|
Tweet |
Yasin Güler
DİYARBAKIR – Emekli Meclisleri Sendikası Diyarbakır Meclisi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde emeklilerin insanca yaşam koşulları için başlattığı eyleme tam destek verdiğini açıkladı. Yapılan yazılı açıklamada, emeklilerin açlık sınırının altında kalan maaşlarla yaşam mücadelesi verdiği vurgulanarak, mevcut ekonomik politikalar sert sözlerle eleştirildi.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, milyonlarca emeklinin temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hâle geldiği belirtilerek, “Emekliyi yük olarak gören, alın terini yok sayan anlayışa karşı sessiz kalmayacağız” denildi. Açıklamada, CHP’nin Meclis’te başlattığı eylemin emeklilerin taleplerinin görünür kılınması açısından önemli olduğu ifade edildi.
“Bu Bir Sadaka Değil, Hak Mücadelesidir”
Emekli Meclisleri Sendikası, taleplerinin geçici iyileştirmeler değil, kalıcı ve adil bir düzen olduğunu vurguladı. Açıklamada öne çıkan başlıca talepler şöyle sıralandı:
Milli gelirin adil dağıtılması: Ülke kaynaklarının dar bir kesime değil, emekliler ve emekçiler başta olmak üzere tüm yurttaşlara eşit biçimde dağıtılması.
İntibak Yasası’nın çıkarılması: 2000 yılı öncesi ve sonrası emekliler arasındaki maaş uçurumunun giderilmesi.
Eşit ve ücretsiz sağlık hakkı: Emeklilerden alınan katkı paylarının kaldırılması, sağlık hizmetlerine ücretsiz erişim sağlanması.
Sendikal hakların tanınması: Emeklilerin sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının yasal güvence altına alınması.
Açıklamada, “Bu talepler bir lütuf değil, anayasal haktır. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş emekliler yoksulluğa mahkûm edilemez” ifadelerine yer verildi.
“Sonuç Alınana Kadar Mücadele Sürecek”
Emekli Meclisleri Sendikası Diyarbakır Meclisi, siyasi görüş ayrımı yapmaksızın emeklilerin hakları için verilen her demokratik mücadelenin yanında olduklarını belirterek, CHP’nin başlattığı eylemi sonuç alınıncaya kadar takip edeceklerini duyurdu. Açıklama, “Sokaklarda, alanlarda ve Meclis kapısında haklarımızı haykırmaya devam edeceğiz. Kurtuluş yok tek başına; ya tüm emekliler ya hiçbirimiz” sözleriyle son buldu.