finans haberleri
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
Annelik
Tarih: 08-05-2022 00:14:00 Güncelleme: 08-05-2022 00:14:00


Bugün anlamlı, kapsamlı bir gün. Doğanın en gizemli olayı, “doğum”la başlayan ilk tanışılan kişidir anne. Onun sevgisi, bakımı, dokunmaya kıyamayan elleri, ninnileri, gülücükleri ile büyür çocuk. Ve onunla birlikte annenin yükümlülükleri de artar, büyür. Çocuğuna “ana dilini” toplumsal yaşama ayak uydurması için ilk bilgileri, davranış biçimlerini öğreten komple bir “okul”dur anne.

İnsan kaç yaşına gelirse gelsin “anne”nin sıcaklığını hisseder. Onun yerini hiç kimse dolduramaz. Bir derdimiz olduğunda bize destek olan, sevinci, kederi bizimle paylaşan en yakın kişidir anne.

Ünlü şairlerimizden Necip Fazıl KISAKÜREK ise, annenin hayatımızdaki önemini şu dizelerle dile getiriyor.

Bir zincir istiyorum, hırsımı bağlayacak

Bir yangın istiyorum, ruhumu dağlayacak

Bir ana istiyorum, başımda ağlayacak”

Bize bunca hizmetler veren, kol kanat geren annelerimizin üzerimizdeki hakkı ödenmeyecek kadar çoktur. Onları üzmemek, “Of!” dedirtmemek bizim görevimizdir. Onları sadece Anneler Günü’nde değil, her zaman, her yerde, her yaşta saymalı, sevmeli, mutlu etmeye çalışmalıyız, insan olana yakışan da; kendisinin var olmasını, yaşamasını, adam olmasını, bitip tükenmeyen çabalarla sağlayan annesine sevgi göstermektir.

Bir gün Hz. Musa Allah-u Teala ile münacat ederken Hak Teala'dan cennetteki arkadaşını kendisine tanıtmasını istiyor. Hak Teala şöyle hitap eder: "Senin cennetteki arkadaşın filan nahiyedeki gençtir. Hz Musa genci bulmak için oraya geldiğinde onun kasaplık yapan biri olduğunu görür. Hz. Musa onu çaktırmadan takip etmeye başlar ki hangi amelle böyle büyük bir makamı elde ettiğini öğrenmiş olsun. Akşama kadar bekler; fakat onun için önemli olan ve böyle bir makama onu layık kılacak bir ameli göremez. Akşam olunca genç, iş yerini kapatıp eve gitmek istediğinde Hz Musa kendini tanıtmadan adamdan, o gece kendisini misafir etmesini ister. Hz Musa bu vesileyle gece boyunca da gencin iyi amellerini takip etmeyi amaçlamaktadır. Genç Hz. Musa'nın isteğini kabul edip onu evine götürür. Hz. Musa eve girdiğinde gencin her şeyden önce yemek yaptığını. Daha sonra evde bulunan ve eli ayağı felç olan ihtiyar bir kadının yanına gelerek büyük bir sabır ve şefkatle yemeği lokma lokma onun ağzına koyarak yedirdiğini, sonra elbisesini değiştirdiğini, ihtiyaç gidermesine yardımcı olduğunu; sonra da özel yerine yatırdığını görür. Hz. Musa (a.s) o gece sabaha kadar gencin normal dini vazifeleri dışında fevkalade bir amel, ibadet, münacat falanını görmez. Sabah olduğunda ise yine genç evden çıkmadan o kadının yemeğini yedirir ve diğer ihtiyaçlarını gidermede şefkatle ona yardımcı olur. Vedalaşırken Hz. Musa gence sorar: "Bu kadın kimdir ve sen ona yemek yedirirken, gözlerini gökyüzüne dikerek ne söylüyordu?" Genç şu cevabı verir: "Bu benim annem" der. Ben ona yemek verdiğim zaman hakkımda şöyle dua ediyor: "Allah'ım bu hizmetlerin karşılığında oğlumu cennette Hz. Musa'nın yanına arkadaş eyle." Hz. Musa da gence annesinin duasının kabul olduğunu müjdeleyip Hak Teala'yla yaptığı münacatı kendisine anlatır."

İşte anne babanın hakkını riayet etmek böyle feyizlere insanı ulaştırır. Elbette bütün bunlardan önce, insanın mumin ve takvalı olması gerekiyor.

Yine hz peygamber  (s.a.v) şöyle nakledilmiştir: "Cennet annelerin ayağı atındadır."

Bir başka hadiste: "Annelerin ayaklarının altı, cennet bahçelerinden bir bahçedir" buyurmaktadır.

Bu hadisin bir manası şudur ki cenneti kazanmak, annelerin gönlünü kazanmak, onlara iyilik etmekle mümkün olur. Bir başka manası da: "Anneler isterse dünyayı cennete çevirebilirler, yetiştirdikleri mumin ve salih evlatlarla. Çocukların saadet ve mutluluğunun temel taşını koyan annelerdir. Kötülük ve bedbahtlıklarının ilk temel taşını koyan da yine annelerdir. Zira niyetleri, yedikleri lokmalar, amelleri, davranışları, imanı ve takvası rahimdeki çocuğu üzerinde de etkilidir. Doğduktan sonra da çocuk, anne ve babanın, özellikle annenin bütün hareketlerini izleyip taklit eder. Annenin verdiği terbiyeyle çocuğun ilerideki şahsiyeti yavaş yavaş oluşmaya başlar. Bu yüzden hz peygamber  (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Saliha bir eşle evlenmesi bir erkeğin saadetindendir." Zira ailenin ve çocukların saadeti büyük ölçüde anneye bağlıdır.

Başka bir hadiste İmam Cafer-i Sadık (r.a) şöyle buyurmuştur: "İffetli ve hayalı bir annesi olana ne mutlu!"

Yüce Rabbimiz'den annelerimiz hakkında görevlerimizi en iyi şekilde yerine getirmeyi ve bacılarımıza Hz. Fatıma'yı örnek alan anneler olmayı nasip buyurmasını diliyoruz.

Ve selam



Bu yazı 3861 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI