diyarbakır escort
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Dicle Kenarında Bir Sorumluluk
Tarih: 14-02-2026 00:03:00 Güncelleme: 14-02-2026 00:03:00


 

Diyarbakır…
Taşına dokunsanız tarih konuşur, surlarına yaslansanız yüzyıllar omzunuza çöker. 

Bu şehir sadece bir coğrafya değil; bir emanettir. Ve emanet, hafif bir yük değildir.

Adı "Ömer" olanı bu şehir sever.

" Ömer" deyince adalet gelir, akla. 

Ömer bin Hattab’ın “Dicle kenarında bir kuzu kaybolsa hesabı benden sorulur” sözü, yöneticiliğin ne demek olduğunu asırlar öncesinden haykırır. 

O sözün yankılandığı Dicle Nehri bugün hâlâ akıyor; peki o sözün ağırlığını taşıyacak omuzlar nerede?

Makam dediğiniz şey, oturmak için değil; yük almak içindir. 

Koltuk, insanı büyütmez. Aksine, insan koltuğun hakkını verdikçe büyür.

 Diyarbakır’ı yönetenler, bu şehrin yükünü omuzlarında hissediyor mu gerçekten?  

Makam odalarının serinliğinde, Dicle kıyısındaki kuzuların sesini duymak zor mu geliyor?

Ramazan yaklaşıyor. 

Bu şehirde etkinlik afişleri hazırlanıyor belki. Işıklar, sahneler, protokol sıraları… 

Oğlaklı TOKİ’de yaşayan depremzede vatandaşın derdi başka. 

Onun ihtiyacı gösteri değil; secde edecek bir mekân. İki yıl geçti. 

Çadırdan konteynere, konteynerden betona geçildi. Ama gönüllerin sığınacağı bir cami hâlâ yeterince yoksa, orada bir eksiklik vardır.

Devlet, vatandaşının barınmasını sağladığı gibi, ibadet edeceği mekânı da düşünmekle mükelleftir. 

Medeniyet dediğimiz şey, sadece betonun yükselmesi değildir; minarenin de o semaya karışmasıdır.

 Avrupa’da yerleşim planlanırken sosyal alanlar baştan tasarlanır.

 Bizde ise çoğu zaman ihtiyaç, ses yükselince hatırlanır.

Diyarbakır’ı fetheden kumandan olarak bilinen Halid bin Velid ve beraberindeki sahabeler bugün bu şehrin hâline baksalardı, herhâlde ilk soruları şu olurdu: “Bu beldede adalet var mı? Bu beldede halkın ihtiyacı, yönetenin gündeminde mi?”

Çünkü fetih, sadece surları aşmak değildir; gönülleri imar etmektir.


İmar, sadece bina dikmek değildir; insanın ihtiyacını görmek, sesini duymaktır.

Bugün Diyarbakır’da bazı kapılar sonuna kadar açık. 

Bazı talepler hızla karşılık buluyor. Fakat hizmet kapısı aynı genişlikte aralanmıyorsa, orada bir tercih meselesi vardır. Şehirler, öncelikleri kadar adildir.

Bu kadim şehrin yöneticilerine düşen; polemik değil, sorumluluktur. 

Gösteri değil, hizmettir. İsimlerin arkasına sığınmak değil, isimlerin hakkını vermektir.

Diyarbakır hafızası güçlü bir şehirdir. 

Kimin yük taşıdığını, kimin yükten kaçtığını unutmaz.

Dicle akmaya devam edecek.


Surlar ayakta kalacak.
Ramazan yine gelecek.

Asıl soru şu:
O koltuklarda oturanlar, o ağır emaneti gerçekten taşıyabilecek mi?



Bu yazı 210 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI