|
Tweet |
1911 yılında Duhok’a bağlı Badê köyünde dünyaya geldi. Şiirlerinde mahlas olarak bazen “Memdûh”, bazen de “Exlatî” nisbesini kullanmıştır. 1976 yılında Bağdat’ta vefat etmiş ve Duhok’ta defnedilmiştir. Babasının adı Şeyh Muhsin’dir.
Şeyh Memdûh önce Brîfkan köyünde Mela Abdullah Etrûşî’nin yanında medreese tahsiline başladı. Orada üç yıl okuduktan sonra Sipîndar köyüne gitti ve burada bir yıl Mela Ahmed’den okudu. Buradan Etrûş köyüne gitti ve Hacı Mela Ahmed’den ders aldı. Sonra Zaho’ya giderek Mela Ahmed adlı âlimden ilim tahsil etti ve ilmî icazetnamesini bu âlimden aldı. İcazetname aldıktan sonra Brîfkan köyüne döndü. Ardından Bağdat’a gitti ve orada Ehl-i Beyt Medresesi’nde dinî ve tasavvufî ilimlerde ihtisas yapmaya başladı ve bu ihtisasını Necef Hikmet Medresesi’nde tamamladı.
Şeyh Memdûh büyük bir âlim ve şeyh olduğu gibi, yurtsever bir Kürt aydınıydı da. Bu çerçevede:
1)23 Haziran 1970 yılında Bağdat’ta Kürt Yazarlar Kongresine katıldı ve bu kongreye üye oldu.
2)Dihok’ta Kürt Yazarlar Birliği’nin ilk başkanı oldu.
3) Kürt Bilim Akademisi’ne üye oldu.
Eserleri
1)“Dîwan”: Onun bu divanı oğlu Zahir Brîfkanî tarafından “Laleşîn” başlığıyla yayıma hazırlanmış ve 1997 yılında Stockholm’da bastırılarak APEC Yayınları arasında çıkmıştır.
Şeyh Memdûh, zamanının Kürt aydınlarıyla irtibat içerisinde olmuştur. Celadadet Bedirhan ile özel bir dostluğu vardı. Bu çerçevede, “Hawar”da yayımlanan “Roj bête der” başlıklı şiirinde Celadet Bedirhan’ın bayramını kutlamakta ve şöyle söylemektedir:
Roj bête der, al sor û zer Bayrak kırmızı sarı, Güneş doğsun
Rewşen li ser banê te bît Damının üzerinde Revşen olsun
Her dem bijî bi keyf û xwoşî Daima keyifli ve mutlu yaşayasın
Cejna te jî pîroz bibît Senin bayramın da kutlu olsun
Her dem şeva te ron bibît Geçen her zaman aydınlık olsun
Ji dil şahya te xwoş bibît Şenliğin gönülden hep hoş olsun
Çend roj hene her cejne bît Ne kadar gün varsa bayram olsun
Cejna te jî pîroz bibît Senin bayramın da kutlu olsun
Hindî ku ev dinya hebî Bu dünya var olduğu sürece
Serê bilind dêmê te bî Başın dik, yüzük ak olsun
Her hakim û şahê me bî Hep hâkim ve şahımız olasın
Cejna te jî pîroz bibît Senin bayramın da kutlu olsun
Li baxçê gulan li nav sunbulan Gülzarda, sümbüller içinde olasın!
Seyran bikî şahê dilan Gönüller şahı! Orada seyran edesin
Bi keyf û sema dûr bî ji xeman Neşe ve semayla gamdan uzak olasın!
Cejna te jî pîroz bibît Senin bayramın da kutlu olsun
Heyva li ser te çarde bît Üzerine On Dörtlük Ay doğsun
Daîm bihar li ‘erdê te bît Toprağın her zaman bahar olsun
Te çi mirad e her we bît Muradın ne ise yerine gelsin
Cejna te jî pîroz bibît Senin bayramın da kutlu olsun
Hindî ku padîşah hebin Ne kadar çok padişah var ise
Hemî li ber payê te bin Hepsi senin ayakların olsunlar
Daîm di ferwara te bin Daima senin emrinde olsunlar
Cejna te jî pîroz bibît Senin bayramın da kutlu olsun
Roj derkevît, çak helkevît Güneş doğsun, iyice yükselsin
Dujmin birevît, an jî bikevît Düşman ya kaçsın ya da düşsün
Memdûh divêt ev hale bît Memdûh ister ki böyle olsun
Cejna te jî pîroz bibît Senin bayramın da kutlu olsun
Ji Helbesta “Behdînan” “Behdînan” Şiirinden
Ez Kurd im, Kurdê çiya nim Ben Kürdüm, dağların Kürdüyüm
Serbilindê Behdînan im Behdînan’ın başı dik adamıyım
Xwudê dizanit ji bo Kurda Allah biliyor ki ben Kürtler için
Çi dilsoz û dilovan im Ne kadar bağrı yanık ve şefkatliyim
Ne ez tirk im ne tazî me Ben ne Türk’üm ne de Arabım
Ne înglîz û emrîkî me Ne İngilizim ne Amerikalıyım
Ne be’sî û ne şû’î me Ne Baasçıyım ne Komünistim
Belê kurdek bisilman im Evet, Müslüman bir Kürdüm
Belê Kurd im bi rûh û can Evet, ruhumla canımla Kürdüm
Be ‘ehd û bawerî û îman Vefalıyım, inançlıyım, imanlıyım
Dinalim ez bo Kurdistan Ben Kürdistan için inliyorum
Lewra hindey perîşan im Bundandır hep perişan haldeyim
B)BAMERNÎ MEDRESESİ VE ÂLİMLERİ
1. BAMERNÎ MEDRESESİ
Behdînan Bölgesinde Nakşibendî tarikatının halifeliğini Mevlana Halid’den alan ilk şahsiyet Şeyh Tahir Bamernî’dir. Nehrî’de Şeyh Tahir’le karşılaşan Mevlana Halid, burada ona halifelik vermiş ve Muş’a göndermiştir. Muş’tan İmadiye’ye dönen Şeyh Tahir, İmadiye’nin batısına düşen Bamernî köyünde 1846 yılında köy halkının da desteğiyle bir tekke inşa etmiştir. Daha sonra Musul’a giden Şeyh Tahir burada vefat etmiştir. Onun adına Behdînan’da halife olarak oğlu Şeyh Muhammed, Şeyh Muhammed Hirûrî ve Şeyh Yusuf Zaxoyî irşat ve ilim hizmetlerini yürütmüşlerdir. Tekke’yi oğlunun kurduğuyla ilgili bazı görüşler de vardır.
2. BAMERNÎ MEDRESESİ’NDE İZ BIRAKAN ÂLİMLER
2. 1. Şeyh Tahir Bamernî (1783-1842)
Şeyh Tahir Bamernî Tekkesinde tasavvuf, tarikat ve irşat faaliyetlerinin yanında yoğun bir medrese tahsili de yürütülmekteydi. Bu tekke-medresenin en meşhur müderrislerinden bazıları şunlardır:
Şeyh Muhammed Mamernî (Şeyh Tahir’in oğlu)
Mela Ahmed Mela Osman
Mela Haydar
Mela Muhammed Saîd
Bu tekke-medresede okuyup buradan mezun olan bazı âlimler şunlardır:
Mela Araif
Mela Fuad
Mela Hüseyin
Mela Necmeddîn
2. 2. Şeyh Muhammed Bamernî (ö. 1308/1890)
Şeyh Tahir Bamernî’nini oğlu olan ve babasının vefatından sonra onun yerine geçen Şeyh Muhammed Bamernî, 1227/1812 yılında doğmuştur. İlim ve irşad faaliyetlerini yaz mevsiminde Bamernî’de yürüten bu şeyh, kışa girildiğinde Musul’a giderek ilim ve irşad hizmetlerini burada yürütürdü.
Musul ve Behdînan bölgelerinde çok kimsenin kendisinden tasavvuf eğitimi aldığı Şeyh Muhammed Bamernî’nin vefatından sonra müderrislik ve irşad hizmetlerinde yerine oğlu Şeyh Bahaeddîn Bamernî geçmiştir.
2. 3. Şeyh Behaeddîn Bamernî (ö. 1952)
Şeyh Muhammed Bamernî’nin oğludur. Bulunduğu Bamernî köyünden küçük yaşlarda çıkarak medrese tahsiline başladı. Başta İmadiye müftüsü Mela Es’ad ve Zaho âlimlerinden Şeyh Muhammed Emîn olmak üzere yörenin ünlü âlimlerinden ders aldı. İlmî icazetnamesini Musul’da Şeyh Halid Ömerî’den almış Bamernî köyüne dönerek buradaki tekke-medresede çok sayıda talebe okutmuştur. Bamernî Tekkesi olarak bilinen bu tekke onun zamanında irşad, ilim ve kültür merkezi haline geldi. Demelûcî bu zat ve Bamernî meclisleri hakkında şunları söyler:
Bamernî meclislerine gelince: İnsanın ruhu bu meclislerden zevk alır. Bu meclislerde sohbet eden Şeyh Behaeddîn, radikal şeyhlerden değildir. Dolayısıyla tasavvuf ve tarikatla ilgili sohbetlerinde mantık dışı ve uçuk şeylerden bahs etmez. Beyaz sarıklı diğer şeyhlerle birlikte hadis ve tefsir münazaraları yapılır. Şeyh Beahaeddîn daima şu Farsça beyti tekrar eder:
Lîbas-i tarîkat be tkvâ bûd Taraikatın giysisi “takva” imiş
Ne der cubbe û dalk-i ahder bûd Cübbe ve yeşil hırka değilmiş
2. 4. Şeyh Gıyaseddîn Bamernî (ö. 1944 veya 1948)
Şeyh Behaeddîn Bamernî’nin oğludur. 1890 yılında Bamern köyünde doğmuştur. Behdînan Bölgesinde bazı medreselerde okuduktan sonra İmadiye Müftüsü Mela Muhammed Şukrî Efendi’den icazetname almıştır. Otuz yaşındayken 1930 yılından itibaren Kuzey Irak Kürt Bölgesi adına Irak Parlamentosu üyesi olarak görev yapmıştır. 1935 yılında bu görevi yenilenmiştir.
1944 yılında vefat eden Şeyh Gıyaseddîn, çok yönlü bir âlim olarak bilinmektedir. Aynı zamanda iyi bir şair olarak da tanır. Şiirlerinde tasavvufî konuların yanında yurtseverlik temaları da vardır. Bir şiirinde Celadet Bedirhan ve kardeşi Kamuran Bedirhan’ı şöyle övmektedir.
Ev ro xeberê xoş me guh lê bu Bedirxan
Sax bûye di şexsê neviya da vegeraye
Bugün hoş bir haber duyduk ki Bedirhan,
Torunları şahsında dirilip geri dönmüştür
Hindî ke Celadet bi celadet wekî şêra
Kamîran jî bi kemal û edeba mîrê hemya ye
Celadet var ya, büyüklükte aslanlar gibidir
Kamîran da kemal ve edepte hepimizin beyidir
Bo ceng û cîdala wekî şêran û pilinga
Wextê qelemê dur wekî lêmiştê rijaye
Savaş ve kavgalar için aslan ve kaplan gibidirler
Kalem zamanı kalemlerinden sel gibi inci dökülür
Ev millete dê kengî heqqê qenciyê raket
Ya ji hemiya siviktir bi giraniya xo çiya ye
Bu millet acaba ne zaman iyiliğin hakkını verecek!
Onların en hafif iyiliği ağırlık olarak bir dağ gibidir
Ya Rebbî hefiz key bo evî milletê muhtac
Van her du ‘ezîzan ku kesê dî me nemaye
Ya Rab! Bu muhtaç millet için bu ikisini muhafaza et
Zira bu iki “Azîz”den başka kimsemiz kalmamıştır
Keyfê dilê vî pîremelay rakire reqsê
Ma pîr wekî can bûn ve, kerem karê Xwuda ye
Onlara olan sevgim bu yaşlı Mela’nın kalbini coşturdu
Yaşlı biri tekrar genç mi oldu? Bu kerem Allah’ın işidir
Ji helbesta “Rêya Lawa” “Gençlerin Yolu” Şiirinden
Serê şolê ji binî danin, gelî lawêt xwudan xîret
Nebêjin nîne ev ro bo me bext û tali’ û qismet
Ey gayretli gençler! İşinizi en baştan esaslı yapın
Demeyin ”zaten bugün talih ve kısmetimiz yoktur”
Nebin bêhîvî, yê bêhîvî sergerdan û alûz e
Ne ku hûn paşve mînin, weqtê teng e qafîle derket
Ümitsiz olmayın, ümitsiz olan hep sersem ve karmaşıktır
Geride kalmayın! Zaman dardır ve kervan yola çıkmıştır
Hemî pêkve bizanin dest li dest bin jêk nebijdên
Werîsê xo mukum ken, da nebiçiyêt da nebît ‘îbret
Hep birlikte biliniz, birlik olun, birbirinizden ayrılmayın
Halatınızı kuvvetlendirin ki kopmasın, ibretlik olmayın
Kurêt baba tifenga danin desta sivik helden
Hewe ev ro qelem lazimtir e, da ku bihêt ferset
Ey yiğitler! Tüfekleri bir kenara bırakın, elinizi çabuk tutun
Fırsatı yakalamak için size bugün kalem daha çok lazımdır
Kurêt baba eger hwîn bûne zana û tifaq û yek
Dihêt teyare bo we pêş tifengê ve neken hesret
Ey yiğitler! Eğer bilgin, birlik ve ittifak halinde olursanız
Size uçak gelecek, tüfek yok diye hasret içinde olmayınız
Kurêt baba bizanin heq çî ye mewten çî ye ev ro
Hewe li ser lazim e hwîn têbigehin ‘înwan e qewmiyet
Ey yiğitler! Bugün hak nedir, vatan nedir, bunları biliniz
Kavmiyetin bir “unvan” olduğunu fark edip bilmelisiniz
Çu gazinda ji zemanî hwîn neken ew her şev û roj in
Wekî xo ye belê sûca me ye em bûne bêqîmet
Zamandan şikâyet etmeyin; gece ve gündüz eskisi gibidir
Bunlar hep aynıdır; fakat değersiz olmuşsak suç bizimdir
Gelî lawan! Weten deynê xoyê dixazît çi dê deynê?
Heçî tiştê bideyn malê wî ye bê xêr û bê minnet
Ey yiğitler! Vatan borcunu istiyor; ona ne vereceksiniz?
Ona ne verseniz de onun malıdır; sevapsız ve minnetsiz
Melayê Pîr duago ye hewe sed car mubarek bin
Ser û sîma bi hewe fexrê diket ev roke hurriyet
Yaşlı Mela size duacıdır: Yüzlerce kere mübarek olunuz
Baştan aşağı iftiharımızsınız, hürriyettir bugün gururunuz
Not PROF DR KADRİ YILDIRM KÜRT MEDRESELERİ VE ÂLİMLERİ KİTABINDADA ALINMIŞ.