Bugün sınır tanımayan İsrail’in saldırgan tutumu, bütün dünyayı bir ekonomik krize doğru sürüklemektedir. Diğer taraftan, mübarek Ramazan ayında İran’da ve Lübnan’da insanların tepesine bombalar yağdırılması; evlerin yıkılması; çoluk çocuk demeden sivillerin katledilmesi; mabetlerin, hastanelerin ve okulların hedef alınması, insanlığın vicdanını derinden yaralamıştır. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu vahşet karşısında, İspanya haricindeki tüm dünya devletleri sessizliğe bürünmüştür.
Şüphesiz ki bu zulmün karşılığını Yüce Allah er ya da geç verecektir; ancak bu süreç, Müslümanları ve tüm insanlığı ağır bir imtihandan geçirmektedir. Herkesin bir planı olduğu gibi, kuşkusuz Allah’ın da bir planı vardır. İsrail’in saldırgan politikaları, Uzak Doğu’dan dünyanın dört bir yanına kadar ekonomik sıkıntılara yol açarak insanlığı yoksulluğa sürüklemektedir.
Bu zulme maşalık yapan Amerika lideri Trump, kendi yönetimindeki kirli düzenin ifşa olmaması için bu savaşa ortak olmuştur. Kendi halkı başta olmak üzere, insanlığa kan kusturan bir başkan olarak tarihe geçecek olan Trump, İsrail’in ve Siyonizmin bir oyuncağı haline gelmiştir.
Bugün İran ve Lübnan, İsrail’e yönelik hiçbir saldırıda bulunmamışken, İsrail’in keyfi ve yayılmacı politikalarının hedefi haline gelmiştir. Bu durum, sadece Müslüman ülkeleri değil, bütün dünyayı tehdit etmektedir. Bunun tek çaresi, devletlerin bu saldırganlığa karşı ortak bir cephe alması ve uygulanan bu faşist vahşete dur demek için ekonomik boykot dahil tüm yaptırımları devreye sokmasıdır. Sessiz kalındığı müddetçe, bu gücün arzusu gerçekleşmeye devam edecektir. Onlar, tüm insanlığı köle, kendilerini ise dünyanın "efendisi" olarak gören hayalperest bir anlayışa sahiptir.
Tarih boyunca gönderilen peygamberlere zulmetmiş, hak yoldan sapmış bu anlayış karşısında sadece sözlü değil, caydırıcı bir güçle durulabilir. Müslüman ülkelerin bu şartlar altında birlik olması (tevhid bayrağı altında toplanması) hayati bir zorunluluktur. Aksi takdirde, caydırıcı bir gücü olmayan her devlet saldırıya açık bir vaziyettedir. İsrail, bu dağınıklıktan faydalanarak sınırlarını genişletmeye ve toprakları ele geçirmeye her daim heveslidir.
Allah, dünyayı bu şer odaklarının zulmünden korusun.