|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Kitapta, özellikle kırsal bölgelerde görev yapan öğretmenlerin yaşadığı zorluklar, kısıtlı imkânlara rağmen verilen büyük mücadeleler ve bu süreçte filizlenen umut dolu hikâyeler ön plana çıkıyor. Birleştirilmiş sınıflarda eğitimden köy yaşamının sosyal yapısına kadar birçok detaya yer verilen eser, öğretmenliğin yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını; aynı zamanda hayatlara yön veren bir meslek olduğunu vurguluyor.
Eserin takdim yazısını kaleme alan Çermik Kaymakamı Adem Karataş, öğretmenliğin bir milletin geleceğini şekillendiren en önemli görevlerden biri olduğuna dikkat çekerek, kitabın özellikle mesleğe yeni başlayan öğretmenler için yol gösterici nitelikte olduğunu belirtti.
“Tahtaya Yazılmayan Dersler”, ders kitaplarında yer almayan ancak hayatın içinde öğrenilen değerleri merkeze alıyor. Saygı, sabır, dayanışma ve adanmışlık gibi kavramları işleyen eser, okuyucuyu yalnızca bir öğretmenin anılarına değil, aynı zamanda Anadolu’nun içten ve gerçek yaşamına da tanıklık etmeye davet ediyor.
Yazar Hamdullah Işık, kitapta kendi meslek hayatından süzülen anıların yanı sıra eğitim sistemine dair önemli tespitlere de yer veriyor. Köy okullarında yaşanan gerçek hikâyeler üzerinden şekillenen anlatım, okuyucuda derin izler bırakırken öğretmenlik mesleğine dair farkındalığı artırıyor.
2026 yılında ilk baskısı yapılan eser, başta eğitim camiası olmak üzere geniş bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekmeye aday. Tahtaya Yazılmayan Dersler, hem bir hatıra kitabı hem de eğitimin görünmeyen yönlerine ışık tutan değerli bir çalışma olarak raflardaki yerini aldı.