Cuma günü tüm Türkiye’de olduğu gibi Diyarbakır’da da öğrenciler ilk yarı karnelerini alacak. O karne sadece öğrencilerin ders notlarını değil, aynı zamanda Diyarbakır’daki eğitimin fotoğrafını da önümüze koyacak.
Açık konuşmak zorundayız: Bu karne, hepimizin karnesi olacak.
Eğitimde Kötü Sonuç Varsa, Şapkayı Önümüze Koymak Zorundayız
Diyarbakır, bu kış yalnızca karla değil; eğitim ve öğretimde yaşanan aksaklıklarla da kötü bir sınav verdi. Okulların fiziki durumu, öğrencilerin akademik seviyesi, öğretmenlerin karşı karşıya bırakıldığı şartlar… Hepsi bu karnede kendini gösterecek.
Eğer ortaya kötü bir tablo çıkarsa, kimse suçu çocuklara yıkmasın.
Hesap sorulacaksa, yönetim anlayışından, plansızlıktan ve sorumluluktan kaçanlardan sorulmalı.
Diyarbakır’ın makus talihini değiştirmek istiyorsak, bu işe eğitimden başlamak zorundayız. Çünkü bugün sınıflarda oturan çocuklar, yarının doktoru, öğretmeni, mühendisi, yöneticisidir.
Geleceği kurtarmak istiyorsak, bugünü kurtarmalıyız.
Eğitim Sıçrama Yapmadan Bu Şehir Sıçrama Yapamaz
Bu şehirde hiçbir alanda ilerleme beklemeyelim; eğer eğitim yerinde sayıyorsa…
Kaliteli eğitim olmadan ne ekonomi düzelir, ne sağlık, ne sosyal hayat.
Okulların durumu, öğrencilerin psikolojisi, öğretmenlerin yükü artık ertelenemez bir mesele haline gelmiştir. Hep birlikte, çocuklarımız için daha iyi bir eğitim ortamı oluşturmak zorundayız.
Çocuklarımızı At Yarışına Çevirmeyin
Velilere de açık bir çağrım var:
Çocuklarımızı bir sınavdan çıkarıp diğerine sokarak, özel okul – kurs – deneme üçgeninde bir yarış atına çevirmeyelim.
Devlet okulları bu ülkenin temelidir. Yeterli öğretmen kadrosuna, müfredata ve imkanlara sahiptir. Eksikler varsa çözüm adresi kaçmak değil, iyileştirmek için mücadele etmektir.
Eğitim bir maratondur; kısa mesafe koşusu değildir. Çocuklar belli bir periyotla, sağlıklı bir tempoyla eğitime hazırlanmalıdır.
İlk Yarı Biter, Maç Bitmez
Nasıl ki futbolda ilk yarı kötü oynayan takım, ikinci yarıda toparlanabiliyorsa; eğitimde de eksikler varsa ikinci dönemde telafi etmek mümkündür.
Yeter ki samimi olalım, hatayı kabul edelim ve çözüm üretelim.
Cuma günü Diyarbakır’ın eğitimde ilk yarı performansını hep birlikte göreceğiz.
Gazi Yaşargil Hastanesi: Bu İhmal Kabul Edilemez
Gelelim sağlığa…
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan ısınma sorunu, ne teknik bir arıza ne de basit bir aksaklıktır. Bu, açık bir yönetim zaafıdır.
Günlerdir hasta mağdur, personel zor durumda.
Bu tabloya rağmen sessiz kalan, çözüm üretmeyen, kamuoyuna tek satır açıklama yapmayan anlayış bu kurumu taşıyamaz.
Hastane yönetimindeki bu vasıfsızlık, sağlığın ayağına dolanmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
İl Sağlık Müdürü Görevini Yaptı, Teşekkürü Hak Etti
Ancak hakkı da teslim edelim.
Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü, bizzat tarafıma bilgi vererek, Gazi Yaşargil Hastanesi’ndeki ısıtma sorununun pazartesi günü tamamen giderileceğini bildirdi.
Bu yaklaşım; sorumluluk alan, sahaya inen, çözüm odaklı bir yönetim anlayışının göstergesidir.
Sayın İl Sağlık Müdürü’nün bu tavrı takdire şayandır.
Perşembe günü sağlık alanındaki tüm eksikleri sert bir dille ele almaya devam edeceğim. Çünkü bu şehir ihmali kaldıramaz.
Eğitimde de sağlıkta da bu şehir bahane değil çözüm istiyor.
Çocuklarımızın geleceğini, hastalarımızın sağlığını beceriksizliğe teslim edemeyiz.
Herkese iyi haftalar diliyorum.
Ama şunu unutmayalım:
Bu şehir susanları değil, sorumluluk alanları hatırlayacak.