diyarbakır escort
Bugun...


Ramazan Aktaş

facebook-paylas
Sessizlik de Bir Tercihtir
Tarih: 30-01-2026 00:03:00 Güncelleme: 30-01-2026 00:03:00



Bu hafta dünya gündemine yan yana bakınca insanın kafasında net bir tablo oluşuyor: Konuşan çok, ama sahaya ağırlık koyan az. İran–Suriye hattı, ABD–Rusya dengesi ve Avrupa’nın sessizliği dediğimiz şey aslında aynı hikayenin farklı yüzleri. Kim risk alıyor, kim metin yazıyor… Fark orada.
İran meselesi artık sadece sokak gösterileri ya da insan hakları başlığı değil. Orada yaşanan şey, devletin kendi iç dayanıklılığını test etmesi. İçeride baskı arttıkça dışarıda tansiyonun yükselmesi tesadüf değil. Tarih hep şunu gösterdi: İçeride sıkışan rejimler, dışarıda sertleşmeye daha yatkın olur. Bu da Suriye, Irak ve genel olarak bölge hattında gerilimin neden kolay kolay düşmeyeceğini anlatıyor. İran–Suriye hattı bu yüzden sadece askeri değil, aynı zamanda psikolojik bir hat. Bir taraf içini tutamazken, dışarıya güç göstermeye çalışıyor.
Avrupa burada yüksek sesle konuşuyor mu? Evet. Kınamalar, yaptırım paketleri, sert açıklamalar… İran Devrim Muhafızları’nın terör listesine alınması tartışmaları bunun göstergesi. Ama aynı Avrupa, Suriye dosyasına geldiğinde daha temkinli, daha yuvarlak cümleler kuruyor. Çünkü Suriye sahası artık tek başına bir ülke meselesi değil; İran, ABD, Rusya, İsrail, Körfez… Herkes orada. Avrupa ise o masada var ama masanın ayaklarından biri değil. Bu yüzden “sessizlik” gibi görünen şey aslında etki alanının sınırlılığı.
ABD–Rusya dengesine baktığımızda ise savaşın kendisinden çok, savaşın nasıl durdurulacağı konuşuluyor. Ama burada da bir çelişki var. Barış kelimesi dolaşımda, fakat barışın bedeli konuşuldukça tansiyon düşmüyor, artıyor. Rusya net: Toprak ve harita konuşuyor. ABD ise daha esnek bir dil kullanıyor; güvenlik garantileri, anlaşmalar, şartlı taahhütler… Avrupa ise çoğu zaman “destekliyoruz” demekle yetiniyor. Masada cümle kuruyor ama masanın yönünü belirleyen tarafta kalamıyor.
Avrupa’nın sessizliği tam olarak burada başlıyor. Aslında sessiz değil; sadece söylediği sözler sahadaki güçle aynı ağırlıkta değil. İran konusunda yüksek ses, Suriye’de temkin, Ukrayna’da destek ama sınırlı etki… Hepsi aynı tabloya çıkıyor. Dünya artık iyi niyet cümleleriyle değil, risk alabilen aktörlerle şekilleniyor. Boşluk kalmıyor; biri mutlaka dolduruyor.
Bu hafta şunu net gördüm: İran içeride bastıkça dışarıda gerilim büyüyor. Suriye’de boşluk gören dolduruyor. Ukrayna’da barış konuşuluyor ama barışın bedeli kimde kalacak, kim ödeyecek sorusu hala masada. Avrupa ise bütün bu tabloyu izlerken çoğu zaman doğru cümleyi kuruyor ama sonuç doğuran hamleyi kurmakta zorlanıyor.
Sessizlik bazen diplomasi değildir. Bazen sadece boşluk yaratır. Ve dünyada boşluk, uzun süre boş kalmaz.



Bu yazı 105 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI