|
Tweet |
Yasin Güler
Büyüksayar, yaşananları anlık bir ihmal değil, Kürtçü siyaset anlayışının Zazalara bakışını ele veren açık bir tutum olarak değerlendirdi.
Büyüksayar yaptığı açıklamada, “Bir halkı yok saymanın en kestirme yolu, dilini kamusal alandan silmektir. Kayapınar Belediyesi’nin tabelalarında gördüğümüz tablo tam olarak budur. Zazaca yok, Zaza yok, ama bunu görmezden gelen bir siyaset var” ifadelerini kullandı.
Zazaların bu coğrafyanın asli unsurlarından biri olduğunu hatırlatan Büyüksayar, tek dil ve tek kimlik dayatmasının kültürel zenginliği değil, ayrışmayı derinleştirdiğini vurguladı. “Kültürel çoğulculuk söylemde kalıyor, pratiğe gelince Zazaca bilinçli biçimde dışarıda bırakılıyor. Bu bir unutkanlık değil, tercihtir” dedi.
Büyüksayar, Zaza dilinin tabelalarda, hizmet alanlarında ve yerel yönetim uygulamalarında yer almamasının, asimilasyoncu bir yaklaşımın yansıması olduğunu belirterek, bu anlayışın artık gizlenemez hale geldiğini söyledi. “Bu tabelalar sadece yön göstermiyor; aynı zamanda kimlerin görünür, kimlerin yok sayıldığını da ilan ediyor” sözleriyle duruma dikkat çekti.
Açıklamasında Kayapınar Belediyesi’ne çağrıda bulunan Büyüksayar, Zazaca’nın kamusal alanda hak ettiği yeri alması gerektiğini belirterek, Zaza halkının sabrının ve sessizliğinin yanlış okunmaması gerektiğini ifade etti.
Büyüksayar’ın sözleri, yerel yönetimlerin dil ve kimlik politikalarına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirirken, Zaza toplumunda uzun süredir dile getirilen “görünmez kılınma” eleştirisini bir kez daha gündeme taşıdı.