Ramazan geldi.
Sofralar bereketle dolsun diye beklerken, pazar tezgâhları adeta yangın yerine dönmüş durumda. Domatesin, etin, yağın, bakliyatın fiyatı cep yakmıyor; adeta el yakıyor.
Asgari ücretli, emekli, dar gelirli vatandaş daha ayın başında mutfağa yeniliyor. İftar sofrası artık sadece sabır değil, hesap kitabı istiyor.
Resmî açıklamalar yapılırken, rakamlar konuşurken, hayatın içindeki gerçek çok daha sert.
Türkiye İstatistik Kurumu tablolar yayımlıyor; ama pazara çıkan vatandaşın elindeki poşet her geçen gün hafifliyor.
Enflasyon düşüyor deniyor; fakat fiyatlar düşmüyor. Çünkü sorun sadece enflasyon değil. Sorun ahlak, vicdan ve denetim meselesidir.
Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ayıdır.
Bu ayda indirim beklenirken bindirim yapılması, sadece ekonomik değil ahlaki bir sorundur.
“Maliyet arttı” denilerek her artış meşrulaştırılamaz.
Fırsatçılık bir ekonomik model değildir.
Denetimsizlik ise kader hiç değildir.
İktidarın başındaki Recep Tayyip Erdoğan ve yönetimdeki Adalet ve Kalkınma Partisi yıllardır ekonomik istikrar ve refah vaadiyle ülkeyi yönetiyor.
Bugün gelinen noktada ise sabit gelirli kesimin alım gücü dramatik biçimde erimiş durumda.
En büyük yükü yine dar gelirli taşıyor. Çünkü enflasyon en acımasız vergidir; en çok yoksulu vurur.
Ekonomide zengin ile fakir arasındaki makas açıldı.
Sermaye kazancını koruyor, hatta büyütüyor. Ama maaşlı çalışan her ay biraz daha geriye düşüyor.
Bir ülkede emekli temel gıdayı gramla alıyorsa, asgari ücretli çocuğunun beslenme çantasını hesapla dolduruyorsa, orada sadece ekonomik değil "sosyal bir alarm çalıyor." demektir.
Çözüm var mı? Elbette var.
Gerçek ve bağımsız denetim.
Fahiş fiyatla kararlı mücadele.
Üretimi artıran, çiftçiyi ve küçük esnafı koruyan politikalar.
Gelir dağılımında adaleti önceleyen vergi reformu.
Ama en önemlisi: Vicdan.
Vicdanın olmadığı yerde piyasa insaf tanımaz. Ahlakın zayıfladığı yerde fırsatçılık güçlenir.
Devletin görevi yalnızca tablo açıklamak değil; vatandaşı korumaktır.
Ramazan sofrasında yangın varsa, o yangını söndürmek yönetimin sorumluluğudur.
Çünkü mesele sadece ekonomi değildir.
Mesele, bir toplumun adalet duygusudur.