finans haberleri
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
MİLLETVEKİLLERİ SAĞLIKTA SINIFTA KALDIK. NE DERSİNİZ?
Tarih: 04-08-2022 00:03:00 Güncelleme: 04-08-2022 11:10:00


Bu yazının başlığının niçin bu şekilde atıldığını, yazının sonunda ancak anlamak mümkün olacak sevgili okurlar...

Sağlık, her şeyin başıdır.

Sağlıklı toplumlar, okumuş ve eğitilmiş bireylerle bir yere varır.

Sağlıklı düşünme, sağlıklı oluşumun başıdır.

Gelin görün ki Diyarbakır da ki Sağlık, sağlıksız ortam içinde yönetim bazında oldukça hasta.

Hani hasta varsa bir ilaç verilir, serum bağlanır, iğne vurulur da kendisine gelir.

Diyarbakır Sağlık, akçalı ihaleler sebebiyle bir acayip ki sormaya görün!..

Açıklayalım o zaman meseleyi...

Evet  malum, Diyarbakır da tüm kurumlar sağlıksız işliyor .

Diyarbakır sağlığında yaşanan olaylar ise daha bir malum, bir daha bize gösterdi ki sağlık işlevsiz hale gelmiş .

Şifa dağıtan bir kurum kendisine şifa dağıtamıyor.

Diyarbakır'a nasıl dağıtacak ve nasıl hizmet verecek?

Bugün Diyarbakır sağlığında yaşananlar, Diyarbakır'ı etkiliyor.

Diyarbakır sağlığında sular hiçbir zaman durulmamış.

Şimdi durulacak yanı yok.

Hep bulanık hep flu...

Her gelen il müdüründen sonra taşlar yerine oturur gibi olana kadar yenisi " Ben geldim, merhabalar!.."  diyor.

Evet merhaba da, kim ve kimlere merhaba?...

Duyumlar doğruysa pasta büyük.

Onun için kavga da büyük.

Nihayetinde Diyarbakır, büyükşehir değil mi?

Kimseler paylaşamıyor, küçülmesini istemiyor pastanın kendilerine ayrılan kocaman dilimini..

Amaç halka hizmet olmuş olsaydı bu kavgalar yaşanır mıydı?

Geçenlerde genel olarak tüm kamu kurumlardan bürokrasinin içine düştüğü durumu ele aldık.

 

Keşke ele almasaydık.

Ondan sonra gelen bilgiler,  gelen belgeler durumun çok vahim olduğuna işaretçi oldu.

Adeta kamu kurumları, tel tel dökülüyor.

Bazı kişiler kamu kurumlarını kendi aralarında paylaşmış gibi.

Ne gibisi?

Bal gibi işte!..

Siyaset buna sessiz, duyarsız.

Kamu kurumlarının  pastasından daha fazla nemalanmak için adeta teşkilatlı kimi gruplar....

İşin acı tarafı, din kisvesi altında yapılıyor intibaî güçlü.

Bu, din adına değil, kendi çıkarları adına yapılan işler...

Kirli ve çok kirli...

Bu oluşumlar çete gibi değil.

İçinde hırsız, uyuşturucu, katil, jiletçi, eroinman, fuhuş, ne arasan var gibi bir kördüğüm.

Bu dolaplar, din adına yapılıyormuş...

Diyarbakır İl Sağlığı bunların bir parçası.

Yaşanan olayların parçalarını üst üste koyduğumuzda tablo netleşecek.

Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Sözleşmeli başhekim yardımcıları, müdür ve müdür yardımcıları atanıyor.

Başhekim de kendi çalışacağı adamlarına imza yetkili atıyor.

Kurum içinde çift başlılık...

İster istemez curcuna...

Yeni gelen kim olursa mobbing uygular...

Başhekim de görevlendirilen kişilerin görevine son verir.

Olay bundan ibaret.

Az ve öz...

İşler yürümez bir hal alır.

Olan, vatandaşa oluyor.

Eğer amaç halka hizmetse bu kavga ne?

Bu manzara yakışmıyor Diyarbakır'a.

Kamu kurumları parselenmiş hemde imar masasındaki parsel haritası gibi..

Cemaatler, tarikatlar, vakıflar,,dernekler ve say say bitmez.

Bunların yaptıklarının hiçbiri hizmet için değil.

hizmetlerin geçmişte bu ülkenin başına neler getirdiğini biliyoruz.

Amaç,  pastanın tümünu ele geçirmek.

Hiç kimsenin umurunda devlet yok, millet hiç değil.

Madem inancı bayrak edinirsiniz, yenilen naneler neyin nesi?

Yöneldiğimiz  kıble bir, inandığımız Rabb bir.

Dünya gelip geçici değil mi?

Bu vatandaşın vergisiyle ihaleler yapılır.

Siz, yasalara göre ihalelere girin.

Sizin bir şehrin ve bölgenin milyonlara hitap eden sağlık kurumuna dahliniz, hangi vicdana sığar?.

Hep deriz, bunlar şehri uçuruyor ve bunu marifet olarak belirtiyor.

Vicdanını cüzdanına haps edenler, elleri havada duada dururken ne der?

Onların duası kabul olur mu?

Sağlıkta olan kirli duyumlar, tahammül edilir gibi değil.

Kimi kaynaklar, kendilerini yedi kere Zemzem ile yıkanmış, pak gösterir, belirtelim.

Kafa kâğıtlarında yer alan arşiv bilgileri kirli.

Ne olacak, şimdi?

Bilmiyoruz, doğrusu.

İktidar milletvekilleri, durumu bilmez mi?

Onu da bilmiyoruz...

Bilselerdi, bu kangren haline gelmiş duruma el atmazlar mıydı?

Kimsenin günahını almayalım.

Belki dememişlerdir, kendilerine.

Haydi dememiş olsunlar, bu hususu kendilerine.

Bir sorsalar, bunları kim bu kurumların başına atıyor?

Sormamışlardır, eminiz.

Sağlık Bakanı, bu atamaları yapar.

Milletvekili, milletin derdine çözüm bulur, haklı isteklerini olumlu biçimde neticeleridir.

İktidar Milletvekillerinden kamuoyu adına soralım, o zaman:

- Sayın Milletvekilleri, Diyarbakır Sağlık'ta  neler oluyor? Bir açıklayınız!..

Nihayetinde sorduk da cevap komisyonların, teftişlerin, müfettişlerin ve dahi yargı kararlarının netleşmesinden sonraya kalır.

Kalır da 2023 sonrası ancak netleşir...

O zamana kadar yaşar mıyız, belli deģil, Değerli Okurlar...



Bu yazı 3364 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI