diyarbakır escort
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Doç.DrAhmet ÖNEN

facebook-paylas
Din ile Dil Meselesi Üzerine
Tarih: 20-03-2026 00:02:00 Güncelleme: 20-03-2026 00:02:00


 

Dinim ile dilimi birbirinden ayırmam. Zira dinin içinde dil de vardır; hakikatlerin ifadesi, manaların taşınması ve vahyin tebliği dil ile olur. Kur’ân’ı Arapçadan soyutlamak nasıl mümkün değilse, öyle de din ile dili birbirinden koparmak mümkün değildir. Ben de dilimi, dinimin gösterdiği istikamet üzere kullanmak isterim. Hatta denilebilir ki dilin içinde de din vardır; çünkü dil ile din anlatılır, hakikat dil ile ifade edilir. Tebliği şeriat dil ile yapılır.

Lâkin bugün dilim yasaklanmışken böyle bir suali sormak, ister farkında olarak ister olmayarak, hem kelâmî bir ayet hem de kâinatta tezahür eden fizikî bir ayet hükmünde olan dil, dili yasaklayan beşerî otoritenin yani tagutun zındıkanın tarafına geçmek ve onlara  meyletmek gibi bir manayı taşır. Evvela gidip o hegemonik zındık müstebitlere sorulmalıdır: 

Bu dili niçin yasakladınız? 

Bu milleti niçin inkâr ettiniz? 

Bu cografyayı niçin zapt ettiniz? 

Bu zındık müstebitler ayağını bizim boğazımıza basmışken, bize dönüp “Din mi daha mühimdir, dil mi?” diye sual etmek ne kadar garip bir haldir. Evvela keyfi, küfri zulmü, baskıyı, tazyikatı kaldırınız, milletin boğazındaki küfür ve zulüm pençesini çekiniz; sonra bu suali sorunuz. 

Kur’ân Allah’ın kelâmıdır ve lisanı Arapçadır. Eğer Arapça yasaklanırsa, Kur’ân da fiilen yasaklanmış olur. Çünkü Kur’ân dili de Allah’ın ayetlerinden bir ayettir. Şimdi sorulmalıdır: Din kimin, dil kimin? 

Kur’ân ile kâinatı karşı karşıya getirmek ne kadar abes ve manasızdır. Zira Kur’ân Allah’ın kelâm sıfatından gelen bir kitaptır; kâinat ise kudret sıfatından gelen büyük bir kitaptır. Eğer kâinat olmasa Kur’ân kime hitap edecektir? Ve Kur’ân’ın ders verdiği o muhteşem kâinat ne olmuş olacaktır? 

Ne yazık ki bugün Müslüman zihni de Kur’ân’ın ders verdiği kâinat kitabına karşı gözlerini kapatmıştır. Ayetin anlattığı fizikî ayeti okumadan yalnız kelâmî ayete takılıp kalmıştır. Oysa biri diğerinin tefsiri hükmündedir. Bu hâl, bugün yaşanan kesmekeşligin mühim sebeplerindendir. Çünkü Kur’ân yalnız okunmak için değil; aynı zamanda kâinat kitabını okutmak, ondaki ayetleri göstermek ve insanı marifetullaha sevk etmek için nazil olmuştur. 

Bir insan ister müslüman olsun ister kominist olsun, evvela o insanda velatının ve milletinin menfaatini düşünme şuuru olmalıdır. Eğer o insanda velatının ve milletinin menfaatini düşünme şuuru yoksa yani himmeti menfaati ise o insan başkalarının velatına ve milletine oyuncak olur. Bu hakikata hali hazırımız sahittir, delildir. Bu sebeple sorulan sual şudur: Evvela hangisi — din mi, dil mi? 

Din der ki: Evvela yakından başla, memleketinden başla. Nitekim Hazret-i Muhammed Aleyhissalatu Vesselam tebliğ vazifesinde takip ettiği yol ve fiilî tatbikat da böyledir. Bu yüzden ben dinim ile dilimi birbirinden ayırmam; çünkü dinin içinde dil vardır ve dilin içinde de din vardır. Kur’ân’ı Arapçadan soyutlamak nasıl mümkün değilse, öyle de din ile dili birbirinden koparmak mümkün değildir.

Din ile Dil Birbirinden Ayrılmaz

Doç.DrAhmet ÖNEN Öğretim Üyesi



Bu yazı 111 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI