Diyarbakır’da yeni yıl ile birlikte su faturalarında yaşanan artış, kentte ciddi bir krize dönüşmüş durumda.
Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi’nden gelen yüksek faturalar, vatandaşın tepkisine neden olurken, su artık temel bir ihtiyaç olmaktan çıkıp lüks haline mi geldi?
Ocak 2026 itibarıyla Diyarbakır’da hanelere kesilen su faturalarının en düşüğü 1.000 TL seviyesinde olurken, bazı abonelerde bu rakam, 2.500 TL’yi aşmış durumda.
Vatandaş, suyu yalnızca zorunlu ihtiyaç için kullanmasına rağmen, bu faturalarla karşı karşıya kaldığını ifade ediyor.
Diyarbakır’da yaşanan bu tablo, kamuoyunda büyük tepki topluyor.
“Bu kentte su bu kadar pahalıysa, diğer şehirlerde durum ne olacak?” sorusu sıkça dile getiriliyor.
Yüksek faturalar nedeniyle birçok aile, su kullanımını en aza indirmiş durumda.
Vatandaş, eskiden köy yaşamında uygulanan haftada bir temizlik düzenine geri dönmek zorunda kaldığını belirtiyor.
Buna rağmen, muslukları kapalı olmasına, neredeyse hiç su kullanmamalarına rağmen 500 TL civarında fatura gelen haneler olduğu ifade ediliyor.
Çalışan ve geçim derdiyle mücadele eden vatandaş, kazançlarının önemli bir kısmını yalnızca su faturalarına ayırmak zorunda kalacaklarını söylüyor.
Diyarbakır, Ankara değil İstanbul olamaz!..
Bu durum, ekonomik sıkıntılarla boğuşan Diyarbakırlı için dayanılmaz bir yük haline gelecek durumda.
DİSKİ’nin “Zam yapılmadı.” yönündeki açıklamalarına karşın faturaların bu denli yüksek gelmesi, hesaplama yöntemlerine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Vatandaş, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama bekliyor.
Diyarbakır kamuoyunun gözü şimdi DİSKİ Genel Müdürlüğü’ne çevrilmiş durumda.
Kurumun, su faturalarındaki bu artışa ilişkin ne açıklama yapacağı merak konusu.
Zam yapılmadığı belirtilirken ortaya çıkan bu rakamlar, “Zam yapılırsa ne olacak?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Diyarbakırlı, suyun bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatarak yetkilileri sorumluluk almaya ve acil çözüm üretmeye çağırıyor.