Bugün insanlık çok şey inşa etti ama bir şeyi kaybetti: kalbini. Yüksek binalar yaptı, derin hesaplar kurdu, güçlü sistemler geliştirdi; fakat merhameti unuttu, vicdanı yordu, imanı hayattan dışarı itti. Ortaya çıkan şey bir medeniyet değil, kalpsiz bir düzen oldu.
Modern dünya bize “ilerleme” diye sunduğu şeyle aslında şunu söyledi: Hissetme, sorgulama, teslim olma… Sadece üret, tüket ve sus. Kalp bu sistemde yüktür. Vicdan masraftır. Merhamet verimsizdir. Bu yüzden ilk gözden çıkarılan şey kalp terbiyesi oldu.
Kalp Yoksa Medeniyet de yoktur
Bir medeniyetin büyüklüğü teknolojisiyle değil, insana nasıl davrandığıyla ölçülür. Gücü olanın haklı sayıldığı, mazlumun görünmez olduğu bir düzen medeniyet değil; organize bir zulümdür. Kalp yoksa adalet şekle döner, hukuk güçlüden yana eğilir.
Kur’an bu yüzden insanı önce kalbiyle muhatap alır:
“Allah onların mallarına da suretlerine de bakmaz; kalplerine ve amellerine bakar.” (Hadis)
Kalbi olmayan bir medeniyet, insanı rakama indirger. Değerini kazancıyla, başarısıyla, verimliliğiyle ölçer. Yaşlıyı yük, çocuğu proje, kadını meta hâline getirir. Çünkü kalp devre dışıdır.
Güç Var, Merhamet Yok
Bugün dünya güçlü ama adil değil. Bilgili ama hikmetsiz. Hızlı ama yönsüz. Kalbin olmadığı yerde güç zulme, bilgi kibre, hız felakete dönüşür.
Çünkü kalp eğitimi yoktur. Kalp terbiyesi geri kalmışlık sayılır. Allah korkusu bireysel alana hapsedilir. Din hayattan kovulunca, geriye anlamsız bir kalabalık kalır.
Aile Bu Medeniyette Neden Dağılıyor?
Kalbi olmayan bir medeniyet, aileyi taşıyamaz. Çünkü Aile;
Bugün evler var ama yuva yok. Aynı çatı altında yaşayan yabancılar çoğaldı. Eşler birbirini değil, kendini merkeze aldı. “Ben” büyüdü, “biz” küçüldü. Çünkü kalp yerine nefs terbiye edildi.
Oysa Kur’an aileyi şöyle tarif eder: “Aranıza sevgi ve merhamet koydu.” (Rûm, 21)
Sevgi ve merhamet kalpten çıkar. Kalp ölürse aile de çözülür.
Kalpsiz Eğitim, Kalpsiz Nesil Üretir
Bu medeniyetin eğitimi bilgi yükler ama istikamet vermez. Çocuk çok şey bilir ama neden yaşadığını bilmez. Başarıyı öğrenir ama hesabı öğrenmez. Hakkını bilir ama sorumluluğunu unutur.
Kalbi hesaba katmayan eğitim:
Sonra şaşırıyoruz: “Bu gençler neden bu kadar öfkeli, bu kadar boş?”
Çünkü kalpleri beslenmedi. Ruhları ihmal edildi. Sadece zihinleri dolduruldu.
Bu Medeniyet Neyi Kaybetti?
Bu medeniyet secdeyi kaybetti. Secde gidince tevazu gitti. Tevazu gidince adalet gitti. Adalet gidince zulüm sıradanlaştı.
En büyük kriz budur.
Çözüm Nerede Başlar?
Çözüm yeni bir ideolojide değil, yeniden kalbe dönmektedir. Kalbi diriltmeden yapılan her reform yüzeyseldir. Kalp ıslah edilmeden kurulan her sistem çökmeye mahkûmdur.
Kalp dirilirse:
Sonuç
Kalbi olmayan bir medeniyet;
Bizim ihtiyacımız yeni bir dünya değil; yeniden Allah’a dönen kalplerdir.
Kalpler dirilirse, medeniyet kendiliğinden ayağa kalkar.
Dua
Allah’ım…
Bizi kalpsiz bir dünyada kalpsizleştirme.
Kalplerimizi Sana bağla,
Bizi secdeyle diri tut.
Kalbiyle yaşayan, vicdanıyla duran kullarından eyle. Âmin
Ahmet YOLDAŞ
Türkiye Aile Meclisi Diyarbakır İl Başkanı