Diyarbakır’da kar yağdı ve şehir durdu.
Ulaşım felç oldu, yollar kapandı, insanlar saatlerce trafikte mahsur kaldı. Bu manzara karşısında hala “kar sürpriz oldu” demek gerçeği örtmekten başka bir şey değil. Çünkü bu kar ne ani geldi ne de beklenmedikti.
Uyarılar günler öncesinden belliydi. Yoğun kar, buzlanma ve ulaşımda ciddi aksamalar olacağı biliniyordu. Yani mesele doğa değil, yönetim meselesiydi.
O yüzden soruyu açık sormak gerekiyor:
Bu şehir kar yağacağını biliyorken neden hazır değildi?
Karayolları sorumluluğundaki ana yolların birçoğu saatlerce kapalı kaldı. Şehirlerarası bağlantılar koptu, Diyarbakır adeta izole oldu. Karayolları “çalışıyoruz” dedi ama vatandaşın gördüğü şey kapanan yollar, uzayan kuyruklar ve geç müdahaleydi. Eğer önleyici tuzlama zamanında yapılsaydı, eğer kritik güzergahlara kar başlamadan ekip konuşlandırılsaydı, bu kadar uzun süreli kapanmalar yaşanır mıydı?
Belediyeler cephesinde de tablo çok farklı değil.
Ekiplerin sahada olduğu söylendi ama şehir içi yollar, ara arterler, bağlantı yolları ve özellikle kavşaklar uzun süre ulaşıma kapalı kaldı. Ana bir caddeyi açmakla iş bitmiyor. O caddeye bağlanan sokaklar kapalıysa, şehir yine kilitleniyor. Nitekim olan da bu oldu.
Hastane yolları, çevre yolu bağlantıları, toplu taşıma güzergahları neden öncelikli olarak açık tutulamadı?
Neden tuzlama birçok noktada kar tutunduktan sonra yapıldı?
Neden trafik sadece izlenip yönetilmedi?
Asıl sorun tam da burada başlıyor.
Kar yağınca sahaya çıkmak başarı değil, geç kalmışlıktır.
Asıl başarı, kar yağmadan önce şehri hazırlamaktır.
Belediye ile Karayolları arasında yeterli koordinasyon var mıydı?
Ekipman, personel ve planlama gerçekten bu şehir için yeterli miydi?
Yoksa her yıl olduğu gibi “idare ederiz” anlayışı mı devreye girdi?
Bugün herkes kendi cephesinden “biz görevimizi yaptık” diyor.
Ama şehir durmuşsa, birileri görevini eksik yapmıştır.
Bu kadar basit.
Kar doğa olayıdır.
Ama hazırlıksız yakalanmak insan işidir.
Diyarbakır her kış aynı tabloyu yaşamak zorunda değil. Bu şehir karla mücadeleyi de hak ediyor, planlı yönetimi de. Sorun kar değil; sorun, bu karın hala yönetilemiyor olmasıdır.