diyarbakır escort
beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


YASEMİN ENSARİ

facebook-paylas
BİLGİ ÇAĞINDA VAR OLABİLMEK İÇİN HIZLI VE KALICI ÖĞRENME
Tarih: 10-03-2026 00:03:00 Güncelleme: 10-03-2026 00:03:00


 
Günümüzde değerli madenler kadar bilginin de önemi her geçen gün artmaktadır. Özellikle doğru bilgi, kariyer basamaklarını hızla çıkmaktan hayatı daha sağlıklı yaşamaya kadar insan hayatının her aşamasında önemli rol oynamaktadır. Bu önem doğrultusunda sürekli değişimin yaşandığı bilgi çağında bireyin ilgilendiği alanlarla ilgili bilgiyi çeşitli teknik ve yöntemlerle hızlı ve kalıcı öğrenmesi, dolayısıyla da kendi bilgisini sürekli olarak revize etmesi gerekmektedir.  
Bilgi, herhangi bir konu ile ilgili gözlem ve deneyler sonucunda toplanan verilerin bir araya gelmesi ile oluşan ifadeler bütünüdür. Çalışılan bir konu ile ilgili bu ifadeler bütününün kalıcı olarak öğrenilmesi insan zihnindeki çeşitli aşamalardan sonra gerçekleşmektedir. Bilgi ilk olarak; çevreden gelen çeşitli uyaranları duyu organları (göz, kulak, burun, dil, deri, denge, derin ve içsel duyular) aracılığıyla anlık olarak algılanarak kısa süreli hafızaya sahip olan ‘’Duyusal Kayıt’’sistemine gelir. Bu bilgi milisaniyeler içinde işlenmezse kaybolur. Eğer bilgi dikkate değerse ‘’Çalışan Belleğe’’ aktarılır. Bu bellekte bilgi işlenir, sürekli tekrar edilir ve gruplandırılır fakat sınırlı kapasiteye sahiptir. İşlenen bilgi ise ‘’Uzun Süreli Belleğe’’ gönderilerek mevcut olan zihinsel şemalarla ilişkilendirilir, anlamlandırılır ve kalıcı hafızaya kaydedilir. İhtiyaç duyulduğunda ise uzun süreli bellekten çağırılarak ya da hatırlanarak kullanılır.
Bilginin zihinde yer etmesi konusunda birçok psikolog ve eğitim araştırmacısı çeşitli bilimsel yöntemler geliştirmişlerdir. Alman psikolog Hermann Ebbinghaus’un ‘’Unutma Eğrisi’’ teorisine göre, öğrenilen bir bilginin büyük bir bölümü ilk 24 saat içinde hızla unutulmaktadır. Bu durumu önlemek için bir bilginin bugün, 3 gün sonra ve 1 hafta sonra olacak şekilde ‘’aralıklarla tekrar’’ edilmesi bilginin uzun süreli belleğe transfer edilmesini sağlamaktadır. Diğer bir yöntem Fizikçi Richard Feynman’ın Tekniğidir. Bu teknik bir konuyu öğrenebilmek için konuyu hiç bilmeyen birine basit bir dille ‘’anlatarak’’ zihnin konuyu yapılandırmasını sağlamayı içermektedir. Psikolog George A.Miller’ın ‘’Bilgiyi Parçalara Bölme’’ yönteminde ise karmaşık konuların başlıklara bölünmesi veya telefon numarasının gruplara ayrılması bilginin öğrenilmesini daha kalıcı hâle getirmektedir.
Nörobilim araştırmaları ise, beynin diyagram ve grafik gibi görsel bilgileri daha hızlı işlediğini göstermektedir. Bu konuda eğitim araştırmacısı Tony Buzan ‘’Zihin Haritaları’’ yöntemini geliştirmiştir. Bu yöntemle yeni öğrenilen bir bilgi daha önce öğrenilen bir bilgi ile ilişkilendirilerek daha kolay depolanmaktadır. Asıl öğrenmenin ‘’Aktif Hatırlama’’ ile sağlanabileceğini belirten bilişsel psikolog Henry Roediger ise, zihnin bu şekilde zorlanarak sinapslarının güçlendiğini ve konu ile ilgili kendi kendine sorular sorulması gerektiğini önermektedir.  Ayrıca Francesco Cirillo tarafından geliştirilen ‘’Pomodoro Tekniği’’nde konuya 25 dakikalık yoğun odaklanmış çalışma (bir pomodoro) ve ardından 5 dakikalık kısa molalarla 4 set yapılır. Dört döngüden sonra 15-30 dakikalık uzun bir mola verilerek zihinsel yorgunluk önlenir ve odaklanmanın maksimumda tutulduğu bu teknikle öğrenme kalıcı hâle gelmektedir.
Öğrenmeyi kalıcı hâle getiren hafıza tekniklerini bilmenin yanında bu teknikleri uygularken dikkat edilmesi gereken bazı kritik noktalar da vardır. Örneğin; öğrenmeye başlamadan önce zihinsel ve bedensel sağlık kontrolünün yapılması; yeterli gıda alımının sağlanması, merak duygusunun sürekli aktif olması, zaman yönetiminin planlanması, dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir öğrenme ortamının düzenlenmesi, dinlenme ve uyku rutininin sağlanmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Tüm bu tekniklerin yanı sıra öğrenciye ‘’koşulsuz’’ sevgi ve saygı dolu bir aile ortamı da sağlanmalıdır. 
Francis Bacon’ın da belirttiği gibi, ‘’Bilgi güçtür’’. Bilgi sadece bir konuyu öğrenmek için kullanılmaz. Aynı zamanda da dünyada yaşanan siyasi, ekonomik ve kültürel gibi gelişmeleri anlamak ve bireylerin yaşamını düzenlemek için de kullanılmaktadır. Bu nedenle bireylerin bilginin gücünü kullanabilmeleri, değişim hızını takip edebilmeleri ve bilgiyi kalıcı olarak öğrenebilmeleri için öğrenme stratejilerinin yanında kendi stratejilerini de geliştirmesi gerekmektedir…
Yasemin ENSARİ
Sosyolog-Çocuk Gelişimi Uzmanı


Bu yazı 112 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI