|
Tweet |
Türkiye’de açlık sınırının 32 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 100 bin lirayı aştığını belirten Eren, asgari ücretin bu rakamların altında kaldığını ve emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini dile getirdi. İcra dosyalarındaki artışa dikkat çeken Eren, kredi kartlarının artık temel ihtiyaçların karşılanmasında zorunlu bir araç haline geldiğini belirterek, “Bu ülkede yaşam maaşla değil, ertelenmiş borçlarla sürdürülüyor” dedi.
Gıda fiyatlarındaki yükseliş, enerji maliyetlerindeki artış ve faturaların ödenemez hale gelmesine de değinen Eren, yaklaşık 18 milyon yurttaşın sosyal yardımlarla ayakta kalmaya çalıştığını ifade etti. Barınma krizinin giderek derinleştiğini vurgulayan Eren, birçok kentte kiraların maaş seviyesine ulaştığını söyledi.
Bölgesel eşitsizliklerin arttığını belirten Eren, özellikle Kürt illerinde işsizlik ve yoksulluğun ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğini kaydetti. Gençlerin durumuna da dikkat çeken Eren, milyonlarca gencin ne eğitimde ne istihdamda yer alabildiğini, her dört gençten birinin sistemin dışına itildiğini ifade etti.
Yaşanan tablonun tesadüfi olmadığını savunan Eren, bunun emeği değersizleştiren ve yoksulluğu kalıcı hale getiren politikaların sonucu olduğunu ileri sürdü. Eren, sürecin tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini sözlerine ekledi.