Bugün Türkiye’de emekliyi hor gören, yok sayan, görmezden gelen bir siyasi anlayış var. Açık konuşuyoruz: Bu anlayışın bu topraklarda artık yeri kalmamıştır. Tarih sahnesinden silinmesi gerekir. Çünkü bugün emekliye yapılan muamele, sosyal devletin değil, vicdansızlığın fotoğrafıdır.
Unutulmasın; hepimiz bir gün emekli olacağız. Kimse bu kaderden kaçamayacak. Ama bugün emeklilere reva görülen hayat, adeta sağken mezara koymaktır.
17.766 LİRA İLE HAYAT MI OLUR?
Hâlâ bu ülkede 17.766 lira emekli maaşı alan yüz binlerce insan var. Bu rakam bir maaş değil, açıkça bir hakarettir. Bir insanın kirasını bile karşılamayan bu parayla “yaşa” demek, akılla, vicdanla, izanla bağdaşmaz.
Emekliler bekliyor…
Bekliyor da neyi bekliyor?
TBMM'den kendilerine sadaka verir gibi çıkarılacak bir yasayı…
“20 bin liraya çıkardık” diye övünülecek bir düzenlemeyi…
Bu bir müjde değil, bu bir acı tablodur.
YILLARCA DEVLETE ÇALIŞ, SONUNDA ÇORBA KUYRUĞUNA GİR
Yıllarca devlete çalış…
Vergini ver…
Primini öde…
Gençliğini, sağlığını bu ülkeye bırak…
Sonra gelinen nokta ne?
Bir ev kirası bile etmeyen bir maaş.
Ve o maaşla hayatta kalmaya çalışan emekliler…
Bugün emeklilerimiz, hayırseverlerin çorba dağıtımını dört gözle bekliyor. Kuyruklarda, boynu bükük, sesi kısık… Oysa bu ülke, emeklilerini doyurmadan hiçbir şeyi düzeltemez.
Bunu anlamayan bir sistem çökmüştür.
EMEKLİ AÇKEN İTİBARDAN, LÜKSTEN, İSRAFTAN SÖZ EDEMEZSİN
Emekliler açken;
İtibar söylemi boş laftır.
Lüks sofralar ahlaksızlıktır.
İsraf ise açık bir kul hakkıdır.
Bugün emeklileri bu hale getiren bir sistem var.
Bu sistemin siyasî savunucuları var.
O savunucular, her platformda emeklilere sanki milyonlarca lira verilmiş gibi konuşuyor.
Bir sorun kendinize sorun:
Bir kez olsun kendi itibarınızdan,
bir kez olsun israfınızdan,
bir kez olsun lüksünüzden kıssaydınız;
Bugün emekli maaşı asgari ücretin altında olur muydu?
VURGUN VAR, HIRSIZLIK VAR, EMEKLİYE GELİNCE “KAYNAK YOK”
Bu ülkede yapılan vurgunların, talanların, hırsızlıkların haddi hesabı yok. Ama iş emekliye gelince bir ağızdan aynı cümle: -Para yok, kaynak yok.
Var.
Ama emekliye yok.
Bu düzen böyle nereye kadar gidecek?
EMEKLİLERİN DUASIYLA AYAKTA DURAN BİR TOPLUMUZ
Şunu herkes bilsin:
Emekli ve ihtiyar insanlarımız olmasa biz hayatta kalamayız. Bu toplum hâlâ onların duasıyla ayakta duruyor.
Ama biz ne yapıyoruz?
Onları açlığa, yoksulluğa, yalnızlığa mahkûm ediyoruz.
Bu sadece ekonomik bir kriz değildir.
Bu ahlaki bir çöküştür.
SON SÖZ: EMEKLİYİ EZEN HER ANLAYIŞ KAYBETMEYE MAHKÛMDUR!..
Emekliyi hor gören, emekliyi yük gören, emekliyi susması gereken bir kitle sanan her siyasi anlayış şunu bilsin:
Bu millet unutur gibi yapar ama asla unutmaz.
Ve sandık geldiğinde, en ağır cevabı verir.
Çünkü emekliyi ezen bir düzen,
yarını da bugünden kaybetmiştir.