|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Ramazan ayı, müminlerin kalplerini arındırdığı, ruhlarını güçlendirdiği ve Allah’a daha fazla yakınlaştığı mübarek bir zaman dilimidir. Oruç, teravih, Kur’an tilaveti, sadaka ve dualarla geçen bu ay, adeta bir manevî eğitim mektebi gibidir. Ancak Ramazan’ın son on günü, bu mektebin en önemli ve en derin anlam taşıyan günleridir. Çünkü bu günlerde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi saklıdır. Kadir gecesi Kuranı Kerimin indiği gecedir. Bu sebeple müminler Ramazan’ın son on gününde itikafa girerler. Bu zaman dilimi ibadetlerin yoğunlaştığı ve kalplerin Allah’a en çok yöneldiği zamanlardır.
İtikâf: Dünyadan Uzaklaşıp Allah’a Yönelmek
İtikâf, bir müminin Allah’a yakınlaşma niyetiyle belirli bir süre camide kalması ve kendisini dünya meşguliyetlerinden uzaklaştırarak ibadete yönelmesidir. Bu ibadet, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) önemli sünnetlerinden biridir. Rivayetlere göre Resûlullah (s.a.v.) her yıl Ramazan ayının son on gününde itikâfa girer, ibadetle meşgul olur ve özellikle Kadir Gecesi’ni arardı.
İtikâfın en önemli hikmetlerinden biri, insanın kalbini dünyevî telaşlardan uzaklaştırıp, Rabbine yönelmesini sağlamasıdır. Günlük hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman fark edemediğimiz manevi ihtiyaçlarımız, itikâf sayesinde daha derinden hissedilir. İnsan, itikafın sukunuyla birlikte iç dünyasına yönelir, hatalarını düşünür, Allah’tan bağışlanma diler ve kalbini yeniler.
İtikâf süresince kişi bulunduğu mescidin dışına çıkmaz. Fitri ihtiyaçları dışında zamanını namaz, Kur’an okuma, zikir, dua ve tefekkürle geçirir. Böylece kalp ile Allah arasındaki bağ güçlenir.
Böylece İtikâfla insan biraz durur, hayatın gürültüsünden uzaklaşır, kalbini dinler ve Rabbine yönelir. Çünkü hayatın koşuşturması içinde kalpler bazen yorulur, ruhlar bazen daralır. İtikâf, kalbin yeniden Allah ile buluştuğu bir ibadettir. Camide geçirilen o saatler, bazen yılların yorgunluğunu siler. İnsan secdede gözyaşı döker, Rabbine içini açar ve kalbinin derinliklerinden gelen dualarla Allah’a yönelir.
Kadir Gecesi’nin Önemi
Ramazan ayının en kıymetli gecesi şüphesiz Kadir Gecesidir. Bu gece Kur’an-ı Kerîm’in indirilmeye başlandığı gecedir. Yüce Allah Kur’an’da bu gecenin değerini şöyle bildirmiştir:
“Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (Kadir, 97/3)
Bin ay, yaklaşık seksen üç yıllık bir ömre denk gelir. Bu da demektir ki, bu gecede yapılan ibadetler ve dualar, uzun yıllar boyunca yapılan ibadetlerden daha faziletli kabul edilir. Bu nedenle müminler Kadir Gecesi’ni büyük bir fırsat olarak görürler.
Bu gece Kur’an’ın indirilmeye başlandığı gecedir. Melekler yeryüzüne iner, rahmet kapıları açılır, kalpler huzurla dolar. Bu gece Allah’ın kullarına rahmetle baktığı, duaların kabul edildiği mübarek bir gecedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Kadir Gecesi’nin Ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde aranmasını tavsiye etmiştir. Bu sebeple müminler özellikle bu günlerde ibadetlerini artırmalı, gecelerini dua, zikir ve Kur’an ile değerlendirmelidir. Bu gece aynı zamanda rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, meleklerin yeryüzüne indiği ve kalplerin huzurla dolduğu bir gecedir.
Bu Mübarek Gecede Yapılacak Dualar
Kadir Gecesi, dua ve istiğfar için eşsiz bir fırsattır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Âişe validemize bu gece için şu duayı öğretmiştir:
“Allahümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa‘fu annî.”
“Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet.”
Bu dua, Kadir Gecesi’nin ruhunu en güzel şekilde ifade eder. Çünkü bu gece, Allah’ın kullarını bağışladığı, günahların affedildiği ve kalplerin temizlendiği bir gecedir.
Ne kadar derin bir dua. Bu dua, insanın Rabbinden en çok ihtiyaç duyduğu şeyi dile getirir: affedilmek. Çünkü insan hatasız değildir. Günah işler, hata yapar, bazen gaflete düşer. Ama Allah’ın rahmeti sonsuzdur. Kadir Gecesi işte bu rahmetin en çok tecelli ettiği gecelerden biridir.
Ramazanın Son On Gecesi
Kadir gecesinin hangi günde olduğu tam bilinmediği için Peygamberimiz (sav) Ramazanın son gününde aramalarını, hatta bu gecelerin sayı olarak tekli gecelerinde (21, 23, 25, 27, 29. Gecelerde) aramalarını tavsiye etmiştir. Ülkemizde Ramazanın 27. Gecesinde kutlanır. Bu geceyi (27. Gece) ihya etmek önemli olmakla beraber, son on gecenin hepsini ihya etmek daha faziletlidir. Zira hangi gece olduğuna dair elimizde kesin bir bilgi yoktur.
Bu mübarek gecelerde müminler:
• Samimi bir kalple tövbe ve istiğfar etmelidir.
• Kur’an okuyarak Allah’ın kelamı ile kalplerini aydınlatmalıdır.
• Kendileri, aileleri ve bütün Müslümanlar için dua etmelidir.
• Mazlumlar, hastalar ve ihtiyaç sahipleri için Allah’tan yardım istemelidir.
• Farz namazlarını, teravih, duha ve teheccüd namazlarını kılmaya gayret etmeli; zekat ve sadakaları ile Allahın kendisine verdiğinden fakirlerle paylaşmalıdır.
Sonuç
Ramazan ayının son günleri müminler için büyük bir fırsattır. İtikâf ibadeti insanın kalbini Allah’a yöneltirken, Kadir Gecesi de ibadet ve duaların en kıymetli olduğu zaman dilimini oluşturur. Bu nedenle müminler Ramazan’ın son günlerini gafletle geçirmemeli, ibadet, dua ve tefekkürle değerlendirmelidir.
Bu mübarek gün ve geceler, insanın kalbini yenileyen, ruhunu arındıran ve Allah’a olan bağlılığını güçlendiren zamanlardır. İtikâf ve Kadir Gecesi sayesinde müminler hem bireysel manevi huzura kavuşur hem de toplumda sevgi, merhamet ve kardeşlik duyguları güçlenir. Böylece Ramazan, yalnızca bir ibadet ayı değil, aynı zamanda kalplerin Allah’a yöneldiği ve insanlığın yeniden hatırlandığı bir rahmet mevsimi haline gelir.
Allah bizleri Ramazan’ın bereketinden nasiplenen kullarından eylesin.
Kadir Gecesi’nin feyzine ulaşanlardan eylesin.