi ele alması gerekiyor.

Erdoğan’ın gitmesi değil, Erdoğan’ın rakipleri tarafından, muhâlifleri tarafından iktidardan düşürülmesi gerekiyor.

Buna elbette halk karar verir, sonucu sandık belirler.

Muhalefetin, vatandaşı&seçmeni çantada keklik görmesi affedilemez bir yanlış.

Onlar, iman ettikleri demokrasi ilkelerinin hilafına konuştukça batıyor.

Akdeniz'de ve adalarda Yunan kartını ortaya koyan siyasetin yüzsüz sahibi anlayış, Avrupanın köküne kibrit çakarken, Arap ülkelerini yanına almayı hesap etmektedir.

Siyasetin bu derece ayağa düşmesi, muhalefetin içinden çıkan çatlak sesler gittikçe Erdoğanın oy artışını sağlıyor.

Altılı masa, yediye tamamlanmadıkça, seçmen sandıkta durumu belirlemedikçe, bu milletin&halkın değerlerine saygı gösterilmedikçe "Ali yazar Veli bozar, Keskin sirke küpüne zarar" kuralı değişmeyecektir

CHP içinde dört başlı ANAP biçiminde. Her gelen Gandhi'ye bir fikir veriyor.

Bunca parlak buluşları hangi AR-GE birimleri buluyor, insanın aklı şaşmıyor, değil, oldukça karışıyor.

Anlaşılan birileri gidecek, büyük ihtimalle.

Gidenlerin ilki Gandhi olacaktır, olasılılıkla.

Dense ki " Başkanlığın ikisi benim, Erdoğan'dan  nem eksik?"

Kongreyi gösterenler olur, bu hengâme içinde.

İYİ Parti, kökleri olmayan ağaç gibi devrilip gider.

GELECEK, MEMLEKET, DEVA gibi partiler, liderleriyle ayakta durur, sonradan birleşebilenler varlıklarını devam ettirir.

SAADET Partisi, her daîm kalıcıdır, oy oranı azalsa da çıtanın üstüne çıksa da.

Demokrat Parti, Menderes ve Demirel geleneğine bağlı olmaktan çok, şimdilik belli bir oluşumun eseri.

Yeniden Refah Partisi, ileride Cumhur Ittifakı ile seçime girebilir.

Diğer sol tandanslı kimi partiler HADEP ile üçüncü ittifakta.

Oy oranı düşük diğer partiler, kendilerine nereden zeytin dalı uzatılsa bekleme sabrı içinde.

Altılı Masa SAADET- DEVA- GELECEK ile CHP- İYİ-DP olarak ikiye ayrılsa, Erdoğan yine Cumhur İttifakını iktidara kolaylıkla taşır.

Siyasî denklemler her an değişebilir, her parti yönetimi kendi menfaatini önceler.

Seçmen mi?

İyi ki seçmen var.

Ne olacağı muamma.

Belki bakarsınız  CHP İl Başkanı değişti, MHP İl Başkanı değişti, bir diğer partinin il başkanı da değişebilir.

2+2, Siyasette hiç bir zaman 4 yapmaz. Bazen sonuç 5 bazen 1 çıkabilir.

Bizdeki siyasete akıl ve fikir erdirilmez.

Osman Bölükbaşı, meydanları dolu buluyor, sandıktan oy çıkmıyordu.

Muhalefetin ana partisi, İzmir'deki kutlamalarda çıtayı yükselttikçe yükseltiyor.

Soyer'in âilesi, babası, Bülbül Deresi Mezarlığı bizi ilgilendirmiyor, doğrusu. CHP yamalı bohçaya dönüşmüşken belediye başkanları ve kimi milletvekilleri, konuşmalarında değerleri yerden yere çalmada mahîr.

Bilir misiniz, iktidara kim gelirse gelsin, unutulmaması gereken Vatan Partisi ve Doğu Perinçek var

Herkes aday olma hakkına sahipken o da aday olur.

Bir curcuna, bir velvele ve bir teşkele.

Okurlardan istediğimiz kime oy veriyorsanız verin, televizyon kanallarındaki geyik muhabbeti haline gelen programları seyretmeyin.

Hangi kanallar mı?

Bu sorunun iki cevabı var: Gündüz programları ve gece programları...

Gece olan programları bilenler, gündüz olanları merak etmesin.

Yemek yarışmaları ve dedektif gibi olayları çözen programlar başladı

Tövbe estagfuru'l-Allah!..

Siyâsetten nereye geldik.

Bilin ki televizyon programlarının kirliliğini siyasetin temizliğinden almış değildir.



Bu yazı 2567 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI