Gazetemiz yazarlarından Mehmet Alibeyoğlu’nun kaleminden Diyarbekirli Bilim adamı Dr.Abdussettar Hayati Avşar. Diyarbekir daima ilmin, irfanın, sanatın, güzel sanatların, bilginin, efendiliğin, medeniyetlerin merkezi olmuştur. Diyarbekir dünyanın medenî şehirlerinden biri olarak daima yol gösterici olmuş ve binlerce bilim adamı yetiştirmiştir. Seyyahların ve gezginlerin durak yeri olmuştur. Bugün dahi yüzlerce bilim adamına tez konusu olmuş olmaya da devam edecektir. Bütün bu oluşumların yarattığı ortam yüzlerce bilim, fikir ve sanat adamının yetiştiği ve yerleştiği bir şehirdir Diyarbekir. Bu değerli insanlardan biri de okuduğunu, gördüğünü ve duyduğunu unutmayan milyonda bir insanda bulunan vasıfları taşıyan Diyarbekirli ilim adamı, Tıp Tarihi Uzmanı, Gazeteci-Yazar Dr. Sayın Abdüssettar Hayati Avşar’dır.

Diyarbekir’in mümtaz siması Gazeteci, Araştırmacı Yazar değerli insan, Tıp Tarihi Uzmanı Dr. Sayın Abdüssettar Hayati Avşar, Diyarbekirli “Kâfîzade” diye bilinen büyük bir ailedendir. Muhtelif memuriyetlerde ve bazı kaymakamlıklarda bulunan dürüstlüğü ve mücadeleciliğiyle ün yapmış, Arapçayı ve Farsçayı çok iyi bilen Kâfizade Şeyhmus Hayati beyin oğludur.
Kendi ifadesiyle, “Diyarbekir ilmiyle, sanatıyla, insanlığıyla temayüz etmiş bir şehirdir. Diyarbekir ğaribe (yabancıya) dosttur. Fakire dosttur. Yoksula dosttur. Gerçek bir dost gibi herkese kapılarını açan ve herkese ekmek veren mukaddes bir şehirdir. Şimdi Diyarbekir, Diyarbakır olmuş, çakıl taşı moloz, şunlar bunlar dolmuş ne dostluk kalmış ne insanlık kalmış ne efendilik kalmış ne de iyilik kalmış”…
Tıp Tarihi Uzmanı Sayın Abdussettar Hayati Bey 2 Ekim 1918 yılında Musul’da Dicle Nehri kıyısında ki evde Hz.Nebi Cercis Aleyhisselam’ın komşuluğunda dünyaya gelir. Şeyhmus Hayati Bey oğlunun dünyaya geldiği tarihi şöyle düşürür. “Oğlum Abdüssettar Hayati’nin dünyaya geldiği tarih. 1334 senesi teşrini evvelinin ikinci çarşamba gecesi saat üçü çeyrek geçen de Musul'da Nebi Cercis Aleyhisselam'ın komşuluğunda bilyümni vel ikbal tevellüt etmiştir. Rebbim Tâala ve Tekaddes Hazretleri kendisini setr-ü muhafaza, Âlim, Fazıl, Kamil, Salih eyleye Amin”.
1918'de doğduğu yıl, İngilizler Musul'u işgal eder. İngilizlerin savaş dışı bıraktığı işe yaramaz diyerek sattıkları topçeker büyük kadanalardan 15-20 tane satın alarak eşyaları ve yatakları kadanaların üstüne bağlayıp Abdussettar Hayati Fatima ismindeki dadısının kucağında bütün aile kadanaların sırtında Nusaybin üzerinde Diyarbekir’e gelirler.
Altı yaşında annesini, 1934 yılında da babasını kaybeder. 1937 yılında ipek böcekçiliği mektebini birincilikle bitirir ve diplomasını alır. 1950 yılında Millet Partisi’ni kurar ve 1961 yılına kadar siyasetle ilgilenir.
1952 yılında şark postası gazetesinin idare ve sorumlu müdürü olarak çalışır. Şam, Bağdat, Kıbrıs, Paris ve Tahran radyolarını dinleyerek haber alır. İstanbul gazetelerinde önce yayımlar. Doktor Selahattin Yazıcıoğlu ve diğer arkadaşlarıyla Diyarbekir’de Verem Savaş Derneği’ni kurar. 1953 yılında İstanbul’da matbaa malzemelerini alıp Diyarbekir’ e döner. Daha sonra Şark Postası, 8 Ekim 1953'te de Ümit Gazetesini çıkarır. Yaşamının büyük bölümünü gazetecilik mesleğine verir. 11 Haziran 1960 yılında idil isimli gazetenin ilk sayısını yayımlar.
İlçeler dahil sayıları on üçü bulan yerel gazete çıkarır. Sahibi ve yazı işleri Müdürü bulunduğu Ümmid, Miyafarkin (Silvan), Nur-i Zülkif (Ergani), Lice, Hani. Kulp, Hazro, Eğil, Bismil, Çınar, Çüngüş ve İdil gazetelerinde başyazar olarak birçok makalesi, araştırma ve incelemeleri yayımlanır.
Diyarbekir’de Üniversitenin kurulması için talepleri daima devem eder. Diyarbakır ziya Gökalp üniversitesini gerçekleştirme ve yaşatma derneği Dr. Selahattin Yazıcıoğlu, kendisi ve Vehbi muhlis Dabakoğlu’nun özverili çalışmalarıyla kurulur.
Dünyanın en büyük sanat merkezlerinden biri olan Diyarbekir’de, mazisine, ilmine, edebiyatına, tarihine, sanat ve güzel sanatlarına layık bir üniversite isteme fikrini gazetelerinde sıkça dile getirir.
Nihayet 1966 yılında Ankara Üniversitesine bağlı Ankara’da Diyarbekir Tıp Fakültesi açılır. 1973 yılında fakülte kurulunun aldığı kararla Tıp Tarihi Enstitüsünü kurulur. Abdussettar hayati bey Tıp Tarihi Uzmanı olarak bu birimin başına getirilir. Camii Kebir yanındaki Anadolu’nun en eski ve iki katlı medresesi olan Mesudiye medresesi, Vakıflar Bölge Müdürlüğü idaresinden kiralayarak Tıp Tarihi Enstitüsü olarak çalıştırmaya başlar.
Ali Emiri’nin Millet Kütüphanesi ile Beyazıt’ta ki Süleymaniye Kütüphanesi’nde birçok araştırmalar yapar. Gazetelerin ansiklopedi sayfalarını ve diğer ansiklopedilerden birçok resimleri, fotoğraflarını çeker ve döküman toplar. Hiçbir Tıp Tarihi Enstitüsünde bulunmayan malzemeyi elde eder Diyarbekir’e getirir.
Dünyanın her tarafından gelen ilim adamlarına içine bulunduğu Mesudiye Medresesi’nin mimari tarzını, inşah tarihini Arabi kitabelerini okuyup açıklayarak tanıtır.
Edebiyat, Tarih, Folklor ve Tıp Tarihi konularında millî ve milletlerarası Kongre, Panel ve Sempozyum’lara özel davetle katılır. Ziya Gökalp, Süleyman Nazif, Ali Emiri, Cahit Sıtkı Tarancı, Celal Güzelses olmak üzere fikir ve sanat alanında Diyarbekir’in yetiştirdiği millî kıymetlerle ilgili anma toplantılarının düzenlenmesinden ve bu toplantılardaki ilgi çekici, derin bilgisiyle büyük katkı sunar. Ziya Gökalp Üniversitesini Kurma ve Yaşatma Derneği kurucularındandır.
Dönemin Rektörü Profesör Doktor. Sedat Arıtürk tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 14/5. Maddesi gereğince Dicle Üniversitesi Senatosunun 07.04.1995 tarih ve 4-1 sayılı toplantısında alınan kararla “Fahri Edebiyat Doktoru” Unvanı verilir.
Arapça, Türkçe, Farsça, Kürtçe, Fransızca bilen Abdüssettar Hayati bey, “Dicle Üniversitesi Tıp Tarihi Uzmanı” olarak uzun yıllar çalışır ve aynı görevde iken emekliye ayrılır. 19 Ocak 2015 pazartesi günü Ankara’da 97 yaşında vefat eder.
"Ben Diyarbakırlı değilim, Diyarbekirliyim Bakır Ergani Maden’inde var. Diyarbekir bakırın diyarı değil Bekir’in diyarıdır, ben Abdüssettar Hayati AMİD’iyim ben Diyarbekirliyim”. Hasret, Rahmet ve Hürmetle anıyorum. İçinde Diyarbekir şehrine duyduğu özlem ve sevgiyle... 1995-1997- 2000-2001-2002-2003-2004 yıllarına ait kendisiyle yaptığım röportaj.