Masamız notlarla dolu…
Her bir not, Diyarbakır’da yaşanan ayrı bir gerçeğin, ayrı bir sancının belgesi gibi önümde duruyor.
Hangisinden başlasak bilemiyoruz.
Bu şehirde sorunlar bir haftaya değil, bir ömre sığacak kadar ağır.
Bir yanda DESOB seçimlerinde kırmızı listenin elde ettiği seçilmişlik...
Bir yanda Kuyumcular Odası'nda yaşanan seçim heyecanı...
Sağlık alanında oluşan olumlu hava ve yatırımlar...
Ekibimizle birlikte Dicle Üniversitesi Rektörü ile yaptığımız temaslar...
Belediyelerin günlerdir süren karla mücadele çalışmaları…
Bunların hepsi önemli.
Bugün hepsinin önüne geçen, Diyarbakır adına utanılacak, konuşulması zor ama susulması imkânsız bir gerçek var:
Diyarbakır’da Fuhuş Gerçeği ve Kapatılan Oteller
En yakıcı konu budur.
Diyarbakır’da fuhuş…
Ve bu fuhuş nedeniyle kapatılan oteller.
İnsan utanıyor.
Bu şehir adına utanıyor.
Fuhuş; insanı sadece malından etmez, sağlığından eder, onurundan eder, toplumu çürütür.
Bugün Diyarbakır’da fuhuş artık sadece bir ahlak sorunu değil, doğrudan bir halk sağlığı tehdidi haline gelmiştir.
Tehlike Kapımıza Dayandı
Bu mesele hafife alınacak bir mesele değildir.
Fuhuş beraberinde bulaşıcı hastalıkları getirmiştir.
Öyle bir tehlike ki; ne zaman, nerede, kime bulaşacağını kimse bilemez.
Kim kiminle temas etti, kim hangi hastalığı taşıyor, bilmiyoruz.
Peki biz kendimizi nasıl muhafaza edeceğiz?
Bugün Diyarbakır’da bu hastalıkları taşıyan insanlar her an, her yerde karşımıza çıkabilir.
Toplu taşıma araçlarında…
Hastanelerde…
Kalabalık alanlarda…
Duraklarda…
Caddelerde…
Dikkat etmek zorundayız.
Tedbir almak zorundayız.
10 Otel Kapatıldı Ama Sorular Cevapsız
Edinilen bilgilere göre Diyarbakır’da fuhuş nedeniyle 10 Civarı otel kapatıldı. Bu sayının artacağı muhtemeldir, ayrıca.
Peki soruyoruz:
Bu otellerde fuhuş yeni mi yapılıyordu?
Yoksa uzun zamandır bilinen ama görmezden gelinen bir tablo muydu?
Denetimler neden şimdi yapıldı?
Daha kaç yer var?
Bu soruların cevabı verilmeden bu yara kapanmaz.
Fuhuş Otelle Sınırlı Değil
Gerçek acıdır ama gerçek şudur:
Diyarbakır’da fuhuş sadece otellerde değil.
Sokakta,
Caddede,
Duraklarda,
Eğitim kurumlarının çevresinde,
Üniversite etrafında…
Karşımıza çıkıyor.
Ve biz çoğu zaman susuyoruz.
Neden mi?
Fuhuş yapanın dayanacağı yasaları var,
karşı çıkanın ise koruyacak bir yasası yok.
Koruyucu olan kim?
Sadece Allah (c.c.)
Bu Sessizlik Nereye Kadar?
Buradan açıkça soruyoruz:
Diyarbakır halkı olarak ne zamana kadar susacağız?
Bu bataklık daha ne kadar büyüyecek?
Çocuklarımızı, gençlerimizi, toplum sağlığını daha ne kadar riske atacağız?
STK’lar Nerede?
Diyarbakır’ın STK’ları nerede?
Bu mesele basit değildir.
Bu bir ahlak, sağlık ve toplumsal güvenlik meselesidir.
Bataklığı kurutmanın zamanı gelmiştir.
Onlar bizi kurutmadan,
biz bu bataklığı kurutmalıyız.
Diğer notlara da sırası geldikçe değineceğiz.
Bugün, susmanın vebal olduğu bu meselede, susmak.zulme ortak olmadır.