** Daha önce kamu çalışanlarına verilen seyyanen zam emekliliğe yansıtılmadığı için denge bozulmuş ve memur emeklileri mağdur edilmişti.
** Bu gün en düşük emekli maaşına yönelik yapılan iyileştirme, sosyal devlet anlayışı açısından gerekli ve yerinde bir adımdır.Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir gerçek vardır: Bu düzenleme adaletli değildir.
Çünkü sorun yalnızca “en düşük maaş” alanların sorunu değildir. Sorun, kamu çalışanları ve emeklilerin tamamının, aynı ekonomik şartlar altında hızla yoksullaşmasıdır. Hayat pahalılığı, enflasyon ve temel tüketim giderleri yalnızca belli bir gelir grubunu değil, herkesin sofrasını doğrudan etkilemektedir.
** Sadece taban maaşlara yapılan artışlar, maaşlar arasındaki dengeyi bozmakta; prim ödeyenle ödemeyen, uzun yıllar çalışanla daha az çalışan arasındaki farkı eritmektedir. Bu durum, emek ve hizmet karşılığını zedelediği gibi, çalışma barışını da olumsuz etkilemektedir.
Bu durumda çözüm açıktır. Tüm kamu çalışanlarına ve tüm emeklilere, aynı oranda ve seyyanen zam acilen yapılmalıdır. Seyyanen zam; maaşları oransal olarak korur, adaleti güçlendirir ve kimseyi geride bırakmaz. Aynı zamanda gelir dağılımındaki bozulmayı derinleştirmek yerine, dengeleyici bir rol üstlenir.
** Sosyal adalet, yalnızca bir kesimi rahatlatmak la sağlanmaz. Adalet; kapsayıcı, eşit ve sürdürülebilir düzenlemelerle mümkündür. Parça parça iyileştirmeler, geçici rahatlamalar sağlar; ancak kalıcı huzur ve güven üretmez.
** Bugün ihtiyaç duyulan şey; günü kurtaran değil, hakkaniyeti esas alan bir ücret politikasıdır. Kamu çalışanları ve emekliler lütuf değil, alın terinin karşılığını istemektedir. Seyyanen zam ve refah payı çalışması bir an önce yapılmalı, memurun ve memur emeklilerinin yüzü güldürülmelidir.
** Unutulmamalıdır ki "MUTLU ÇALIŞAN, MUTLU EMEKLİ, MUTLU TÜRKİYE" DEMEKTİR.
Ayrıca tüm İslam aleminin mübarek MİRAÇ kandilini kutlayarak, İslam aleminin birlik, beraberlik, dirlik ve uyanışına vesile olmasını dilerim...
Mehmet KARAKAŞ