diyarbakır escort
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
8 Mart Özgürlük Söylemleri Ardında Hakikat!..
Tarih: 07-03-2026 00:04:00 Güncelleme: 07-03-2026 00:04:00


 

Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü geldiğinde dünyaya aynı mesaj veriliyor: 
-Kadınlar özgürleşiyor, haklarını kazanıyor, eşitlik ilerliyor.

 Meydanlarda konuşmalar yapılıyor, sosyal medyada süslü cümleler kuruluyor. Fakat şu soruyu sormadan geçemeyiz: 

Gerçekten kadınlar özgür mü, yoksa "özgürlük" adı altında yeni bir kölelik düzeni mi kuruluyor?

Bugünün modern dünyası, kadına özgürlük verdiğini iddia ederken onu tüketim kültürünün bir parçası haline getirdi.

 Kadının emeği sömürülüyor, bedeni pazarlama araçlarına dönüştürülüyor ve adına “özgürlük” deniyor.  

Hakları ellerinden alınmış, değeri piyasanın kurallarına teslim edilmiş bir kadının ne kadar özgür olduğu ciddi bir tartışma konusudur.

Daha büyük bir çelişki ise savaşların yaşandığı coğrafyalarda ortaya çıkıyor. Ortadoğu’ya “özgürlük getirmek” iddiasıyla yürütülen savaşlarda en büyük bedeli yine kadınlar ödüyor.

 Bombaların altında kalan, evini, ailesini, çocuklarını kaybeden binlerce kadın var. 

Peki bu nasıl bir özgürlüktür ki geride yıkılmış şehirler ve yetim kalmış çocuklar bırakır?

Tarihe baktığımızda ise başka bir gerçek karşımıza çıkar. 

İslam’ın ortaya çıktığı dönemde, bazı toplumlarda kız çocukları utanç veya korku nedeniyle diri diri toprağa gömülüyordu.

 Kur’an’da geçen “Diri diri toprağa gömülen kıza hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda…” ayeti, bu barbar geleneği açıkça mahkûm etmiş ve insanlık vicdanına güçlü bir çağrı yapmıştır. 

Bu mesaj, kadının yaşam hakkını ve onurunu savunan önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Bugün insanlık hâlâ aynı sorularla yüzleşmek zorunda kalıyor. 

Artık kız çocukları toprağa gömülmeyebilir; savaşlarda, insan kaçakçılığında, yoksullukta ve adaletsizliğin gölgesinde hayatlarını kaybediyorlar.

 Suçları nedir?

Hangi günahın bedelini ödüyorlar?

Kadının haklarının sistemli biçimde zayıflatıldığı, emeğinin değersizleştirildiği ve hayatının siyasi çıkarların gölgesinde kaldığı bir dünyada “kadın özgürlüğü” söylemi çoğu zaman sadece bir slogan olarak kalmaktadır.

Gerçek özgürlük; savaşların sona erdiği, adaletin egemen olduğu ve kadının insan onuruyla yaşayabildiği bir dünyada mümkün olacaktır. 

O güne kadar ise her 8 Mart, kutlamalardan çok vicdan muhasebesi yapılması gereken bir gün olmaya devam edecektir.



Bu yazı 240 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI