finans haberleri
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
SOKAKTA KAZANILAN KİMLİK!
Tarih: 19-05-2022 00:03:00 Güncelleme: 19-05-2022 00:03:00


Ülkemizde meydana gelen toplumsal değişme, kentleşme, sanayileşme, iç göç hızının artması, gecekondulaşma ve aile kurumunun parçalanmasına paralel olarak sosyal sorunlarda önemli bir artış gözlemlenmektedir. Artan sosyal sorunlardan en çok etkilenen çocuk ve ergenlerdir. Çocuk korunmaya, ilgiye ve sevgiye muhtaç bir varlıktır.

Madde bağımlısı çocukların anne ve babalarının tutumlarında, çocukluk dönemi gelişim sürecinde ciddi olumsuz, yanlış yaklaşımlar olduğu bilinmektedir. Ancak madde bağımlılığı tek bir nedenle ortaya çıkmaz, çocuğun yaşadığı birçok olumsuzluk bu konuda etkili olabilmektedir.

Çocuk ailede bulamadığı ilgiyi, desteği, sokakta arkadaş grupları içerisinde sağlamaya çalışır, arkadaş grupları içinde onay görür, takdir görür. Dolayısıyla çocuk sokakta yaşamayı alışkanlık haline getirir. Sokak onun bir parçası olur. Sokakta bir kimlik, güç kazanır.

Çocuk artık aileden koparak sokak kültürünün bir parçası haline gelir. Burada her türlü manipülatif etkiler, arkadaş etkisi, çıkar gruplarının etkisi, merak ve ilgi çocuğu madde kullanmaya yöneltir ve çocuk madde bağımlısı haline gelir.

Madde bağımlılığına başlamanın, merak, arkadaş grubunun yönlendirmesi, çocukların arkadaşlarına hayır diyememesi gibi birçok nedeni vardır.

modelleme ile ilişkisine bağlayabiliriz. Çocuk ya arkadaşından birini ya da anne babasından birisini model alır. Çocuğun çevresinde ve ailesinde böyle modeller varsa, maddeye yönelme riski çok daha yüksektir. Ailede sigara içen ebeveynin olması, çocuğu sigara bağımlılığına yatkın hale getiren en etkin sebeplerden birisidir.

Bunun sosyolojik bir altyapısı vardır. Doğu ve Güneydoğu’dan gerek terör olayları gerek ekonomik nedenlerle göç eden aileler, başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde varoş bölgeler oluşturdular. İnsanlar şehir hayatına, şehrin getirdiği zorluklara karşı uyum sağlamada sorun yaşadılar. Ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan uyum güçlükleri yaşandı. Bu durumdan en çok çocuklar etkilendiler. Güçlü bir toplumsal yapı çocuğun uyuşturucu ve madde bağımlılığına, sapkın davranışlara yönelme riskini azaltmaktadır. Ancak ekonomik ve sosyal açıdan hızla değişen bir ülkemizde, özellikle ekonomik düzeyi düşük ailelerde yoksulluk, eğitimsizlik, iç göç hızının kırsaldan şehre doğru artması, toplumsal yapıda ciddi değişimlere yol açmaktadır. İnsanlar eğitilmediği, ekonomik sorunları çözülmediği, işsizlik çözülmediği zaman ortaya çıkan zor durumdan en çok etkilenen de çocuklar olmaktadır.

Madde ve uyuşturucu kullanan bir çocuğun her şeyden önce tutum, davranış ve psikolojisinde belirgin değişikler yaşanır. İçine kapanabileceği gibi aşırı hareketlilik gözlenebilir. Öfke, kızgınlık patlamalarının yanı sıra yalan söyleme gibi uyum ve davranış sorunları baş gösterebilir.

Ülkemizde madde bağımlılığı sürekli artan bir eğilim içindedir. Ülkemizin genel nüfusuna göre oran düşük; ama her geçen yıl madde kullanımı artıyor. Bu konuda ciddi anlamda çalışmamız gerekiyor. Sadece kamu kurumlarına, yerel yönetimlere değil, sivil toplum örgütlerine de büyük görevler düşüyor.

Çocuklarımız ilköğretimden itibaren sanat ve kültür alanlarında etkin bir yer edinmelerini sağlamalıyız. Enerjisini harcayacak bilinçli, sağlıklı alanlara bulamayan çocuk, bilinçsiz ya da sağlıksız alanlara sokak kültürünün parçası olmaktadır. Çocukluk ve ergenlik çağı potansiyel ve güçlü bir enerjiyi temsil eder. Dolayısıyla çocuğun sağlıklı bir şekilde bu enerjisini harcayacak alanlar oluşturmalı, çocuğun psikolojisine uygun iletişim yaklaşımları geliştirilmelidir. Ebeveynler çocuk eğitimi konusunda kendilerini geliştirmelidir.

Sokağın çocuklarına sahip çıkarak, sivil toplum gücünü harekete geçirmeliyiz.

Mahallemizde, sokaklarda dolaşan kimsesiz çocuklar, anne, babasız çocuklar ya da mendil satan, arabaların camlarını silen çocuklara para vererek, Bu şekilde davranışlarının pekişmesini sağlıyoruz. Böylece çocuğun sokağa itilmesini güçlendiriyoruz ve madde bağımlısı olma riskini arttırıyoruz mendil alarak bu sorunun çözülemeyeceğini toplum olarak anlamalıyız artık

Madde kullanan çocuklar kendilerini sorunlu hissediyor, problemin kendilerinde olduğunu sanıyorlar. Burada sorunu dışsallaştırmak gerekiyor. Çocuğu soruna madde kullanmanın ittiğini kabul ettirmek gerekiyor. ‘Ben sorunlu değilim, madde beni sorunlu hale getirdi, ailemle ilişkilerimi bozdu’ diye düşünmesini sağlamak lazım.



Bu yazı 3799 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI