finans haberleri
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bursa escort escort bursa
izmit escort escort bayan anadolu yakası escort bayan
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
Ahlâk Kur 'an İslâm’ı üzerine Notlar
Tarih: 29-06-2022 00:03:00 Güncelleme: 29-06-2022 00:03:00


İslam, güzel ahlâktır.

Güzel ahlak, Allah’ın ahlakıdır.

Allah’ın ve Rasulü’nün yoludur.

Güzel ahlâk, İslam Dininin temel hedefidir.

Güzel ahlâk, imanlı olmanın delili, imanın ve İslam’daki ibadetlerin meyvesidir.

Hayat ağacının en nadide meyvesi, güzel ahlâktır.

Bir Müslüman’ın, her konuda olduğu gibi imanında, ibadetinde, yaşayışında, ahlak ve edebinde, iffet, haya ve namusunda, söz ve davranışlarında, ticaretinde, hülasa hayatın her anında Müslüman olması, Müslüman’ca ve İslam ahlâkına göre yaşaması gerekir.

Müslüman bir kimsenin her zaman, her yerde ve her durumda hayalı ve iffetli olması gerekir. Haya, imandandır. Haya ve iffet, Müslüman’ın ziynetidir, süsüdür. Haya ile iman birbirini tamamlar.

Haya ve iffet, Mü’minin zırhıdır, kaftanıdır, tesettürüdür.

Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyuruyor:

“Haya, bulunduğu her şeyi süsler. Fuhşiyyat ise bulunduğu her şeyi ayıplı kılar.”(Buhari: Edebul Mufred)

“Her Dinin önde gelen bir ahlakı vardır. İslam’ın ahlakı ise hayadır.” ( Muvatta)

Harama bakmamak, haramdan korunmak, harama karşı kendini muhafaza etmek ve kendini harama kapatmak da hayadan sayılır.

Konuştuğunuzda doğru konuşun, doğru söyleyin.

Söz verdiğiniz zaman sözünüzü yerine getirin.

Size bir şey emanet edildiğinde, emanete riayet edin, onu koruyun.

İffetinizi/namusunuzu koruyun.

Harama bakmaktan sakının.

Ve elinizi haramdan çekin.” (Ahmed Bin Hanbel, Müsned)

İslam, eli, dili ve beli korumayı ve bunlara sahip olmayı emreder.

Bir Müslüman’ın, lüzumsuz, yararsız, faydasız, boş, saçma, çirkin ve kötü sözleri kullanmaktan, yalan, dedikodu, gıybet ve iftiradan dilini koruması gerekir.

Hazreti Peygamber (S.A.V), Hazreti Ali’ye ve Onun şahsında bütün Müslümanlara ölçü olacak bu prensip hakkında şöyle buyuruyor:

“Ya Ali! Bakışı bakışa ekleme. Birincisi senin için (vebal yok ama) ikincisi aleyhinedir.” ( Ebu Davud)

Günümüzde kısmî dünyevî saltanat kuranlar, dünyanın ahiret tarlası olduğunu bilirler mi?

Her gün okunan ezanda, " Salâh " ve " Felâh" geçer, 20 kez, kametler hariç.

Bu iki kavramın ne olduğunu bilsek, mutluluk ve huzur kaynağı bulunur, aslında.

Salâh'ı ve Felâh'ı başka düşünce sistematiğinde arayanlara sözümüz yok.

Ömürlerince ezanı dinleyenler bilse!..

Sahi ezan okunurken manasını bilenlerimiz kaç kimse, etrafımızda?

Her namazda okunan Fatiha'da kul olarak ne dileriz, Allah'tan?

Ne bekliyoruz ve nasıl yaşıyoruz?

Bizim ahlâklı olmamız için öncelikle Kitabımıza göre yaşamdır, ahlâkımızı o belirler.

Yahudî ve Hristiyan Ahlâkı, seculer olsa da onlara benzeme arzumuz niçin? 

Arada bir hatırlatmak lazım, birbirimize, bu hakikati?

Bu hafta mealinden namaz sûrelerini bildiklerimizden okuyalım.

Öbür hafta Kur'an'dan "Demir", "Arı",  "Zelzele", Kadın", "Öküz" ve " Rûm" başlıklı Sûreleri okuyalım.

Belki itiraz eden olur, bu Sûreleri duymadıkları üzerine.

Mağara Sûresi'ni okuyun, Şairler Sûresi'ni ihmâl etmeyin.

Daha iman ettiği kitabın sûrelerinin isminin karşılığını ve sûrelerde neden bahsedildiğini bilmeyen varsa ne diyelim?

Kur'an-ı Kerim, yaşayan ınsanlara seslenir.

O Kitab, yaşanmak için indirilmiştir, ölülere okunmak için değil.

Zaten o ölüler, yaşarken dinlememiş miydi, okumamış mıydı? Ölüye okumanın yerine yaşayan ölülerin uyanmasına vesile olunuz.

Hırsızlığın, zulmün, baskının, haksızlığın, yalanın ve talanın reddedildiği, her insanın kul olduğunu, nebîlerle ve resullerin kul olduğunu ifade eden kitabın ne söyler ve nasıl yaşarsın?

Bu hafta her gün 20 sayfa Kitabı okurken, okuduğunuzu yaşamak için  meale ve tefsire bir baş vurun, dünyanız değişsin.

Ölen, yaşarken amellerini beraberinde götürmek için dünya ömrünü tamamlar.

Biz, ahiret tarlası dünyada neyin kavgasını veriyoruz?

Yalanın yerine doğruyu, karanlığın yerine aydınlığı, haksızlık yerine haklılığı, faiz yerine helâl kazancı, adaletle ahlâk ile birleştirdikten sonra İslâm ortaya çıkar.

Yalan söyleyenin kıldığı namazın kendisine hayrı olmaz.

Peygamber, yalan söyleyenin kendilerinden olmadığını buyurur.

Nefsine esir olan, sofrasında üç kimsenin yemeğiyle doymazken fakirleri düşünmez.

Peygamber, tok yatarken komşusundan haberli olmayanı kendilerine yabancı olarak belirtir: "...... bizden değildir."

Tartıda ve ölçüde hile yapan da bizden değil.

Zulme ve zâlime rıza gösteren de bizden değil.

Etrafınıza bakın, kim Peygamberin olduğu tarafta kalmıştır?

Yeniden iman etmek lazımdır, istediğimiz hayatı yaşamak için.

Her şeyimiz bizden olmalı ki biz olalım.

Maskeli bir hayatı yaşamaktansa, gıybet üzerine kurulu sohbetten uzak durmalı, insan.

Allah, hangi maskeleri taktığını bilmez mi, kulunun.

Maskesiz hayata evet!..

İndirin maskeleri de etrafınızı görünüz!...



Bu yazı 2438 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI