diyarbakır escort
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


MEHMET ALİBEYOĞLU

facebook-paylas
AMEDİN MUHTASAR TARİHİ Diyarbakır Kalesi 2
Tarih: 26-02-2026 00:01:00 Güncelleme: 26-02-2026 00:01:00



Dağkapı : Harput kapı olarak da bilinir. Kalenin kuzeye açılan kapısıdır. Dağkapı burcunun üst katında Mervaniler döneminde bir mescit yapılmıştır. Dağkapı burcunda İnce uzun yapraklı bir ağacın yemişlerini yemekte olan karşı karşıya iki kuş, açık el içi, koşan at, bitki motifleri, başları karşı karşıya iki Felins, yıldız, rozet ve üzüm salkımı, Abbasi kitabesi, Mervani kitabesi, Roma ve Bizans dönemine ait Latince yazıtlar, kumru ve hurma dalları, aslan, manda, kartal, tek hörgüçlü deve, gamalı haç kabartması gibi 70 civarında değişik  kabartmalı figür bulunmaktadır.
Urfa Kapı : Rum kapı olarak da bilinen kapı kalenin batıya açılan kapısıdır. V. yy. da yapılmış Bizans eseridir. M.S.1283 yılında Artuklular tarafından onarılmıştır. Esas kapı kuzeydeki kapıdır. Ortadaki ve güneydeki kapılar daha sonra açılmıştır. Kapının üstünde kufi yazılar ve alt dudağında halka takılı bir öküz başı, üzerinde kanatları açık bir kuş resmi vardır. Kapı kanatlarının üzerinde stilize edilmiş insan ve hayvan yüzleri işlenmiştir.
Mardin Kapı : Tell kapı olarak ta bilinir. Kalenin güneye açılan kapısıdır. Amidli (Diyarbekirli) Mühendis Cemil oğlu Ahmet tarafından onarılmıştır. Kapının üzerinde İslam öncesine ait ilginç kabartmalar yer almaktadır. Abbasi kitabesi, Bizans yazıtları, kadeh, yıldızlı güneş, aslan, yırtıcı hayvan kabartması, Dağ kapıda olduğu gibi Mardin kapı burcunda da çok sayıda kitabeler ve kabartmalı figürler  bulunmaktadır. 3 kapısı vardır. Günümüzde doğudaki kapı açıktır. 
Yeni Kapı : Su veya Dicle kapı olarak ta bilinir. Kalenin doğuya açılan kapısıdır. M.1067 yılında Mervaniler döneminde Ebu Nasr tarafından onarılmıştır. Mervanilere ait kitabe kapının kuzeyinde bulunan burçtadır. (Bu burç kalenin en yüksek burcudur) Basık kemerli tek girişli bir kapıdır. Kapının dış tarafı uçurumdur. Yüksek bir rampa ile kapıya girilir. Kalenin dört kapısı da demirdendir. İki kanatlıdırlar.
Dağ kapı, Urfa kapı arasında bulunan 20 tane burcun tümü yuvarlaktır.
Urfa Kapı, Mardin Kapı arasında 26 tane burç var. 8 tanesi yuvarlak, 11 tanesi dört köşeli, 7 tanesi 6 köşelidir. 
Mardin Kapı Yeni Kapı arasında 14 tane burcun 7 tanesi kare, 6 tanesi yuvarlak, 1 tane silindiriktir. (Keçi burcu silindiriktir)
Yeni Kapı, Dağ Kapı arasında 18 tane burç var. 8 tanesi kare, 10 tanesi yuvarlaktır. Toplam 82 burçtur günümüzde 4 tanesi yıktırılmıştır. Suru sağlamlaştırmak ve güvenliği daha iyi sağlamak için burçların seyrek olduğu yerlerde üç, burçların sık olduğu yerlerde sur seviyesinde birer ve ikişer İstinat (takviye) duvarı yapılmıştır. Dört köşe şeklinde yapılan bu istinat duvarları suru ek kolon gibi korumaktadır. Burçların üzerinde üç yöne açılmış mazgallar bulunur yabancı biri burca yaklaştığı zaman o mazgallardan daha iyi görülür. 
Surların üzerinde tünel yapılmıştır. Bu tünel Dağ Kapıdan başlar, büyük bir daire çizerek yine Dağ Kapıda biter. Yalnız kalenin doğu tarafında tünel  yoktur. Burada surların dışı uçurum olduğundan tünele ihtiyaç duyulmamıştır. Az da olsa bu tünelin 100 metresi günümüze kadar gelebilmiştir. Mardin kapı civarındadır. Nasır-i Hüsrev’e göre, Romalılar bu tüneli devriye yolu olarak kullanmışlardır. 
Bu tarihi surlar yüzyıllarca bir çok kuşatmaya karşı direndi ancak günümüzde gelişen çarpık kentleşmeye karşı direnemez hale geldi. Şehirle birlikte surlar da nasibini aldı. Çağdaş ve modern kentler kurulurken, tarihi ve kültürel dokuya karışılmaz. Ne yazık ki Diyarbakır’da böyle olmadı. Kalenin doğu surları büyük oranda tahrip edildi taşlar ev yapımında kullanıldı. Bir zamanlar sıcaklardan surlar sorumlu tutuldu, kentin hava alması bahanesiyle surlar dinamitlerle yıktırıldı. Dağ kapı ve Mardin kapı civarları o günlerin hatırasıdır.
KAYNAK : Nâsır-ı Hüsrev Sefername, .Evliya çelebi Seyahatname, Abdussettar Hayati Avşar, Şevket Beysanoğlu Diyarbakır Tarihi, Mehmet Songür DİSİAD Dergisi



Bu yazı 67 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI