finans haberleri
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
GAZETECİLERE TOPLU KONUT veya HAYAL SATICILIĞI
Tarih: 02-08-2022 00:03:00 Güncelleme: 02-08-2022 00:03:00


Diyarbakır'ı uçuranlar, yerel basını da uçurmak mı istiyor?

Hayret ki hayret!..

Bu yazıda iğneyi kendimize batıralım, bir parça.

Diyarbakır Basını, kurumsallaşmış mı?

Kurumsallaşsaydı, Basın Müzesi olurdu.

Arşivi olurdu.

Aylık Basın emekçileriyle toplantılar gerçekleşirdi.

Birbirimize ödüller vereceğimize,  birliğimiz ses getiren güce sahip olurdu. 

Mesele Iktidar milletvekillerinin iktidarın büyük partisinin aylık basın toplantısında gazetecilere TOKİ'den daire tahsisi yani Basın Sitesi meselesi.

Bu dün sayılabilecek çok su çeken hamur, halen yoğrulmak isteniyor.

Işte bu bizim hikâyemiz!..

Yerel gazete sahiplerinden kaç kişi katıldı, toplantıya, bilmiyoruz.

Toplu bir fotoğraf var, yalnız.

Davet edildigimiz AK Parti Aylık Basın Toplantısı'nda milletvekilleri, il başkanı ve partinin diğer yetkilileri yerel medya çalışanlarını ev sahibi kılmak için TOKİ ile görüşmelerin olduğunu belirtti.

Yeni atanan Sayın Vali'ye durumu belirteceklerini ifade eden yetkililer, durumu bir önceki Sayın Vali'ye aktardıklarını belirtmiş, GGC Başkanı Mücahit Ceylan ile işbirliğinin olduğunu belirtti.

Diyarbakır Milletvekili Eker, bu müjdeli haberi, GGC Hizmet Binası'nda  ifade ederken, akla yerel gazetecilerin maaşıyla toplu konut taksidini nasıl ödeyecekleri sorusu geldi.

Gazetecilerin üzerinde tapulu daire olsa TOKİ, ev verecek mi?

Bu seçim döneminde yerel basının emektarlarına müjdelenen yeni ev hayali, ne zaman gerçekleşecek?

Bu ev hayalinden yıllarca gazetelerde yazan köşe yazarları " Gazeteci" olarak yararlanacak mı?

TOKİ, basın çalışanlarına ev verirken sadece gazetecileri mi merkeze alacak?

Haber Basın Ajanslarında çalışanların durumu ne olacak?

Ev verilecek listede ismi kırmızı kalemle işaretlenmiş karşı mahalleden olanların durumu ne olacak?

Sadece GGC Üyeleri mi yararlanacak?

Bu müjdeli haber daha önce de vardı, arşa alınmış mıydı? Alındıktan sonra satılmış mıydı?..

Bu bilinmezlik halen çözülmedi...

Öncelikle GGC, bölge cemiyeti olduğu için kendi etki alanında olan şehirlerde ve ilçelerde çıkan gazetelerle dergilerin arsivine ve diğer medya çalışanlarının yayınladığı eserlerin koleksiyonuna sahip mi?

Özü itibarıyla bir basın müzesi kuracak güçte midir?

Yerel gazete çalışanlarının maddî güçleri, taksit ödemeye müsaid midir?

Kimi resmî ilan alan gazetelerin ne kadar gazetecilik yaptığı sorgulanabilir mi?

Gazeteler, sadece basılı kâğıtta kalsa gazetecilik işlevi yerine getirilmiş olur mu?

Hangi gazete köşe yazarına- biz dahil- telif hakkı ödüyor?

Her ne kadar kısa zamanda e gazeteciliğe geçmiş olmamıza rağmen, çalışanlarımızın sigortasını ve maaşını, resmî ilan payımız olmamasına rağmen, hangi sıkıntılarla başbaşa olduğumuzu soran oldu mu?

Gazete çalışanlarının durumunu, gazete sahipleri iyi bilir. Bunu açıklamaya gerek yok, sanırız.

Bir dedikodu kazanına sürülen ateş, şimdiden kimin bu konutlardan faydalanması üzerine harlanıyor.

Kimi gazetelerin mavi boncuk dağıttığı isimlere bunun müjdesini vermesi, acele değil mi?

Seçimlerde  gazetecinin performansına, ürettiği haberlere mi bakılacak?

Bu belirsiz ortamda, bulanık suda oltaya hiç bir şey takılmaz.

Herhalde Diyarbakır Yerel Basını,  uçuşa hazırlanıyor.

Gazetelerin zorunlu olan resmî abonelere ulaşan sayısı belli.

Hiç kimse 2.000.000'luk şehirde binlerce abonesi olduğunu iddia edemez.

Bir çok gazete satış noktasında iki-üç yerel gazete ya var ya yok!..

Yerel kimi basın emekçileri bilmez, bu uzun hikayedir.

MEMUR-SEN TOKİ içinde bir bölüm ayrılmıştı.

Basın emekçileri ya müracaat etmedi ya taksitleri fazla buldu.

Bu aşamadan sonra kimse maaşı kadar taksit ödeyemez.

Kalkıp eski yarayı kaşımayın, iyi ki kabuk bağlamış.

Unutmayın, yarın size aylık 2000 TL'den 360 Ay taksitle daire verilse, çoğunuz orada kalmazsınız.

Öyle lüküs, ahım- şahım daireler olmayacak.

Havuzlu, otoparkı geniş  etrafı yemyeşil bir site hayal etmeyin.

İçimizde evi olmayan emekçiler vardır.

Emin olun, derler.

Paranızla da alırsanız "Parasız aldı." derler.

Derler de dairenizi alınca yazdıklarınız değişir mi?

Değişse bu sefer başkası söyler.

Değişmezse " Neden değişmedi?" derler.

İktidarın seçimin kapıda olduğu zaman diliminde kimin ağzına ne gelirse söylerler.

Emekli olan gazeteciyiz, biz de.

Aldığımız emekli maaşı, 5000 TL olsun.

Haftanın 7/24 Saati haber peşindeyiz.

Gazetecinin çok kazandığı söylenir.

Yerel basında çalışan muhabirle  mutfaktaki emekçi, bildiğiniz gibi.

Yükünü zamanında alan kimi gazete sahipleri hariç tablo ortada.

Bu meseleyi manşete çeken gazeteci arkadaşlar, oyunun rengini mi belli etti?

Gazetelerin çoğunun dibe vurduğu bilinmez mi?

Yerel basının okunan elektronik biçimi, e- gazetedir.

Sen basılı gazetede seçime hazırlık için kolları sıva, e-gazetede farklı yaz.

Yüreğinin bir damarı AHBR TV bir damarı FOX TV olur mu?

Haydi, devlet size %50 indirimle daire verdi, iki blok içinde.

Siz, biz, hepimiz aynı bloklarda kalır mıyız?

Sanmam, kabul edilmeyen duaya "Âmin!.." denmez.

Her gazetenin sahibinin bir düşüncesi var, çalışanı farklı olsa da. Biz de gazeteciyiz, bize sitede bir daire çıkarsa parasını verir, bir muhabirimize ücretsiz tahsis ederiz, söz veriyoruz.

Yazı dilimizde yine doğru olana" doğru", yanlışa " Yanlış" demeye devam ederiz.

Kısacası yerel basınımızın güzide çalışanları, birlik olsalardı çoktan ev sahibi olurdu.

Neden bir basın sitesi yok, TOKİ içinde?

Çalışanın vatandaş olarak hakkı mı?

Hakkıdır, evet!..

Gelgelelim, kimse bir daireyi dörtte bir fiyatına ve-re-mez!..

Bunu veren de olsa alan rahat yüzü görmez.

Derler, yani.

Bir alan belirlenir de kooperatif kurulsa ve aidat ödense belki!..

Yine derler, kıymetli meslekdaşım, söylerler.

"Konut" denince hiç bir şey çıkmaz, bu gönül okşayıcı ifadelerden.

Iktidar da bilir, bunu.

Muhalefet partilerine gidin, onlar konut yaptırırlarsa şaşırmayın.

Derler.

Seçim dönemi.

Biz gazeteciyiz.

Mesleğimiz bir yönüyle geçim.

Şu Sur'da kimi STK'lara verildiği söylenen yapılar var.

Duyumlar böyle.

Bu gazeteci birlikleri ciddîye alınsaydı, bir-iki yapı da verilirdi.

Biri "Basın Müzesi" olurdu biri birlik merkezi.

Vallahi yarın iki yapı verileceği beyan edilirse caffeyi kimin işleteceği üzerine tartışmalar çıkar, kavgaya dönüşür.

Derler yani.

Derler!..



Bu yazı 3007 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI