finans haberleri
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
ÜLKE DIYARBAKIR ve PASTASEVERLERE NOTLAR
Tarih: 15-08-2022 00:04:00 Güncelleme: 15-08-2022 00:04:00


Türkiye jeopolitik olarak konumu önemli.

Türkiye, Ortadoğu ve İslâm ülkeleri arasında yer bakımından kilit noktada.

 Türkiye batı ile İslâm ülkeleri arasında köprü vazifesi yapmaktadır .

Türkiye'de son 20 yılda savunma alanında önemli adımlar atıldı; bağımsız bir ülke konumuna geldi.

Evet 2023 yılında yapılacak seçim, önemli.

Şimdiye kadar elde edilen kazanımların devamı için Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidar olması gerekiyor.

Birilerinin elde edilen bu kazanımları kendi emellerine kullanmasına fırsat vermemeliyiz.

iktidar müslüman bir iktidar,  eline geçen fırsatları iyi değerlendirmeli.

Birilerinin iktidarı altın tepsi içinde CHP ve bileşenlerine sunmaları karşı uyanık olunmalı.

Türkiye'de bulunan tüm siyasî partiler, 2023 seçimini kazanmak için çalışıyor.

İktidarda olan AK Parti için secimler çok önemli.

20 yılda elde ettikleri kazanımları daha ileri götürmek için devam etmesi, var olma yok olma arasında bir şey.

Seçimlerde başarılı olmak ve kazanmak iyi bir teşkilat ile olur.

Bu AK Parti'de var, yetkili organların hayata geçirilmesi gerekir.

Bazı illerde seçimin kazanılması önemli.

Bunlardan biri Diyarbakır...

Her siyasi parti, bunun peşinde.

Seçimleri teşkilatlar kazanır.

Kurumların başındakilerle seçimler, organizasyonsuz, samimî olmadan kazanılmaz.

Diyarbakır'da devletin kamu kurumlarının durumu,  içler acısı.

Bu ister istemez hizmeti engeller.

İl teşkilatı ve vekiller sahaya çıktığında, ister istemez hesap soruluyor.

Onlar da cevap veremiyor...

Diyarbakır'da kamu kurumları başında bulunan kişiler,  bir zamanlar Sayın Cumhurbaşkanının  dile getirdiği  Diyarbakır Büyükşehir belediye başkanları Osman Baydemir ve Gülten Kışanak'ın pozisyonuna düşmüş gibi.

Kurum içinde bir memur veya işçi tarafından emir veren,  hesap soran var, gibi;

Kendi makam odasında ve misafiri yanında.

O zaman HDP'den ne farkınız kaldı?

Diyarbakır'da kurumlara göz atalım.

 İlk olarak Gençlik Spor İl Müdürlüğü. 

Bu kurumda olan biten,  İddia edilen konular vahim.

Bu vahim konuya şimdiye kadar siyasetçiler, Mülki İdare Amirleri ilin Sehr-i Emini neden neşter atmadı, bu kangrenleşmis kurum hep öylemi gidecek?

O kurumda birileri, gençlerin hayallerini yok etme bir yana Diyarbakır şanına yakışmayan sosyal medyada dolaşan  görüntülerle anılıyor.

Burada söz etmekten hicab duyuyoruz.

Bu kişiler yıllardır Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nde koltuk-makam işgal etmiş.

Kendileri ne pisliklerin içinde olduklarını biliyorlar.

Diyarbakır'da genç kızlarımızı bunlara emanet ediyoruz.

Emanete ihanet ediyorlar.

Bu kişiler AK Parti davasına zarar veriyor.

Bunların arkasında olan kişiler de Recep Tayyip Erdoğan'a ihanet ediyor .

Siyaset, kendi üzerine düşen görevi yapmış olsaydı,  bugün Diyarbakır'da kurumların içine düştüğü durum böyle olmazdı.

Hangi kuruma el atsak içler acısı bir bürokrasi hakimiyeti...

Yapılan pislikler her tarafı sarmış .

Tarım İl Müdürlüğü, yıllardır Diyarbakır'da.

Şimdiye kadar Diyarbakır tarımının  gelişmesi için ne yapıldı?

Bu müdürlük, taş üstüne taş bırakmış mıdır? 

Diyarbakır tarım merkezi, doğru.

Şimdi tarım ve çiftçilik yok olma ile karşı karşıya.

Siyasetin Tarım İl Müdürü'nün Diyarbakır'da kalması için verdiği mücadele, göz yaşartıcı.

Ortada eğer bu mücadele, bir Diyarbakırlı hemşerimiz için verilmiş olsaydı, şimdi bu  ithal brokratların hiç biri konuşmazdı, her işe burunlarını sokmazdı.

Belki bir şeyler olurdu, şehrimiz için.

Eğitim alanında yaşanan baş döndürücü gelismeler ve olaylar...

Acaba Batı Calışma Grubu yeniden iş başında  mı?

Eğitim kalitesi sıfır, bir türlü eğitim rayına girmedi.

Milli Eğitim İl Müdürünün son yaptıkları, akıl kârı değil.

 Akla, " Bu adam kime çalışıyor?" Sorusu ister istemez geliyor.

DİSKİ  son yıların en kötü permofansını gösteriyor.

Eninde sonunda Dicle kenarında olan Diyarbakırımızı susuzluğa mahkum bıraktı.

 Vatandaş habire şikayet ediliyor.

DSİ bölge ne yapıyor?

Diyarbakır'ı susuz bırakmaktan başka...

Bu akla ziyan, feraseti olmayan insanlar başta olduğu müddetçe biz  susuz kalacağız.

Benim karayolarım bitmeyen yolar...

Batman-Bismil ve Diyarbakır arası yol,  bir türlü bitmedi.

Arabeske döndü mesele: ömür bitti yollar bitmez!..

Son beş yılda Diyarbakır'da yaşanan tahribat, Türkiye'nin hiç bir şehrinde yaşanmamış.

Hiç mi dürüst, guvenilir bir Diyarbakırlı yok, hizmet alanında?

Bu kadar güvensizlik olmaz, olmamalı.

Herkes kendini kurtarmanın peşinde, yangından mal mı kaçırıyoruz?

Şu anda herkes ortada bir pasta olduğunu düşünüyor.

Ama ne yazıkki bu orta da bulunan pastayı kimlerin yiyeceğini bilmem.

Nasıl yiyeceklerini bilmiyor muyuz?

Nasıl mı?

Yangından mal kaçırır misali,  elleriyle yiyecekler.ve ayaklarıyla çiğneyecekler.

Karakter Oyuncusu Erol Taş Rahmetli, çok çekti, rollerden.

Dayak yedi, taşlandı, rol gereği yapımlardan dolayı.

Onun bir kahvehanesi vardı, esas geçimini çaycılıkla sağlardı.

Merhum, aynı zamanda üç çocuğuna analık-babalık görevini yapardı.

Ne zaman kötülük olsa,  o  kahkahası akla gelirdi.

Kendisi sinema pastasından fazla pay almadı da bu bürokrat ve vatan aşkıyla çalıştığını iddia edenler, pastanın tümüne sahip çıkmak istiyor.

Ya hu, bu pastadan yiyin, hepimiz insanız. Çatal ve bıçak varken ellerle dalmanız, neyin nesi. Doydunuzsa kenara çekilin, pastanın çikolatasından yüzünüz simsiyah, elleriniz kirli.

Pantolon cebinizde, gömlek cebinizde, ceket ceplerinizde pasta olur mu?

Yürürken ayak izleriniz, nereye gittiğinizi gösterir. Izlerinizden ayakkabı numaranız bile belli.

Ne diyelim, pastaseverlere?..

Canınız pasta istiyorsa üç harfli marketlerde ucuz. Yaş pasta partileri yapın,  yılbaşında,  doğum günlerinde, ay başlarında birbirinizin yüzüne şey yapabilirsiniz de yetimin ve öksüzün, fakirin ve gurebanın, çalışanın ve emek harcayanın vergisiyle ortaya çıkan, herkesin ortak malı olan, bizim, çocuklarımızın, torunlarımızın, geleceğimizin pastasına isminizin baş harflerini yazmayın, geleceğimizi karartmayın, bir şehri emelleriniz için yok etmeyin.

Bu şehrin bedduası kabul olunur, tokadı ender ve çetindir.

İçinde yaşayanın duası kabul olur.

Soruyorum sayın bakanım; Getirdiğiniz trollerin yeme şekli bile değişik.Sultan Süleyman'ın hazinesine göz dikenlere bir lafım var.Hazineyi Diyarbakır'da aramayın.

Bir de bizim yazılara takılanlar var.

Ne diyelim, doğruları söyledikçe rahatsız olanlar var.

Allah, bu milletin geleceği olan pastayı na- ehil olanların gölgesinden uzak tutsun.

Maaşını alıp  huzur hakkı diye toplantıdan toplantıya imza atanlar, eşlerini de unutmayanlar biliyoruz.

Ya hu pazarda hamallık yapan, aylık kazancını haramdan uzak tutarken, gelip geçici görevlendirilmelere onca talip çıkmasının sırrı olmalı.

Biz, hemen hemen her gün  yazıyoruz.

Utanmasalar, neler söyleyecekler?

Ağızlarında, yüzlerinde, parmaklarında, bembeyaz gömlek ceplerinde, ceketlerinin iç ceplerine kremalı, çikolatayı parça parça tıka basa dolduranlar, sizi ayak izinizden tanıyoruz.

Bizi eleştiren önce aynaya baksın.

Gülsün, dişlerine baksın.

Dişler dahi çürür, fazla çikolatadan, şekerden.

Siz hiç arlanmaz, utanmaz mısınız, aynadaki görüntünüzden?

Susun ve konuşmayın, konuştukça batıyorsunuz!..



Bu yazı 5603 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI