diyarbakır escort
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Diyarbakır’da İki Bayram, İki Ayrı Gerçek" BAYRAM GELMiŞ NEYİME!.."
Tarih: 23-03-2026 00:04:00 Güncelleme: 23-03-2026 00:04:00


 


Diyarbakır’da bu yıl hem Ramazan Bayramı hem de Newroz, farklı duygular ve tartışmalar eşliğinde geride kaldı.

Cuma da ayrı bayramdır.

 Bayramların toplumda birlik, beraberlik ve kaynaşma vesilesi olması beklenirken, yaşananlar bu beklentilerin ne ölçüde karşılandığını sorgulatır nitelikteydi.

Bayramlar, sevinç kaynağımızdır. Aynı zamanda devlet ile milletin bir araya gelmesi, kaynaşması için önemli fırsatlardır. 

Ancak Diyarbakır’da son 50 yılın en sönük bayramlaşmalarından biri yaşandı. 

Geçmiş yıllarda kar, yağmur, fırtına demeden valilik bahçesinde ya da devletin sosyal tesislerinde gerçekleştirilen bayramlaşmalar, bu yıl bir otel lobisine sıkıştırıldı.

Yağmur yağıyor imiş!...

 Üstelik davetli listesi geniş halk kesimlerinden ziyade, protokolde sürekli görülen sınırlı bir çevreyle tutuldu.

Kimileri bu durumu “küçük bir detay” olarak görebilir. Ancak benim yetiştiğim anlayışta, küçük görülen şeyler gelecekte büyük sonuçlar doğurabilir.

 Geleneklerimizde ve İslami bakış açısında da bu hassasiyet vardır.

 Küçük bir kopuş, zamanla büyük bir ayrışmaya dönüşebilir.

Ekonomik sıkıntıların yoğun şekilde hissedildiği bir dönemde, emeklilere ayrılacak kaynak bulunamazken; bayram gibi anlamlı bir günde dahi bu tür tercihler yapılması, kamu vicdanında soru işaretleri oluşturmakta mıdır?


 Diyarbakır’ın çözüm bekleyen sayısız sorunu varken, birkaç kişiyi memnun edecek organizasyonlarla yetinilmesi kabul edilebilir değildir.

Benzer bir yaklaşımın 15 Temmuz anmalarında da sergilendiği görülmüştü.

 Sembol haline gelmiş alanlar yerine farklı tercihler yapılmış, halkın katılımı sınırlı kalmıştır.

 " Bayramlaşma" dediğimiz şey, halkın içinde, halkla birlikte yapılır. 

Aksi durumda ortaya çıkan tablo, toplumun bir kesiminin dışlandığı algısını güçlendirir.

“Olumsuz hava koşulları” gerekçe gösterilerek kapalı alan tercih edilmiş olabilir.

 Ancak devletin tüm imkânları düşünüldüğünde, daha kapsayıcı ve halkın katılımına açık bir organizasyon yapılabilirdi. 

İsteyen gelir, istemeyen gelmezdi; önemli olan kapının herkese açık olmasıydı.

Bu yıl Diyarbakır’da iki farklı bayram yaşandı: biri dini bayram olan Ramazan Bayramı, diğeri ise kültürel bir bayram olan Newroz. 

Fotoğraflar ve katılım oranları, bu iki organizasyon arasındaki farkı açıkça ortaya koydu. 

Birinde sınırlı bir katılım varken, diğerinde yüz binlerce insan alanları doldurdu.

Öte yandan, Newroz’un bu yıl geçen yıla göre daha az kalabalık olduğu da gözlemlendi. Bunun arkasında farklı nedenler olabilir.

 Ancak bayram sürecinde yaşanan bazı olumsuzluklar da dikkat çekiciydi.
Büyükşehir Belediyesi ulaşım biriminde yaşanan trajik bir intihar olayı, bayramın gölgesinde kalan acı bir gelişme oldu. Sebebi henüz net olarak bilinmese de, bu tür olayların toplumsal etkisi büyüktür ve ciddiyetle ele alınmalıdır.

Ayrıca sağanak yağışla birlikte altyapı sorunları bir kez daha gün yüzüne çıktı. 

Diyarbakır adeta suya teslim oldu. 

Daha şiddetli bir yağışta şehrin ciddi bir krizle karşı karşıya kalabileceği açıkça görüldü.

 Ulaşımda yaşanan aksaklıklar da cabası; bayram süresince araç yetersizliği dikkat çekerken, Newroz için sağlanan imkanların bayramda görülmemesi eleştiri konusu oldu.

Eğer Newroz için yapılan çalışmaların küçük bir bölümü altyapıya ayrılmış olsaydı, bugün bu manzaralarla karşılaşmayabilirdik.

Tüm bu yaşananlar karşısında akıllara şu soru geliyor: -Diyarbakır’daki siyasi parti temsilcileri ve il başkanları, bu sorunlara ne zamana kadar sessiz kalacak? 

Toplumun beklentisi, bu meselelerin açıkça dile getirilmesi ve çözüm için adım atılmasıdır.

Sonuç olarak; bayramlar sadece kutlanan günler değil, aynı zamanda yönetim anlayışının da bir yansımasıdır.

 Diyarbakır’da yaşananlar, hem yerel yönetimler hem de kamu idaresi açısından yeniden düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koymaktadır.



Bu yazı 205 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI