Dicle’nin kıyısında kurulu kadim şehir Diyarbakır, sadece surlarıyla değil, siyasi hafızasıyla da derindir.
Burada siyaset, Ankara koridorlarında yazılan metinlerden ibaret değildir; kahvehanelerde, taziye evlerinde, çarşı pazarın nabzında şekillenir. Seçmen, sadece oy vermez; hafızasını, umudunu ve kırgınlığını sandığa bırakır.
Diyarbakır’daki siyaset uzun yıllardır kimlik, hizmet, güvenlik ve yerel kalkınma ekseninde şekilleniyor.
Türkiye genel siyasetinden farklı dinamikleri var. 2000’lerin başından bugüne yaşanan değişimi anlamak için hem partilerin performansına hem de bölgenin sosyolojik yapısına bakmak gerekiyor.
Diyarbakır’da Siyasetin Genel Çerçevesi
Diyarbakır’da öne çıkan partiler arasında Adalet ve Kalkınma Partisi, DEM Parti, HÜDA PAR, Cumhuriyet Halk Partisi ve Saadet Partisi bulunuyor.
2002–2011 arasında AK Parti Diyarbakır’da ciddi bir destek aldı. Bu dönemde:
Çözüm süreci beklentisi, Ekonomik istikrar ve sosyal yardımlar, Vesayet sistemine karşı duruş, bölgeye yönelik açılım söylemi gibi faktörler etkili oldu.
AK Parti’nin fikrî kökleri de Türkiye’deki Milli Görüş Hareketi'ne, yani Merhum Necmettin Erbakan çizgisine dayanıyor.
Bu gelenek bölgede muhafazakâr Kürt seçmende karşılık bulmuştu.
Neden Oy Kaybı Yaşandı?
2011’den sonra Diyarbakır’da AK Parti’nin oylarında belirgin bir düşüş oldu. Bunun birkaç temel nedeni öne çıkıyor:
Kimlik ve Güvenlik Politikaları
Çözüm sürecinin sona ermesi ve güvenlikçi politikaların öne çıkması, kimlik temelli oy davranışını yeniden güçlendirdi.
Bu durum DEM çizgisinin tabanını konsolide etti.
Yerel Hizmet Algısı, Hızlı tren, Otoyol bağlantıları, Hafif raylı sistem, Organize sanayi sorunları, İşsizlik, Çevre yolu ve şehir planlaması, Sağlıkta yatırımların gecikmesi, Barajların halen hayata geçmesi, Tarımda sulu alanın kanalara su akmaması
Çiftçilerin DEDAŞ olan borçları
gibi konularda halkın beklentisi yüksek. “Hizmet gelmedi” algısı oy davranışını doğrudan etkiliyor.
Teşkilat ve Kadro Sorunu
Yerel siyasette aday ve il/ilçe teşkilatlarının halkla temas gücü çok belirleyici. Diyarbakır’da uzun süredir “halktan kopukluk” eleştirisi yapılıyor. Sadece merkezden atama ya da dar kadro siyaseti bölgede karşılık bulmuyor.
Ekonomik Faktörler
Yoksulluk, genç işsizlik oranı ve geçim sıkıntısı Diyarbakır’da çok yüksek.
AK Parti’nin “yoksul kesimin partisi” algısının zayıflaması ciddi bir kırılma yarattı.
2024 Yerel Seçim Sonucu Ne Söylüyor?
2024’te DEM Parti’nin yüksek oranla kazanması, Diyarbakır’da kimlik eksenli siyasetin hâlâ çok güçlü olduğunu gösteriyor.
Bu oyların önemli kısmı “kemikleşmiş” bir taban.
AK Parti’nin yüzde 40’lardan yüzde 16’lara gerilemesi sadece aday meselesi değil; yapısal bir güven ve temsil meselesi.
AK Parti Eski Gücüne Dönebilir mi?
Teorik olarak evet, ama mevcut tabloya bakıldığında:
-Yeni ve güçlü yerel kadrolar.
-Bölgeye özel ekonomik kalkınma programı.
-Gençlere yönelik istihdam hamlesi.
-Kimlik meselesinde daha kapsayıcı dil.
Sadece birkaç isim değişikliğiyle eski oy oranına ulaşmak zor görünüyor.
Diğer Partiler
DEM Parti, kimlik siyaseti yerel aidiyet güçlü.
Bu tabandan oy almak zaman ve güven gerektirir.
HÜDA PAR, daha geniş kitleye açılmadan büyümesi zor.
CHP ve SAADET Partisi, Diyarbakır’da sınırlı ama belirli seçmen segmentlerinde etkili.
Sonuç
Diyarbakır’da seçmen şuna bakıyor:
“Kim benim kimliğime saygı duyuyor ve kim somut sorunumu çözüyor?”
Halk için ideolojik söylemden çok, iş, altyapı, sosyal adalet ve temsil duygusu önemli.
Kim bu alanlarda güven verirse oy ona gider.
Diyarbakır seçmeni mesaj veriyor:
Kim hizmet eder, kim sorun çözer, kim ulaşılabilir ve samimi görünürse oy ona gider.