Kalplerimizi, Evlerimizi ve Hayatlarımızı Misafire Açabiliyor muyuz?
Rahmetin yağmur gibi yağdığı, bereketin kat kat arttığı, affın kapılarının ardına kadar açıldığı mübarek bir misafir yaklaşıyor: On bir ayın sultanı Ramazan…
Ramazan; sadece takvimde bir ay değil, kalplerin dirildiği, hayatların yeniden ayarlandığı, kulun Rabbine doğru yol aldığı ilahi bir iklimdir. Rabbimiz bu mübarek ayı bizler için büyük bir fırsat, eşsiz bir imkân kılmıştır. Ne mutlu bu iklimi tanıyanlara, ne mutlu ona hazırlananlara…
Ramazan Neden Bu Kadar Kıymetli?
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:“Ramazan ayı gelince cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî, Müslim)
Bu hadis bize Ramazan’ın olağanüstü bir zaman dilimi olduğunu haber verir. Çünkü insanın en büyük düşmanı olan şeytanın eli zayıflatılır, kötülüğün yolları daraltılır, iyiliğin önündeki engeller kaldırılır. İşte bu yüzden Ramazan, kulluğu yeniden ayağa kaldırma ayıdır.
Zira Rabbimiz açıkça buyurur: “Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 56)
Ramazan, bu kulluğun yeniden hatırlandığı, unutulan sorumlulukların tekrar omuzlandığı bir ilahi çağrıdır. Bu çağrıya sevinçle icabet etmek, onu ailemizle, çocuklarımızla, evlerimizle birlikte karşılamak müminin en tabii halidir.
Bir Kurtuluş ve İnşa Ayı
Bu ayda cehennemden kurtuluş, cennete davet, iyilikte yarış, nefisle mücadelede zafer vardır. Mümin, yıl boyunca şeytanın ve nefsin ördüğü duvarları Ramazan’da yıkmaya başlar. Kalbini paslandıran günahlardan arınır, Rabbine yönelir.
Kur’an bu ayda indi: “Ramazan ayı; insanlara yol gösterici, hidayetin ve hak ile batılı ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.” (Bakara, 185)
Bu yüzden Ramazan, vahiy ile dirilme ayıdır. Kur’an’la hemhal olmayan bir Ramazan, ruhsuz bir bedene benzer.
İslam Binası ve Ramazan Kolonu
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “İslam beş şey üzerine bina edilmiştir…” (Buhârî, Müslim)
Bu binanın kolonlarından biri de Ramazan orucudur. Oruç doğru tutulmaz, Ramazan hakkıyla yaşanmazsa bu binada çatlaklar oluşur. Nasıl ki sağlam olmayan binalar depremde yıkılıyorsa, ibadetle tahkim edilmeyen hayatlar da imtihanlarda çöker.
Bugün küfrün fay hatlarının hareketlendiği, aile yapımızın hedef alındığı, fıtratımızın bozulmak istendiği bir çağda yaşıyoruz. İşte tam bu noktada Ramazan, fabrika ayarlarına dönüş çağrısıdır. Kendimize, ailemize ve ümmete karşı sorumluluğumuz vardır.
Ramazan Ne İnşa Eder?
Allah’ın murad ettiği, Resûlullah’ın yaşadığı Ramazan üç büyük netice doğurur:
Arınma, ayrışma ve eğitim.
Ramazan, günahlardan arındırır; hak ile batılı ayırır; ümmeti yeniden eğitir. Bu ay bir imtihandır. Her anı ilahi gözetim altındadır. Oruç sadece aç kalmak değil, dili, gözü, kalbi ve zamanı oruçlu tutmaktır.
Saatlerini ekran başında, kalbini boş şeylerle tüketen birinin Ramazan’ı kazandığını söylemek mümkün müdür?
Oruç ve Kur’an Şefaatçi Olacak
Resûlullah (s.a.v.) buyurur:“Oruç ve Kur’an kıyamet gününde kula şefaat eder.” (Ahmed b. Hanbel)
Bir ibadetin mükâfatını bizzat Allah’ın vereceğini düşünün: “Oruç Benim içindir, onun mükâfatını Ben veririm.” (Buhârî)
Böylesi bir kazanç, böylesi bir fırsat kaçırılır mı?
Sonuç: Hazırlık Şimdi Başlamalı
Ramazan kendiliğinden bereket getirmez; hazırlananlara bereket olur.
Şimdiden plan yapalım. Günlük, haftalık programlar oluşturalım. Aile sofralarını diriltelim. Depremlerle, acılarla, yorgunluklarla sarsılan gönüllere bu Ramazan şifa olalım.
Dua
Allah’ım!
Bizleri Ramazan’a ulaştır.
Ramazan’a ulaşıp hakkıyla istifade edenlerden, İslam binasının kolonlarını sağlam tutanlardan, Bayramına yüzü ak, kalbi diri ulaşanlardan kıl. Âmin.
Ahmet YOLDAŞ
Türkiye Aile Meclisi Diyarbakır il Başkanı