diyarbakır escort
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...



KÜRT MEDRESELERİ VE ÂLİMLERİ-10

Şeyh Memduh Brîfkanî (ö. 1976)

facebook-paylas
Tarih: 02-03-2026 00:13

KÜRT MEDRESELERİ VE ÂLİMLERİ-10

 

 

1911 yılında Duhok’a bağlı Badê köyünde dünyaya geldi. Şiirlerinde mahlas olarak bazen “Memdûh”, bazen de “Exlatî” nisbesini kullanmıştır. 1976 yılında Bağdat’ta vefat etmiş ve Duhok’ta defnedilmiştir. Babasının adı Şeyh Muhsin’dir.

 

Şeyh Memdûh önce Brîfkan köyünde Mela Abdullah Etrûşî’nin yanında medreese tahsiline başladı. Orada üç yıl okuduktan sonra Sipîndar köyüne gitti ve burada bir yıl Mela Ahmed’den okudu. Buradan Etrûş köyüne gitti ve Hacı Mela Ahmed’den ders aldı. Sonra Zaho’ya giderek Mela Ahmed adlı âlimden ilim tahsil etti ve ilmî icazetnamesini bu âlimden aldı. İcazetname aldıktan sonra Brîfkan köyüne döndü. Ardından Bağdat’a gitti ve orada Ehl-i Beyt Medresesi’nde dinî ve tasavvufî ilimlerde ihtisas yapmaya başladı ve bu ihtisasını Necef Hikmet Medresesi’nde tamamladı.

 

Şeyh Memdûh büyük bir âlim ve şeyh olduğu gibi, yurtsever bir Kürt aydınıydı da. Bu çerçevede:

 

1)23 Haziran 1970 yılında Bağdat’ta Kürt Yazarlar Kongresine katıldı ve bu kongreye üye oldu.

 

2)Dihok’ta Kürt Yazarlar Birliği’nin ilk başkanı oldu.

3) Kürt Bilim Akademisi’ne üye oldu. 

 

Eserleri

1)“Dîwan”: Onun bu divanı oğlu Zahir Brîfkanî tarafından “Laleşîn” başlığıyla yayıma hazırlanmış ve 1997 yılında Stockholm’da bastırılarak APEC Yayınları arasında çıkmıştır.

 

Şeyh Memdûh, zamanının Kürt aydınlarıyla irtibat içerisinde olmuştur. Celadadet Bedirhan ile özel bir dostluğu vardı.  Bu çerçevede, “Hawar”da yayımlanan “Roj bête der” başlıklı şiirinde Celadet Bedirhan’ın bayramını kutlamakta ve şöyle söylemektedir:

 

Roj bête der, al sor û zer                    Bayrak kırmızı sarı, Güneş doğsun

Rewşen li ser banê te bît                    Damının üzerinde Revşen olsun

Her dem bijî bi keyf û xwoşî             Daima keyifli ve mutlu yaşayasın

Cejna te jî pîroz bibît                         Senin bayramın da kutlu olsun

 

Her dem şeva te ron bibît                   Geçen her zaman aydınlık olsun

Ji dil şahya te xwoş bibît                    Şenliğin gönülden hep hoş olsun

Çend roj hene her cejne bît                Ne kadar gün varsa bayram olsun

Cejna te jî pîroz bibît                         Senin bayramın da kutlu olsun

 

Hindî ku ev dinya hebî                                  Bu dünya var olduğu sürece

Serê bilind dêmê te bî                        Başın dik, yüzük ak olsun

Her hakim û şahê me bî                                 Hep hâkim ve şahımız olasın

Cejna te jî pîroz bibît                         Senin bayramın da kutlu olsun

 

Li baxçê gulan li nav sunbulan                      Gülzarda, sümbüller içinde olasın!

Seyran bikî şahê dilan                                   Gönüller şahı! Orada seyran edesin

Bi keyf û sema dûr bî ji xeman                      Neşe ve semayla gamdan uzak olasın!

Cejna te jî pîroz bibît                         Senin bayramın da kutlu olsun

 

Heyva li ser te çarde bît                                 Üzerine On Dörtlük Ay doğsun

Daîm bihar li ‘erdê te bît                   Toprağın her zaman bahar olsun

Te çi mirad e her we bît                                 Muradın ne ise yerine gelsin

Cejna te jî pîroz bibît                         Senin bayramın da kutlu olsun

 

Hindî ku padîşah hebin                                  Ne kadar çok padişah var ise

Hemî li ber payê te bin                                  Hepsi senin ayakların olsunlar

Daîm di ferwara te bin                                   Daima senin emrinde olsunlar

Cejna te jî pîroz bibît                         Senin bayramın da kutlu olsun

 

Roj derkevît, çak helkevît                  Güneş doğsun, iyice yükselsin

Dujmin birevît, an jî bikevît              Düşman ya kaçsın ya da düşsün

Memdûh divêt ev hale bît                  Memdûh ister ki böyle olsun

Cejna te jî pîroz bibît                         Senin bayramın da kutlu olsun

 

Ji Helbesta “Behdînan”                      “Behdînan” Şiirinden

 

Ez Kurd im, Kurdê çiya nim              Ben Kürdüm, dağların Kürdüyüm

Serbilindê Behdînan im                                 Behdînan’ın başı dik adamıyım

Xwudê dizanit ji bo Kurda                Allah biliyor ki ben Kürtler için

Çi dilsoz û dilovan im                                    Ne kadar bağrı yanık ve şefkatliyim

 

Ne ez tirk im ne tazî me                                 Ben ne Türk’üm ne de Arabım

Ne înglîz û emrîkî me                        Ne İngilizim ne Amerikalıyım

Ne be’sî û ne şû’î me                         Ne Baasçıyım ne Komünistim

Belê kurdek bisilman im                    Evet, Müslüman bir Kürdüm

 

Belê Kurd im bi rûh û can                 Evet, ruhumla canımla Kürdüm

Be ‘ehd û bawerî û îman                    Vefalıyım, inançlıyım, imanlıyım

Dinalim ez bo Kurdistan                   Ben Kürdistan için inliyorum

Lewra hindey perîşan im                   Bundandır hep perişan haldeyim

 

B)BAMERNÎ MEDRESESİ VE ÂLİMLERİ

 

1. BAMERNÎ MEDRESESİ

 

Behdînan Bölgesinde Nakşibendî tarikatının halifeliğini Mevlana Halid’den alan ilk şahsiyet Şeyh Tahir Bamernî’dir. Nehrî’de Şeyh Tahir’le karşılaşan Mevlana Halid, burada ona halifelik vermiş ve Muş’a göndermiştir. Muş’tan İmadiye’ye dönen Şeyh Tahir, İmadiye’nin batısına düşen Bamernî köyünde 1846 yılında köy halkının da desteğiyle bir tekke inşa etmiştir. Daha sonra Musul’a giden Şeyh Tahir burada vefat etmiştir. Onun adına Behdînan’da halife olarak oğlu Şeyh Muhammed, Şeyh Muhammed Hirûrî ve Şeyh Yusuf Zaxoyî irşat ve ilim hizmetlerini yürütmüşlerdir. Tekke’yi oğlunun kurduğuyla ilgili bazı görüşler de vardır. 

 

2. BAMERNÎ MEDRESESİ’NDE İZ BIRAKAN ÂLİMLER

 

2. 1. Şeyh Tahir Bamernî (1783-1842)

 

Şeyh Tahir Bamernî Tekkesinde tasavvuf, tarikat ve irşat faaliyetlerinin yanında yoğun bir medrese tahsili de yürütülmekteydi. Bu tekke-medresenin en meşhur müderrislerinden bazıları şunlardır:

 

Şeyh Muhammed Mamernî (Şeyh Tahir’in oğlu)

Mela Ahmed Mela Osman

Mela Haydar

Mela Muhammed Saîd

 

Bu tekke-medresede okuyup buradan mezun olan bazı âlimler şunlardır:

 

Mela Araif

Mela Fuad

Mela Hüseyin

Mela Necmeddîn

 

 

2. 2. Şeyh Muhammed Bamernî (ö. 1308/1890)

 

Şeyh Tahir Bamernî’nini oğlu olan ve babasının vefatından sonra onun yerine geçen Şeyh Muhammed Bamernî, 1227/1812 yılında doğmuştur. İlim ve irşad faaliyetlerini yaz mevsiminde Bamernî’de yürüten bu şeyh, kışa girildiğinde Musul’a giderek ilim ve irşad hizmetlerini burada yürütürdü.

 

Musul ve Behdînan bölgelerinde çok kimsenin kendisinden tasavvuf eğitimi aldığı Şeyh Muhammed Bamernî’nin vefatından sonra müderrislik ve irşad hizmetlerinde yerine oğlu Şeyh Bahaeddîn Bamernî geçmiştir.

 

 

2. 3. Şeyh Behaeddîn Bamernî (ö. 1952)

 

Şeyh Muhammed Bamernî’nin oğludur. Bulunduğu Bamernî köyünden küçük yaşlarda çıkarak medrese tahsiline başladı. Başta İmadiye müftüsü Mela Es’ad ve Zaho âlimlerinden Şeyh Muhammed Emîn olmak üzere yörenin ünlü âlimlerinden ders aldı. İlmî icazetnamesini Musul’da Şeyh Halid Ömerî’den almış Bamernî köyüne dönerek buradaki tekke-medresede çok sayıda talebe okutmuştur. Bamernî Tekkesi olarak bilinen bu tekke onun zamanında irşad, ilim ve kültür merkezi haline geldi. Demelûcî bu zat ve Bamernî meclisleri hakkında şunları söyler:

 

Bamernî meclislerine gelince: İnsanın ruhu bu meclislerden zevk alır. Bu meclislerde sohbet eden Şeyh Behaeddîn, radikal şeyhlerden değildir. Dolayısıyla tasavvuf ve tarikatla ilgili sohbetlerinde mantık dışı ve uçuk şeylerden bahs etmez. Beyaz sarıklı diğer şeyhlerle birlikte hadis ve tefsir münazaraları yapılır. Şeyh Beahaeddîn daima şu Farsça beyti tekrar eder:

 

Lîbas-i  tarîkat  be  tkvâ  bûd             Taraikatın giysisi “takva” imiş

Ne der cubbe û dalk-i ahder bûd        Cübbe ve yeşil hırka değilmiş

 

2. 4. Şeyh Gıyaseddîn Bamernî (ö. 1944 veya 1948)  

 

Şeyh Behaeddîn Bamernî’nin oğludur. 1890 yılında Bamern köyünde doğmuştur. Behdînan Bölgesinde bazı medreselerde okuduktan sonra İmadiye Müftüsü Mela Muhammed Şukrî Efendi’den icazetname almıştır. Otuz yaşındayken 1930 yılından itibaren Kuzey Irak Kürt Bölgesi adına Irak Parlamentosu üyesi olarak görev yapmıştır. 1935 yılında bu görevi yenilenmiştir.

 

1944 yılında vefat eden Şeyh Gıyaseddîn, çok yönlü bir âlim olarak bilinmektedir. Aynı zamanda iyi bir şair olarak da tanır. Şiirlerinde tasavvufî konuların yanında yurtseverlik temaları da vardır. Bir şiirinde Celadet Bedirhan ve kardeşi Kamuran Bedirhan’ı şöyle övmektedir.

 

Ev ro xeberê xoş me guh lê bu Bedirxan

Sax bûye di şexsê neviya da vegeraye

                        Bugün hoş bir haber duyduk ki Bedirhan,

                        Torunları şahsında dirilip geri dönmüştür

 

Hindî ke Celadet bi celadet wekî şêra

Kamîran jî bi kemal û edeba mîrê hemya ye

                        Celadet var ya, büyüklükte aslanlar gibidir

                        Kamîran da kemal ve edepte hepimizin beyidir

 

Bo ceng û cîdala wekî şêran û pilinga

Wextê qelemê dur wekî lêmiştê rijaye

                        Savaş ve kavgalar için aslan ve kaplan gibidirler

                        Kalem zamanı kalemlerinden sel gibi inci dökülür

 

Ev millete dê kengî heqqê qenciyê raket

Ya ji hemiya siviktir bi giraniya xo çiya ye

                        Bu millet acaba ne zaman iyiliğin hakkını verecek!

                        Onların en hafif iyiliği ağırlık olarak bir dağ gibidir

 

Ya Rebbî hefiz key bo evî milletê muhtac

Van her du ‘ezîzan ku kesê dî me nemaye

                        Ya Rab! Bu muhtaç millet için bu ikisini muhafaza et

                        Zira bu iki “Azîz”den başka kimsemiz kalmamıştır

 

Keyfê dilê vî pîremelay rakire reqsê

Ma pîr wekî can bûn ve, kerem karê Xwuda ye

                        Onlara olan sevgim bu yaşlı Mela’nın kalbini coşturdu

                        Yaşlı biri tekrar genç mi oldu? Bu kerem Allah’ın işidir

 

Ji helbesta “Rêya Lawa”        “Gençlerin Yolu” Şiirinden

 

Serê şolê ji binî danin, gelî lawêt xwudan xîret

Nebêjin nîne ev ro bo me bext û tali’ û qismet

                        Ey gayretli gençler! İşinizi en baştan esaslı yapın

                        Demeyin ”zaten bugün talih ve kısmetimiz yoktur”

 

Nebin bêhîvî, yê bêhîvî sergerdan û alûz e

Ne ku hûn paşve mînin, weqtê teng e qafîle derket

                        Ümitsiz olmayın, ümitsiz olan hep sersem ve karmaşıktır

                        Geride kalmayın! Zaman dardır ve kervan yola çıkmıştır

 

Hemî pêkve bizanin dest li dest bin jêk nebijdên

Werîsê xo mukum ken, da nebiçiyêt da nebît ‘îbret

                        Hep birlikte biliniz, birlik olun, birbirinizden ayrılmayın

                        Halatınızı kuvvetlendirin ki kopmasın, ibretlik olmayın

 

Kurêt baba tifenga danin desta sivik helden

Hewe ev ro qelem lazimtir e, da ku bihêt ferset

                        Ey yiğitler! Tüfekleri bir kenara bırakın, elinizi çabuk tutun

                        Fırsatı yakalamak için size bugün kalem daha çok lazımdır

 

Kurêt baba eger hwîn bûne zana û tifaq û yek

Dihêt teyare bo we pêş tifengê ve neken hesret

                        Ey yiğitler! Eğer bilgin, birlik ve ittifak halinde olursanız

                        Size uçak gelecek, tüfek yok diye hasret içinde olmayınız

 

Kurêt baba bizanin heq çî ye mewten çî ye ev ro

Hewe li ser lazim e hwîn têbigehin ‘înwan e qewmiyet

                        Ey yiğitler! Bugün hak nedir, vatan nedir, bunları biliniz

                        Kavmiyetin bir “unvan” olduğunu fark edip bilmelisiniz

 

Çu gazinda ji zemanî hwîn neken ew her şev û roj in

Wekî xo ye belê sûca me ye em bûne bêqîmet

                        Zamandan şikâyet etmeyin; gece ve gündüz eskisi gibidir

                        Bunlar hep aynıdır; fakat değersiz olmuşsak suç bizimdir

 

Gelî lawan! Weten deynê xoyê dixazît çi dê deynê?

Heçî tiştê bideyn malê wî ye bê xêr û bê minnet

                        Ey yiğitler! Vatan borcunu istiyor; ona ne vereceksiniz?

                        Ona ne verseniz de onun malıdır; sevapsız ve minnetsiz

 

Melayê Pîr duago ye hewe sed car mubarek bin

Ser û sîma bi hewe fexrê diket ev roke hurriyet

                        Yaşlı Mela size duacıdır: Yüzlerce kere mübarek olunuz

                        Baştan aşağı iftiharımızsınız, hürriyettir bugün gururunuz

 

Not PROF DR KADRİ YILDIRM KÜRT MEDRESELERİ VE ÂLİMLERİ KİTABINDADA  ALINMIŞ.




Bu haber 198 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI