Toplum olarak gidişatımızın ne durumda olduğunu anlamak için çok akademik araştırmaya gerek yok! Her şey göz önünde olup bitiyor. Medyadaki haber kanallarını, dizileri ve programları izlemeniz yeterlidir. Günümüzde toplumun ahlakı dumura uğramış, değer yargıları alt üst olmuş, bireyler arasında saygı ve sevgi kalmamış, acıma, diğerkamlık ve iyiyi, güzeli düşünmek ya da yardımsever olmak, yardımcı olmak, yardım etmek; düşenin elinden tutup onu düzlüğe çıkarmak, insanlara maddi ve manevi yardım elini uzatıp toplumsal huzur ve mutluluğa neden olmak kısaca değer yargıları uçmuş gitmiş! Ne oldu bize diye düşünüp duruyoruz! Biz toplumumuzu niye eğitemiyoruz, niye sağlıklı bireyler yetiştiremiyoruz! Eğitim kurumlarımız maddi olarak var; ancak eğitim yuvasında verilen eğitimden beklenen sonucun alınmadığı anlattıklarımızdan anlaşılmaktadır.
Bir üniversite hocası öğrencilerini uygulamalı bir geziye götürür. Yıkılmış bir köprüyü öğrencileriyle birlikte inceler. Sonra öğrencilerine şu soruyu sorar:
-Bu köprü sizce neden yıkılmış olabilir?
-Hocam, bu eksik demirden olmuş olabilir.
-Bu betonun kalitesiz oluşundadır.
-Temeli sağlam atılmamış...
Her öğrenci kendine göre bildiği mühendislik bilgilerine göre nedenler ileri söylemiş. Hoca öğrencilerini dinledikten sonra şunu söylemiş:
-Çocuklar! Söylediğiniz teknik nedenlerin de nedeni “ahlak eksikliğidir.”
Üstat M. Akif, toplumun ahlaklı olması için gereken asıl kavrama dikkatimizi çekmektedir:
“Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır,
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır!”
Toplumun ahlaklı olması, bireylerinde Allah korkusunun olmasına bağlıdır. Yani işin başı Allah korkusudur. Ünlü sözümüzde de buna dikkat çekilmektedir. “Allah’tan korkmayandan kork! demişler! Allah’tan korkmayan insanın korkacağı, çekineceği caydırıcı bir öge yoktur.
İslam’ın değer yargıları toplumun değer yargılarıyla örtüştüğü için İslami eğitim ve dolayısıyla İslami bilgiyle donatılmış bireylerin oluşturduğu toplum ancak ahlaklı olabilir. Günümüzde toplumun bireyleri İslam’ın değer yargılarından olan temel kurumları önemsememe, dışlama ve değersizleştirme çalışmaları günden güne artmaktadır. Bunu, çeşitli medya organlarında yayınlanan film ve diziler, kuşak programları yaymaktadırlar. Yetişen çocuklarımız, gençlerimiz toplumdaki şarlatanlardan etkileniyorlar ve toplumun yapısına dinamit koymuş gibi oluyorlar.
“Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem:4) ayetinde Allah, elçisinin önemli özelliğini bize bildirirken ahlaklı olmamızın önemine değinmektedir ve toplumsal olarak kurtuluşumuz için ahlaklı olmamız gerektiğini emretmektedir. Allah Resulü: “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim! “ diye buyururken İslam toplumunun ahlaklı olması gerektiği konusunda bize yol göstermektedir.