diyarbakır escort
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Basra Yıkıldıktan Sonra: Kürt Dili ve Geç Kalan Uyarı
Tarih: 03-02-2026 00:04:00 Güncelleme: 03-02-2026 00:04:00


 

Bir millet kendi diliyle konuşamıyor, kendi diliyle eğitim veremiyorsa; o millet kâğıt üzerinde yaşıyor olabilir ama fiilen yok oluş sürecine girmiştir.

Arapların meşhur sözü vardır: “Ba'da harabü'l Basra"

Basra yıkıldıktan sonra,  her şey bittikten sonra edilen pişmanlıkların artık bir faydası kalmaz.

 Bugün Kürt dili açısından tam da bu eşikte duruyoruz.

Kürtçenin bugüne kadar ayakta kalmasında en önemli rolü, tarihsel olarak Kürt medreseleri oynamıştır. Bu medreselerde eğitim dili Kürtçeydi; dil günlük hayatın, ilmin ve dinin taşıyıcısıydı. Ne zaman ki eğitim dili Kürtçeden alındı, tek dil olarak Türkçe dayatıldı, işte o andan itibaren Kürt dili sistemli biçimde gerilemeye başladı.

1980 askeri darbesi sonrası yaşananlar ise bu süreci daha da hızlandırdı. Devletin baskıcı politikalarının yanı sıra, PKK’nin köylerde ve medreselerde kurduğu baskı da Kürtçeye ciddi zarar verdi. Bu gerçek, çoğu zaman dile getirilmeyen ama konuşulması gereken acı bir hakikattir. Kürt dili, sadece devlet politikalarıyla değil, Kürtler adına konuştuğunu iddia eden yapılar tarafından da zayıflatıldı.

Bugün “Kürtçe seçmeli ders” kampanyaları yapılıyor. Ancak ana dilde eğitim olmadan, birkaç saatlik seçmeli dersle bir dil ne korunabilir ne de geliştirilebilir. Bu uygulamalar, sorunu çözmekten çok vicdan rahatlatan sembolik adımlar olmaktan öteye geçmiyor.

Daha da çarpıcı olan şu: Aynı ülkede nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman olmasına rağmen, okullarda din eğitimini seçmek doğal kabul edilirken; milyonlarca Kürt’ün ana dilinde eğitim talebi hâlâ “sorun” olarak görülüyor.

 Bu çelişki, meselenin pedagojik değil siyasal olduğunu açıkça gösteriyor.

Oysa dünya örnekleri ortada. Birçok ülkede birden fazla dilde eğitim veriliyor; ne o ülkeler bölünüyor ne de zayıflıyor. Aksine, çoğulculuk onları daha güçlü kılıyor. Buna rağmen Kürtlere biçilen rol, dar ve gerçeklikten uzak bir elbise gibi her geçen gün daha fazla sıkıyor.

Asıl tehlike ise artık dış baskıdan çok içeride. Evde, sokakta, işyerinde Kürtçe konuşulmuyor. Yeni kuşaklar, öğrendikleri dili “kendi dilleri” sanarak büyüyor. Dil, günlük hayattan çekildikçe hafıza da siliniyor. Basra yıkıldıktan sonra yapılacak tartışmaların ise kimseye faydası olmayacak.

Kürt medreseleri yeniden kendi özüne dönmeli; eğitim dili Kürtçe olmalıdır. 

Bir televizyon kanalıyla, birkaç kültürel programla bir dil ayakta tutulamaz. Dil, ancak eğitimle, günlük hayatla ve kamusal alanla yaşar.

Bugün Kürt dili; sözlük zenginliği, gramer yapısı ve lehçeleriyle dünyadaki en zengin dillerden biridir ve birçok dilbilimciye göre ilk on dil arasında yer alabilecek bir potansiyele sahiptir.

 Böylesine güçlü bir dilin, kendi coğrafyasında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olması ise tarihsel bir trajedidir.

Sorulması gereken soru şudur:

Eğer Kürtler bu ülkenin asli unsurlarıysa, neden ana dillerinin eğitimdeki engelleri hâlâ kaldırılmıyor?

Yarın çok geç olmadan, Basra tamamen harap olmadan, yıkılmadan bu soruya samimi bir cevap vermek zorundayız.



Bu yazı 559 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI