Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
İNANÇ ATLASIMIZDA İNSANA BAKIŞ
Tarih: 20-01-2023 00:02:00 Güncelleme: 20-01-2023 00:02:00


"Ey inananlar! Hiçbir kavim, topluluk, başka bir toplulukla alay etmesin. Belki alay ettikleri topluluk, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki alay ettikleri kişiler,   kendilerinden daha iyidirler.” (Hucurât).

Kadın veya erkek, hiçbir kişinin başka kişileri veya hiçbir topluluğun da başka toplulukları hor ve küçük görmeye hakkı yoktur.

Bu ayette uyarıldığımız gibi, belki hor gördüğümüz kişi veya kişiler, Allah’ın nazarında bizden daha iyi ve daha üstündürler. Hiç kimse kendisini başkasından üstün görmemeli ve başkalarını da kendisinden aşağı görmemelidir.

Hepimiz insanız ve  Allah’ın kullarıyız.

Yine bu ayette kadınlar, erkeklerle beraber zikredilmektedir.

İslam dini açısından kadın ve erkek insan olarak eşit tabi haklara sahip bulunmaktadır ve bu ayette haber verildiği gibi, günah işlemekte veya sevap kazanmakta kadın ile erkeğin aralarında herhangi bir fark yoktur.

Ayrıca Ved'a Hutbesi'nde haber verildiği gibi Hz. Muhammed (s.a.v.), cahiliye döneminin kötü bir geleneği olan imtiyazların kaldırıldığını, İslâm’a göre imtiyazlı insanların olmadığını ve insanların insan olarak eşit olduğunu haber vermiştir.

İnsanların başkalarını hor görmeleri, kendilerini başkalarından üstün görmeleri, sosyal hayatta insanlar arasında kin ve nefret tohumlarının ekilmesine sebep olmaktadır.

Bir de Hz. Muhammed (s.a.v.), kavga ederken bile başkalarını küçük düşürmekten sakınmayı emretmiştir.

Herhangi bir kişinin kendi ırkından veya inancından olmayanları küçümseyip hor görmesi, taassup olarak kabul edilmektedir.

Bu tür düşüncelere sahip olanlar, kendilerine göre hakikat kabul ettikleri görüş ve kanaatten başka inanç, görüş ve düşüncelere sahip olanları bir nevi düşman olarak bellemektedirler.

Fakat din ve vicdan hürriyetinin düşmanı yalnız bu değildir.

Bunun kadar siyasi taassup da bu hürriyetin düşmanıdır.

Hatta belki daha kindar, daha zalim ve yıkıcıdır.

Çünkü dini taassupta çok kere hasbilik hâkim olduğu halde, siyasi taassupta hemen daima şahsi fayda, his ve hırsı hâkimdir.

Siyasî taassup, bir şahsın hayat ve cemiyet hakkında kendi görüşlerini mutlak surette hak ve başka kişilerin konu ile ilgili görüşlerini batıl telakki etmesinden ileri gelen cahilane bir düşmanlıktır.

Siyasî taassubun inandığı ve bağlandığı şey, yalnız madde ve menfaattir.

Fakat madde ve menfaat fikri etrafında kitleleri coşturup harekete getirmek kolay değildir.

Onun için siyasî taassup, bir efsane yaratmaya ve bu sayede taraftar avlamaya mecburdur.

Herkese tüm insanlara saygı duyan, hor görerek küçümsemekten uzak güzel bir ahlak dileği ile.

Selam, saygı ve hürmetlerimle.



Bu yazı 1745 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI