Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü.
İçimizden kutlamak gelmiyor.
Çünkü bugün dünyada gerçek anlamda gazetecilik yapan basın mensupları, mesleklerini en ağır şartlar altında icra ediyor.
Gazetecilik; kamu yararına yapılan, doğru icra edildiğinde toplumu aydınlatan, yönetenleri denetleyen onurlu bir meslektir.
Ne yazık ki bu meslek, uzun zamandır gerçek kimliğinden koparılmış durumda.
Herkes Gazeteci, Ama Gazetecilik Yok
Bugün teknoloji gelişti. Bir telefonu olan, sosyal medya hesabı açan, yapay zekâdan iki paragraf yazı alan herkes, “gazeteci” olduğunu iddia ediyor.
Gazetecilik; emek ister, bedel ister, sorumluluk ister.
Bir zamanlar onuruyla anılan bu meslek, zaman içinde itibarsızlaştırıldı.
Gazeteciliğin onuru ayaklar altına alındı.
Gerçeği Yazmanın Bedeli: Cezaevi
Dünyanın dört bir yanında gazeteciler baskı görüyor, tehdit ediliyor, şiddete maruz kalıyor.
Birçok gazeteci sadece doğruları yazdığı için ya cezaevinde ya da cezaevi sırasını bekliyor.
Filistin’de, açıkça bir terör devleti tarafından son iki yıl içinde 250’nin üzerinde gazeteci katledildi.
Sözde demokrasi havarilerinden ise tek bir ciddi ses çıkmadı.
Basını temsil ettiğini söyleyen dernekler, cemiyetler…
Bir kınamayı bile fazla gördüler.
Gazeteciliğin düştüğü bu durumu düzeltmek, mesleği gerçek kimliğine döndürmek için çaba gösterenlerin sayısı ise ne yazık ki çok az.
Gazeteci Bir Gün Değil, Her Gün Hatırlanmalı
Gazeteciyi sadece bir güne sığdırmak yanlıştır.
Gazetecilik bir gün hatırlanacak bir meslek değildir.
Gazeteci her gün hatırlanmalı.
Çünkü gazeteci her gün risk alır, her gün bedel öder.
Türkiye’de Basının Hali: İçler Acısı
Türkiye’de basın meslek ilkeleri için iktidar tarafından kapsamlı bir çalışma yapılmalıdır.
Pek çok alanda düzenleme yapılırken, basın emekçileri için tek bir ciddi adım atılmamıştır.
Bugün Türkiye’de gazetecilerin geldiği nokta içler acısıdır.
Gazetecilik; uyuşturucu, fuhuş, çetelerle anılır hâle gelmişse, bu tablo hepimiz için bir utançtır.
Gazetecilik, şerefli ve onurlu bir meslek olmaktan çıkarılmak istenmiştir.
Ekonomik Bağımsızlık Olmadan Özgür Basın Olmaz
Gazeteler, ekonomik olarak bağımsız olmalıdır.
Basın İlan Kurumu’nun bir neferi olmaktan çıkmalıdır.
Bugün birçok gazeteci, Basın İlan Kurumu’nun kılıncı altında ezilmektedir.
Bu da gazeteciliği değil, iktidara yakın durmayı teşvik etmektedir.
Ekonomik olarak kimden besleniyorsanız, ister istemez onun yanında durursunuz.
Özgür gazetecilik ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.
Dijitalleşme ve Yapay Zekâ: Mesleğin Son Darbesi
Bugün sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada gazetecilik dijitalleşmenin kurbanı olmuştur.
Yapay zekânın hayatımıza girmesiyle birlikte bu meslek neredeyse tamamen işlevsizleştirilmektedir.
Bugün herkes yapay zekâ kullanıyor.
Hakikati arayan, sahaya çıkan, soru soran gazeteci sayısı her geçen gün azalıyor.
Gazeteciler ve İdareciler Aynı Sorumluluğu Taşır
Bu vesileyle tüm meslektaşlarımın gününü kutluyorum.
Çünkü idarecilik; halka hizmet etmek, halkın sorunlarını çözmek için vardır.
Gazeteciler, halk adına denetler, sorar, yazar.
Bu yüzden gazetecilerle idarecilerin aynı günde anılması bir tesadüf değildir.
Ama şunu açıkça söyleyelim:
Gazetecilik kurtarılmadan, demokrasi kurtulmaz.
Gazeteci susturulursa, toplum karanlıkta kalır.
Bir gün değil…
Her gün gazeteciye sahip çıkılmalıdır.