diyarbakır escort
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
BM Lağvedilmedikçe Zulmün Sonu Gelmez!..
Tarih: 05-01-2026 00:03:00 Güncelleme: 05-01-2026 00:03:00


 


Dünya gerçekten yeniden orta çağın karanlık günlerine mi dönüyor?


Dünya, kravat takmış haydutlar tarafından mı yönetiliyor?

Bugün yaşadıklarımıza baktığımızda, hak, hukuk, adalet ve barışın ayaklar altına alındığı bir çağda yaşadığımızı açıkça görüyoruz. 

Bunu görmeyenler, görmek istemeyenler kör değildir.


Dünya, birkaç meydan okuyan zalim ve onları başa getiren bir avuç çıkar grubundan ibaretmiş gibi yönetiliyor(!)

 Hukuk tanımazlık artık istisna değil, kural haline gelmiş, durumda.

Kovboy Şefleri ve Modern Haydutlar

Dünyayı yönetenler devlet adamı mı, yoksa modern çağın kovboy şefleri mi?

Hayvan çiftliklerinin sığır çobanları, medenî mi oldu?

Kızılderilinin, Afrikalının ve bir çok milletin ahı yerde mi kalacak?

Kendi iç sorunlarını çözememiş, ülkesi ekonomik ve toplumsal krizlerle boğuşan Donald Trump gibi figürler, saldırganlığı bir dış politika yöntemi haline getirmiş durumda.

 Ne zaman, kime saldıracağı belli olmayan bir Deli Dumrul misali…

Trump ve terör devleti anlayışının sembol ismi Netanyahu’nun, 2025’in son günlerinde ABD’nin başkentinde bir araya gelmesi tesadüf müydü?

 Elbette hayır. 2026’da kimin hedef tahtasına konulacağı, hangi devletlerin sıraya gireceği açık açık konuşuldu, planlandı. 

Basın toplantılarında bile hangi ülkelerin hedefte olduğu dile getirildi.

Trump’la dost olduğunu sananlar,  şunu iyi bilmelidir;
Çıkar üzerine kurulu dostlukların ömrü kısadır.


Bugün yanındasınız, yarın hedefte olabilirsiniz.

Egemenlik Haklarını Çiğneyen Bir Zihniyet

Trump’ın yaptığı şey yeni değil. 

Bir devletin egemenlik haklarını açıkça ihlâl etmek, haydut devlet refleksidir. 

Biz bu sahneleri daha önce izledik.


1960’ların siyah-beyaz televizyonlarında yayınlanan Amerikan kovboy filmlerini hatırlayın: Güçlü olan gelir, silahını çeker, toprağa çöker.

Dün Orta Doğu’daydı,  bu senaryo.
Bu senaryo bu gün Latin Amerika’da.

Irak’ta, Libya’da, Suriye’de ne yaptılarsa aynı yöntemi kullandılar. 

Önce liderleri “terörist” ilan ettiler, sonra işgal ettiler. 

Çünkü gözleri petrol ve yer altı zenginliklerindeydi. 

Şimdi aynı plânı Venezuela için açık açık dile getiriyorlar.

Türkiye’ye de aynı şeyi yaparlardı. 

Yer altı kaynakları ve stratejik konum için gözlerini dikmişlerdi.

Bu millet, 15 Temmuz 2016’da bu fırsatı onlara vermedi.

Maduro Olayı ve Çöken Uluslararası Sistem

Maduro olayı, emperyalist devletlerin haydutluğunu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. 

Gazze’ye destek verdiği için bir devlet başkanının evinden kaçırılmasını dünya izledi. 

Sözde Uluslararası Haçlı Toplum'u sustu. 

Bu, diğer devletlere verilmiş apaçık bir gözdağıdır.

Bu olay, Birleşmiş Milletler’in artık işlevsiz hale geldiğini bir kez daha gösterdi. 

BM ya köklü şekilde değişmeli ya da insanlığın vicdanını temsil edecek yeni bir küresel yapı kurulmalıdır.

BM, haksızlığın, hukuksuzluğun, işgalcilerin saltanat sürdüğü Kızılderili topraklarından çıkarılmalı ve din, dil, millet ayrımı yapılmayan, veto hakkının kimseye tanınmadığı bir ü ülkede yeniden kurulmalıdır.


 Veto mekanizması, adaleti değil güçlüyü koruyan bir zırha dönüşmüştür.

Gücün Karşısında Güçten Başka Çare Bırakmayan Dünya

Maduro olayı bize şunu net biçimde gösterdi:
Bu dünyada artık gücü ancak güç sınırlıyor.

 Hukuk, kağıt üzerinde kalmış durumda.

 Emperyalist saldırganlığın tek amacı var: Enerjiye, toprağa, suya ve tüm kaynaklara hükmetmek.

Bu uğurda hukuksuzluk, vicdansızlık ve ahlâksızlık meşru sayılıyor. 

Hâlâ bu saldırganlığı Hak ve Özgürlük masallarıyla savunmak, emperyalizmin ideolojik uşaklığından başka bir şey değildir.

Sahte Kardeşlikler, Gerçek Yüzler

Maduro olayında bir kez daha gördük:
“Kardeşiz” diyen devlet başkanları tek kelime etmedi. 

Sessizlikleri, kimin safında olduklarını açıkça gösterdi. 

Dost bildiklerimiz Trump’ın yanında hizaya girdi.

Ama tarih bize şunu öğretir:

Barbarlar her zaman kaybetmiştir.

Firavun kaybetti.

Nemrut kaybetti.

Ebu Cehil ve Ebu Leheb kaybetti.

Peygamber Efendimizin (s.a.v)  verdiği hak mücadelesi nasıl zaferle sonuçlandıysa, bugün de haklı olanların yolu açıktır.

Dünya zulmün yolunda gitse bile,
zafer her zaman Hakk'a inanların olmuştur.

Ve yine öyle olacaktır.



Bu yazı 651 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI