finans haberleri
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
DİYARBEKİR BU MUDUR?
Tarih: 23-05-2022 00:03:00 Güncelleme: 23-05-2022 00:03:00


SAYIN VALİYE TEKLİFLERİMİZ

Yaz ayına  girmemize sayılı günler kaldı.

Diyarbakır havası sıcak.

Siyaseti de oldukça  sıcak.

 Diyarbakır halkının  gündemi sağlık, ekonomi, temizlik, İşsizlik.

Diyarbakır dert küpü.

Diyarbakır sağlık bir adım ileri bir adım geri.

Sağlık alanında faaliyet yürüten sendikalar kendi aralarında çekişmeyi bırakıp sağlıkta olan sorunları çözmesi için iktidar  partisine baskı yaparak sağlık alanda var olan sorunları asgariye indirmeye çalışmalı.

Çalışılmıyor, maalesef.

Bir araya gelselerdi, meseleler bir nebze çözüme kavuşurdu.

Diyarbakır'da hafta içi il valisi değişikliği gerçekleşti.

  Eski vali giderayak  yaptıklarını yapmış.

Bu bir gelenek haline gelmiş.

Sadece Diyarbakır'la sınırlı değil, yapılan.

Yeri değiştirilen ya da görevden alınan kişi, o makamdan ayrılıncaya kadar, atamalarda imza yetkisi askıya alınmalı.

Tüm Türkiye'de öyle ama Diyarbakır öyle değil.

Hem vali hem belediye başkanı olacaksın, kendi kendine yazışacaksın.

Bir yerde emir veriyor bir yerde emir alıyor.

İki karpuz bir koltuğa sığmaz...

Her giden valinin ardından iyi konuşmak isteriz.

Maalesef olmuyor, bir türlü.

Gelen her vali, gideceğini bilerek çalışmalı.

Gelen gideni aratıyor, genelde.

Biz, nasıl temiz dürüst toplum  istiyorsak temiz bir siyaset istiyoruz,

Valiler İktidar Partisinin aynası olduğu sürece,  bulunduğu yeri makamı iktidar partisini temsil ediyor, devleti değil.

Vali, siyasetten bağımsız hareket etmeli.

Kim derse "Devleti temsil ediyor." yok öyle bir şey.

Siyaseten bağımsız hareket etmez, Valiler.

Her giden vali arkasına hoş bir seda bırakmak arzusu içinde olmalı.

Maalesef Vali değişir, mevcut çevre bir önceki Valiyi nasıl alkışlıyorsa, Belediye Başkanı'na övgüleri aynen devam ettirir.

Bu manzara gelenin gidenin bir şey yapmadığı zanına kapılmasına sebep olur.

" Sen neymişsin be Abi!.." diyen diyene...

" Abi" yerine isterseniz "Vali" isterseniz " Kayyım" kelimesini bırakıp tekrar okuyun.

Çevresi,  akıl vereni çok olursa insanın, eli ve kolu bağlı olur.

Her gelen ekibiyle gelirse şehir, yap- boz deneme tahtasına dönüşür.

Sıkıntı nerede, bilir misiniz?

İş, ehline verilmediği içindir, iç karartan kimi tablolar ve manzaralar.

Diyarbakır halkının  yıllardır beklediği,  istediği vali gelmedi.

Halkın içinde halkla  beraber hareket edeni çok olmadı.

Bu hafta Fetih Şöleni.

Bununla beraber Lice'de daha önce Ashab-ı Kehf Şenlikleri  halkın tarafından kutlanıyordu.

Geçen yıl giden vali,  " Devlet vatandaş kaynaşması olsun" diye kutlamaları organize etti.

Bu yıl da Fetih Şöleni ve Lice'deki Ashab-ı Kehf  Kutlamaları yapılacak.

Bunu organizesi, belediye ve valilik içinde olacak.

Diyarbakır'ın tümünü güll bahçesine çevirseniz de halkın gönlünü almadıktan sonra, ruhuna dokunmadıktan sonra ne yazar.

Geçen Fetih Şöleni, Lale Devri gibi etkinliklerle kutlandı.

Bu sene umarız, bu diz boyu israf ve şatafat olmaz.

Birr tarafta halkı dinlemiyeceksin, halktan uzak olacak, kimi ithal bürokratın istediğini yerine getireceksin, öbür tarafta halk ve aranızda olan mesafenin niçin kapanmadığını sorgulamayacaksın...

Bülten, dergi, gazete çıkaracaksın, her sayfasında fotoğrafların  yer alacak, şehri fetheden yeni fatih olacaksın.

O zaman Fetih Şölenı'ne ne gerek var? Zaten şehir feth edilmiş değil mi? 

Sahi, bu fetihte Meşhed Camiî bodrum katına hapsedilen kabirler hep penceresiz ve aydınlıktan mahrum mu kalacak?

Siz, bu sahabîlerin mezarlarını kapalı bodrum katında görünmez kılarak ne kazandınız,  yüz senedir?

Eğıl'de Peygamber Kabri ziyaret edilirken Sahabî Kabrî bir pencereden görünse "Yapı" tarihî eser olduğu için üniversite ve sanat tarihçileri, buna karşı mı çıkacak?

Ne dediğimizi anlayan anlar da yüz senedir, bu mekân kapalı.

Sayın Vali, Fetih Şöleni yapılacakken, bu soruyu cevaplarsa iyi olur.

Vatandaş, bu mekâna giderken her gördüğü paşa ve zevat kabrini sahabî kabri sanır.

Tabelada vardır da alt katta yer aldığı, kim okuyacak?

Niçin bodrum katta ve kapalı?

İki üç taş çıkarılsa, pencereler açılsa yapının ihtişamı mı bozulur?

Buraya pencere açıp, içini aydınlatma dinen sakıncalı mıdır?

Sayın Vali, ilgililere bir sorun, etrafınızdaki ilgililere.

Ashab-ı Kehf ve Meşhed Camiî Kabirlerinin görünmesinin yasak ve aydınlıktan mahrûm sahabîlerin durumunu.

Eminiz, bürokrasi hazretleri toplantı üstüne toplantı yapar, alınan huzur hakkı, bu tadilat için yapılan harcamayı kat be kat aşar.

Sayın Vali, bunu dikkate alırsa makbûle geçer, ilk icraatı.

Cadde ve sokak adını değiştirmekle uğraşmayın, herkes nasıl biliyorsa caddeleri ve sokakları öyle gezer, dolaşır, bulur.

Hafta içi, bu güzel haberde belirttiğimiz hizmetin gerçekleşmesini umuyoruz.

Peygamber kabrini muhafaza arkasından görmek serbestken bodrum katına kapatma hayırlı iş midir?

Bu şehrin Ilahiyat Fakültesi var, Il Müftülüğü var, Medreseleri mevcut, Alimleri hayatta.

Biz, bu işte bir tuhaflık hissediyoruz.

Bu teklifi sunmaya çoğu kişinin cesareti mi yok?

Sayın Valimizden ve ilgililerden cevap bekliyoruz...

Evet, daha önce Diyarbekir böyle değildi.

Şimdi şehre bakınca " Diyarbekir bu mudur?" diye soruyoruz, uzun zamandır...

Cevap mı, her kapı önümüzde duvar...



Bu yazı 3226 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI